“Kılıçdaroğlu 13 Seçim Kaybetti” Söylemi ve Liderliğe Yüklenen Aşırı Anlam

Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik en yaygın ve en sert eleştirilerden biri “13 seçim kaybettiği” iddiasıdır. Bu söylem yıllardır siyasal tartışmaların merkezinde dolaşmakta, çoğu zaman da bir analiz değil, doğrudan bir siyasî hüküm gibi kullanılmaktadır. Ancak meseleye siyaset bilimi perspektifinden bakıldığında, bu ifadenin hem sayısal hem de metodolojik açıdan ciddi sorunlar içerdiği açıktır.

Öncelikle “13 seçim” ifadesi teknik olarak tartışmalıdır. Kılıçdaroğlu döneminde CHP’nin katıldığı seçim süreçleri farklı türlerden oluşmaktadır ve toplam sayı üzerinden yapılan bu genelleme, iki turlu cumhurbaşkanlığı seçimlerinin “iki ayrı seçim” gibi değerlendirilmesinden beslenmektedir. Bu da daha en başından kavramsal bir kayma oluşturmaktadır.

Daha önemlisi şu sorudur:

Bir seçimin sonucu doğrudan parti genel başkanının hanesine tek başına yazılabilir mi?

Türkiye’de seçimler homojen süreçler değildir. Genel seçim, yerel seçim, referandum ve cumhurbaşkanlığı seçimleri hem aktörler hem de seçmen davranışı açısından tamamen farklı dinamiklere sahiptir.

Kılıçdaroğlu döneminde yapılan bazı seçimlerde CHP tek başına yarışmamıştır.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden birinde aday Ekmeleddin İhsanoğlu olmuştur.

Bir diğerinde Muharrem İnce aday gösterilmiştir.

2023’te ise Kılıçdaroğlu ittifak kuran altı partinin bizzat ortak adayı olmuş; o süreçte bugün CHP’nin cumhurbaşkanı adaylığı için adı geçen Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu da aynı kampanyanın aktif parçası olarak sahada yer almıştır.

Bu nedenle bütün seçim yenilgilerini tek başına Kılıçdaroğlu’nun siyasî performansına indirgemek analitik olarak eksiktir.

Recep Tayyip Erdoğan için “girdiği her seçimi kazandı” ifadesi de başka bir bakış olabilir; Dolayısıyla “kazandı/kaybetti” ikiliği, siyasal gerçekliği daraltan bir çerçeveye dönüşmektedir.

CHP Tarihinde Liderler ve Seçim Performansı: İnönü’den Kılıçdaroğlu’na

CHP liderliği seçim sonuçları üzerinden değerlendirilecekse bu değerlendirme tarihsel bağlam içinde yapılmalıdır. Siyasî liderlik yalnızca seçim kazanıp kaybetmek üzerinden değil; partiyi hangi tarihsel koşullarda yönettiği, toplumsal etkisi ve bıraktığı siyasal miras üzerinden de okunmalıdır.

İsmet İnönü Dönemi (1938–1972)

İsmet İnönü çok partili hayata geçişten sonra CHP’nin iktidardan muhalefete geçtiği dönemin lideridir.

Girdiği başlıca seçimler:

  • 1946 Genel Seçimi — CHP iktidarı devam etti.
  • 1950 Genel Seçimi — Demokrat Parti kazandı, CHP muhalefete düştü.
  • 1954 Genel Seçimi — CHP seçim kaybetti.
  • 1957 Genel Seçimi — CHP seçim kaybetti.
  • 1961 Genel Seçimi — CHP birinci parti oldu, koalisyon hükümeti kuruldu.
  • 1965 Genel Seçimi — Adalet Partisi kazandı.
  • 1969 Genel Seçimi — CHP seçim kaybetti.

İnönü dönemine yalnızca seçim sonuçları üzerinden bakıldığında başarı ve başarısızlık iç içedir. Ancak siyasî tarih onu “kaybeden lider” olarak değil; Türkiye’de demokratik hayatın kurucu aktörlerinden biri olarak yazar.

Bülent Ecevit Dönemi (1972–1980 / 1987 sonrası DSP çizgisi)

Bülent Ecevit CHP’yi kitle partisine dönüştüren liderlerden biridir.

Girdiği başlıca seçimler:

  • 1973 Genel Seçimi — CHP %33 oyla birinci parti oldu.
  • 1977 Genel Seçimi — CHP %41,4 ile tarihinin en yüksek oy oranına ulaştı.
  • 1977 Yerel Seçimleri — CHP önemli belediyeler kazandı.

1977 seçimleri CHP tarihinin oy oranı bakımından zirvesidir. Buna rağmen Türkiye’deki siyasî istikrarsızlık nedeniyle bu başarı uzun süreli bir iktidara dönüşememiştir. Buna karşın Ecevit CHP hafızasında “kazanan lider” olarak yer alır.

Deniz Baykal Dönemi

Deniz Baykal döneminin en ağır kırılması 1999 seçimleridir.

Girdiği başlıca seçimler:

  • 1995 Genel Seçimi
  • 1999 Genel Seçimi %10 barajı altı (Meclis dışında kalma)
  • 2002 Genel Seçimi Ana muhalefet
  • 2004 Yerel Seçimi Yerel sınırlı başarı
  • 2007 Genel Seçimi İkinci parti
  • 2009 Yerel Seçimi İstanbul’da Maltepe, Kartal, Sarıyer, Adalar, Çatalca, Silivri gibi belediyelerin kazanılması.

CHP, parti tarihinin en büyük siyasal krizlerinden birini yaşamış ve %10 barajının altında kalarak meclis dışında kalmıştır. CHP tarihinde darbeyle kapanmanın dışında meclis dışında kalınan en ağır siyasal kırılma budur.

Kemal Kılıçdaroğlu Dönemi

Kemal Kılıçdaroğlu döneminde CHP merkezî iktidarı alamamıştır. Bu bir eleştiri konusu olabilir. Ancak aynı dönemde CHP’nin toplumsal tabanı büyümüş, yerel yönetim gücü tarihsel ölçüde genişlemiştir.

Girdiği başlıca seçimler:

  • 2010 Anayasa Değişikliği Referandumu
  • 2011 Genel Seçimi
  • 2014 Yerel Seçimi
  • 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimi (aday: Ekmeleddin İhsanoğlu)
  • 7 Haziran 2015 Genel Seçimi
  • 1 Kasım 2015 Genel Seçimi
  • 2017 Anayasa Referandumu
  • 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Seçimi (aday: Muharrem İnce)
  • 2019 Yerel Seçimi
  • 2023 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Seçimi

Bu dönemin en dikkat çekici sonucu CHP’nin yerelde kurduğu yeni siyasal zemindir.

Öne çıkan dönüm noktaları:

  • 2014 Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi → Mansur Yavaş’ın CHP adayı olarak merkez siyasette yükselişi
  • 2019 Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 25 yıl sonra CHP’ye geçmesi, kazanılması
  • Adana, Antalya, Mersin gibi Büyükşehir Belediye Başkanlıklarının kazanılması
  • CHP’nin Anadolu’da yeni ilçe ve il belediyelerle genişlemesi

Bugün Türkiye siyasetinin en güçlü iki muhalefet figürü olan Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu doğrudan Kılıçdaroğlu döneminin siyasî tercihleriyle yükselmiştir.

Bu nedenle Kemal Kılıçdaroğlu dönemini yalnızca seçim kaybı üzerinden okumak eksik kalır. Çünkü aynı dönem CHP’nin yerel iktidar kapasitesinin en çok büyüdüğü dönemdir.

2024 Yerel Seçim Zaferi Kimin?

2024 yerel seçimleri CHP açısından tarihî bir başarı olarak kayda geçti. Ancak bu başarının yalnızca Özgür Özel dönemine yazılması siyasî analiz açısından eksik bir okumadır.

Çünkü seçim sonuçları yalnızca kampanya döneminin değil; yıllara yayılan siyasal örgütlenmenin ürünüdür.

Aday profilleri…

Belediye performansları…

Yerel yönetim deneyimi…

Muhalefet blokunun seçmen davranışı…

Ve en önemlisi 2019’da kurulan siyasî zemin…

Bunların tamamı Kılıçdaroğlu döneminde şekillenmiştir.

Bu nedenle 2024 zaferini yalnızca “Özgür Özel’in 5 aylık genel başkanlık başarısı” olarak sunmak gerçekliği eksik okumaktır.

Aynı şekilde Kılıçdaroğlu’nun bu başarıdaki payını tamamen yok saymak da siyasî hafızaya haksızlıktır. Tam da burada; sadece belediye başkanlıklarını kazanmak tek başına yeterli değil aynı zamanda bu başkanları partide tutabilmek de bir liderlik özelliğidir.

Kılıçdaroğlu’nu eleştirmek mümkündür.  Eksiklerini konuşmak mümkündür. Cumhurbaşkanlığı adaylığını tartışmak mümkündür. Ancak onu CHP tarihinin en başarısız lideri olarak kodlamak; siyasî verilerle değil, dönemsel öfke ve kutuplaşmayla açıklanabilir.

Sonuç: CHP’de Tartışılan Sadece Geçmiş Değil, Gelecektir

CHP’de yaşanan kriz bir liderlik krizinden ibaret değildir. Mesele CHP’nin yaklaşık 75 yıldır tek başına iktidar kuramamasını üreten siyasal, örgütsel ve toplumsal yapının kendisidir. Bu nedenle “Kılıçdaroğlu 13 seçim kaybetti” cümlesi tek başına bir analiz değil; daha çok siyasî bir slogan niteliği taşır.

Bugün CHP’de tartışılan şey, yalnızca Kılıçdaroğlu’nun geçmişi değil; partinin geleceğidir.

Parti bugün yalnızca geçmiş kurultayı değil; gelecekte nasıl var olacağını tartışıyor.

Butlan kararı yalnızca hukukî bir karar değil, siyasal sonuçlar doğuracak tarihsel bir kırılmadır.

Ve Kılıçdaroğlu tartışması da aslında bir kişi tartışması değil; CHP’nin kendi siyasî hafızasıyla hesaplaşmasıdır.

Bugün Türkiye siyasetinde yeni bir denklem kuruluyor.

CHP içinde yeni bir ayrışma, yeni bir merkez arayışı ve toplumda yeniden “umut” üretecek yeni bir siyasî hikâye ihtimali giderek büyüyor. Önümüzdeki süreçte asıl tartışma şudur:

CHP bu kırılmayı onararak yoluna devam edecek mi?

Yoksa bu tsunami yeni bir partiyi, yeni bir liderliği ve yeni bir muhalefet hattını mı doğuracak?

Bu sorunun cevabı yalnızca CHP’nin değil, Türkiye siyasetinin de geleceğini belirleyecek.

Bu Yazıyı Paylaşın

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,714TakipçilerTakip Et