Silahların Gölgesinde Kaybedilen Refah

Dünya yine zor bir dönemden geçiyor.

Bir yanda Orta Doğu’da yükselen gerilimler…

Diğer yanda Ukrayna-Rusya savaşı…

Asya’da artan jeopolitik rekabet…

Avrupa’nın güvenlik endişeleri…

Ve küresel ekonominin üzerinde dolaşan belirsizlik bulutları…

Ne yazık ki insanlık, teknolojide çağ atlarken akılda aynı hızla ilerleyemiyor.

Yapay zekâ ile geleceği şekillendiren ülkeler, aynı zamanda milyarlarca doları savaş bütçelerine ayırıyor.

Uzaya araç gönderen medeniyetler, yeryüzünde barışı tesis etmekte zorlanıyor.

Oysa tarih bize çok açık bir gerçeği gösteriyor:

Birbirleriyle ticaret yapan toplumlar, birbirleriyle savaşmayı daha az tercih ederler.

Çünkü ticaretin olduğu yerde karşılıklı bağımlılık vardır.

Karşılıklı bağımlılığın olduğu yerde ortak çıkar vardır.

Ortak çıkarın olduğu yerde ise çatışma maliyeti yükselir.

Bugün dünyanın en gelişmiş ekonomilerine baktığımızda bunu net şekilde görüyoruz.

Avrupa, yüzyıllar boyunca savaşlarla anıldı.

Milyonlarca insan hayatını kaybetti.

Şehirler yıkıldı.

Ekonomiler çöktü.

Ancak İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan ekonomik iş birliği mekanizmaları, zamanla Avrupa’nın kaderini değiştirdi.

Kömür ve çelik ticaretiyle başlayan süreç, bugün devasa bir ekonomik entegrasyona dönüştü.

Bir zamanlar birbirlerine kurşun sıkan ülkeler, bugün birbirlerine mal satıyor, yatırım yapıyor ve ortak üretim gerçekleştiriyor.

Çünkü ticaret, düşmanlığı pahalı hale getirir.

Savaşın kazananı yoktur.

Ama ticaretin kazananı herkestir.

Bugün Orta Doğu’nun ihtiyacı olan şey daha fazla füze değil, daha fazla fabrika kurulmasıdır.

Daha fazla askeri üs değil, daha fazla lojistik merkezidir.

Daha fazla çatışma hattı değil, daha fazla ticaret koridorudur.

Bir ülkenin limanına gelen yük gemisi, çoğu zaman savaş gemisinden daha değerlidir.

Çünkü savaş gemisi korku taşır.

Yük gemisi ise refah taşır.

Bir konteynerin içinde sadece ürün yoktur.

İstihdam vardır.

Gelir vardır.

Üretim vardır.

Umut vardır.

Bugün küresel ekonominin karşı karşıya olduğu en büyük risklerden biri de artan korumacılık eğilimidir.

Ülkeler duvarlarını yükselttikçe dünya küçülmüyor; aksine fakirleşiyor.

Ticaret yolları daraldıkça maliyetler yükseliyor.

Maliyetler yükseldikçe en büyük bedeli sıradan insanlar ödüyor.

Daha pahalı gıda…

Daha pahalı enerji…

Daha pahalı yaşam…

Bu nedenle dünyanın yeni dönemde ihtiyaç duyduğu şey, ekonomik milliyetçilik ile ekonomik iş birliği arasında sağlıklı bir denge kurabilmektir.

Ülkeler elbette kendi çıkarlarını koruyacaktır.

Ancak bu çıkarların yolu sürekli çatışmadan değil, akılcı iş birliğinden geçmektedir.

Türkiye açısından da tablo son derece nettir.

Türkiye’nin gücü sadece askerî kapasitesinden gelmez.

Türkiye’nin asıl gücü; üretim yapabilmesinden, ihracat gerçekleştirebilmesinden, lojistik ağlarını genişletebilmesinden ve farklı coğrafyalar arasında köprü kurabilmesinden gelir.

Bugün devletler arası projeler, demir yolu yatırımları, liman bağlantıları yalnızca ekonomik yatırımlar değildir.

Bunlar aynı zamanda barış yatırımlarıdır.

Çünkü birbirine bağlanan ekonomiler, birbirinden uzaklaşan ekonomilere göre daha istikrarlı ilişkiler kurar.

İnsanlık artık yeni bir tercih yapmak zorundadır.

Kaynaklarını savaşlara mı harcayacak?

Yoksa üretime, ticarete ve kalkınmaya mı yönlendirecek?

Çünkü tanklar sınırları koruyabilir.

Ama refahı koruyan şey üretimdir.

Füzeler caydırıcılık sağlayabilir.

Ama gelecek inşa eden şey ticarettir.

Gerçek güç; yıkabilmekte değil, inşa edebilmektedir.

Gerçek liderlik; çatışmaları büyütmekte değil, iş birliklerini artırabilmektedir.

Ve unutulmamalıdır ki;

Tarihin en zengin toplumları savaşmayı en iyi bilenler değil, ticaret yapmayı en iyi bilenler olmuştur.

Dünya bugün bir yol ayrımında bulunuyor.

Ya gerilimlerin peşinden giderek fakirleşecek

Ya da ticaretin peşinden giderek zenginleşecek.

Tercih insanlığın.

Ama sonuç hepimizin olacaktır.

Bu Yazıyı Paylaşın

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,714TakipçilerTakip Et