Öğretmenlerin PİSA’sı

Eylül 2026’da Pisa Testi sonuçları açıklandı. Türkiye’nin sansasyonel başarısı bütün kamuoyu dikkatinin Pisa testine yönelmesine neden oldu. MEB Bakanı ve MEB yetkilileri başarıyı haklı olarak tüm dünyaya ilan ettiler. Bir zamanlar sadece birkaç kişinin bildiği Pisa testi bu vesile ile tüm topluma tanıtıldı. Pisa testine 15 yaşındaki gençler alınıyor. Bu gençlerin belli yetkilnik alanlarındaki durumu her 3 yılda bir yapılan test ile ölçülüyor. Ülkenin 15 yaşındaki gençlerini; Pisa’ya, iş dünyasına ve geleceğe hazırlayan öğretmenlerin Pisa’da yer alan “beceri-yetkinliklere” ne kadar sahip olduğu bu yazının konusudur. Öğretmenlerin yetkinliklerini sorgulama yöntemim gözlemlerden oluşmaktadır. Zira, 27 yıllık öğretmen, eğitim yöneticisi olarak bir hayli gözlem yapma fırsatım oldu.

Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (Programme for International Student Assessment–PISA), Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından gerçekleştirilen ve 15 yaş grubundaki öğrencilerin bilgi ve becerilerini gerçek yaşam bağlamlarında kullanabilme yeterliklerinin değerlendirilmesi amacıyla üç yılda bir uygulanan uluslararası bir araştırmadır. PISA’nın temel amacı; öğrencilerin yalnızca okul müfredatında kazandıkları bilgileri değil bu bilgileri analiz etme, yorumlama, problem çözme, eleştirel düşünme ve karar verme süreçlerinde kullanabilme becerilerini ortaya koymaktır. (MEB, 2026: 18).

“PISA’nın temel amacı; öğrencilerin yalnızca okul müfredatında kazandıkları bilgileri değil bu bilgileri analiz etme, yorumlama, problem çözme, eleştirel düşünme ve karar verme süreçlerinde kullanabilme becerilerini ortaya koymaktır.” (MEB, 2026: 18).

Öğretmenlerin yetkinliklerinde dört temel alan analiz edilecektir:

1. Genel Kültür, öğretmenlerin temel dünya genel kültür bilgi beceri zenginliği son derece önemlidir. Türkiye’de öğretmenlerin genel kültürleri zayıf, yüzeysel ve gelişme kapalıdır. Geçenlerde bir öğretmen Cop 31’i ilk defe duyduğunu ifade etti. Yine bir öğretmen “altın fiyatlarını Merkez Bankası’nın baskıladığını” söyledi. Özellikle ekonomi-iş dünyasındaki güncel bilgi yok denecek kadar azdır. Öğretmenler, ekonomi, kültür, müzik, spor, sinema vb. alanlarda güncelliği takip etmemektedirler. Genel kültürü zayıf öğretmenin öğretim yaklaşımı, gençlerle irtibat kurması son derece zordur.

2. Bilgiyi Kullanma, öğretmenler; iletişim, öğretim yönetme ve teknikleri, program bilgisi gibi temel alanlarda yeterli bilgiye sahiptir, ancak bu bilgilerin kullanımında geri durmaktadırlar. Eski yöntemler ile eğitim öğretim ve genç dünyası ile temas kurmaya çalışmaktadırlar.

3. Analiz, yorumlama: Öğretmenlerin en az yetkin oldukları alanlardan biri de analiz ve yorumlama becerisidir. Çoğu öğretmen nesnel veri ile “yorum”u birbirine karıştırmaktadır. Okuldaki bir problem meydana geldiğinde konu ile ilgili toplantılara defalarca katıldım. Gördüm ki; problemi tanımlama, nedenlerine ilişkin veriler, problemi ayrıntılı analiz etme ve çözüm seçenekleri konularında çok yetersizler. Benzer gözlemleri çalıştay, atölye ve eğitimlerde de gözlemledim.

4. Problem çözme, eleştirisel düşünme ve karar verme: Bizim öğrencilerimiz en çok bu noktalarda zorlanıyor. Tesadüf mü? Tabiî ki değil… Eleştirel düşünceyi yakıp yıkıcı tarz zanneden öğretmenin öğrencisi de bu kadar olur. Problemler hayatın ve eğitimin bir gerçeğidir. Okulda bir problem ortaya çıkınca bizim öğretmenler sağa-sola etrafa bakınır. Değil problemi çözmek onu kabul ettirmek bile bazen başlı başına bir uğraş olur. Genellikle öğretmenler problem ile ilgili diğerlerini (veli, toplum, medya, internet vb.) suçlarlar. Probleme böyle bakınca fonksiyonel bir çözümün ortaya çıkmasını beklemek gerçekçi değildir. Yaratıcılık genel olarak toplumda ve öğretmen habitatında nadiren karşımıza çıkar. Yaratıcı birey, yaratıcı okullar yok denecek kadar azdır. Öğretmenlerimiz içinde yaratıcılık becerisine çok az rastlanır. Yaratıcı öğretmen okulda yıldız gibi parlar ve öğrencilere gerçek anlamda ışık olur. Karar almada sorunları da hayatımızda hiç eksik olmaz. Eğitim kurumlarında pek çok toplantının bir karar alınmadan sona erdiğine defalarca şahit oldum. Böyle yetişen genç “karar verme” gerektiğinde bocalar ve karar alamaz.

Haklı olarak akıllara şöyle bir soru/eleştiri gelebilir: “Mademki öğretmenler Pisa test yetkinlik alanlarında bu kadar yetersiz. O halde bu öğretmenlerin yetiştirdiği öğrenciler bu Pisa sonuçlarına nasıl ulaştı?” Bu eleştiri ve soru son derece haklı ve yerinde bir sorgulamadır. Yukarıdaki yorum ve gözlemler benim yaklaşımımı ortaya koyar. Bana göre, Pisa başarısı okullarda az sayıda olan yetkin, becerikli öğretmenlerin ortaya çıkardığı bir sonuçtur. Her okulu bu az sayıdaki öğretmen sırtlamıştır. Onların sayesinde okul, eğitim ve öğrenciler gelişir.

Çocuklarımızın, gençlerin günümüz dünyasında yetkinliklerinin gelişmesi için öğretmenlerin de yetkinliklerinin gelişmesi gerekir. Genel kültürü yüksek, veri okuyabilen, problem çözme becerisi gelişmiş, yaratıcı ve karar alabilen öğretmenlere ihtiyacımız vardır.

Kaynak:

MEB, (2026) PİSA Türkiye Raporu, 2025. MEB Yayınları, Ankara.

Bu Yazıyı Paylaşın

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,714TakipçilerTakip Et