Son zamanlarda yayınlanan Epstein belgeleri sadece bir skandal dosyası değil. Aslında bize dünyanın nasıl bir hale geldiğini gösteren acı bir tablo bence. Mesele birkaç kötü insanın yaptığı kötülükler değil. Mesele, kötülüğün bazı çevrelerde korunur, saklanır ve görünmez hale gelmiş olması. Bugün dünyada para kazanmak, üretmek, çalışmak, girişimci olmak hâlâ çok kıymetlidir. Serbest piyasa, ticaret, özgürlük ve girişim ruhu hâlâ toplumları ayakta tutan değerlerdir. İnsanlar alın teriyle kazandığında bunda bir sorun yoktur. Sorun, paranın artık sadece emekle değil, bağlantılarla, kapalı kapılar ardındaki ilişkilerle, güçle ve dokunulmazlıkla büyütülmesidir. Bazı insanlar için dünya adeta iki ayrı yer gibi çalışıyor. Bir tarafta kurallara uymak zorunda olan milyonlar, diğer tarafta ise kuralların etrafından dolaşabilen küçük bir azınlık. Hukuk herkes için var gibi görünüyor ama herkes için aynı şekilde işlemiyor. İşte asıl problem burada başlıyor. Epstein dosyaları bize şunu gösterdi: Güçlü olanların hataları örtülebiliyor, sıradan insanların hataları ise ağır bedellerle karşılık buluyor. Bu, adaleti zedeliyor. İnsanların sisteme olan güvenini sarsıyor. Çünkü adalet duygusu bozulduğunda, toplumun temeli de sarsılıyor.
Ekonomide de benzer bir durum var. Para artık sadece üretimle, ticaretle, çalışmayla kazanılmıyor. İlişki ağları, kapalı çevreler, güç bağlantıları ve koruma kalkanları bazı insanları dokunulmaz hale getiriyor. Bu da dürüstçe çalışan insanları daha da zor durumda bırakıyor. Burada sorun serbest piyasa değil. Sorun özgürlük değil. Sorun ticaret değil. Sorun girişimcilik değil. Tam tersine, bu değerler toplumların ilerlemesini sağlar. Asıl sorun, bu değerlerin içinin boşaltılmasıdır. Yani özgürlük adı altında sorumsuzluk, serbest piyasa adı altında kuralsızlık, güç adı altında dokunulmazlık üretilmesidir. Dünya, bir süredir şunu yaşıyor: Bazıları için kurallar sert, bazıları için esnek. Bazıları için hesap verme var, bazıları için yok. Bu da doğal olarak insanların “Bu düzen kimin için çalışıyor?” sorusunu sormasına neden oluyor.
Epstein belgeleri bize tek bir şeyi net biçimde gösterdi: Kirlilik sadece insanların içinde değil, sistemlerin içinde de olabilir. Eğer sistemler adaleti koruyamazsa, güçlü olanı denetleyemezse, zayıfı koruyamazsa, o sistem zamanla herkesi kirletir. Bugün dünyanın ihtiyacı olan şey daha fazla baskı değil, daha fazla yasak değil, daha fazla korku değil. İhtiyaç olan şey daha fazla şeffaflık, daha fazla adalet, daha fazla hesap verebilirlik ve daha fazla vicdan. Çünkü para temiz kalmazsa, sistem de temiz kalmaz. Sistem temiz kalmazsa, toplum da huzurlu olmaz. Ve en önemlisi şu: Bir dünyada adalet zayıflarsa, hiçbir zenginlik insanı gerçekten güvende yapmaz.

