PKK’nin “Kürtleri yoktan var ettiği” yalanı…
Buna inanan çok insan var. PKK propagandası bazı solcuları aydınları da etkilemiş. Bazen rastlıyorum şöyle diyorlar: “PKK olmasaydı Kürtler şimdi yok olmuştu” Aynı yalanı 40 yıl söyledikleri için gerçek sanıyorlar. Bu yalana inananlar George Politzer’in Felsefenin Başlangıç İlkeleri’ni okuduklarında ne düşünmüşlerdir acaba? PKK kamplarda uzun yıllar bu kitabı ideolojik eğitim çalışmalarında okuttu. Kitapta şöyle yazar: “Hiçbir şey yoktan var olmaz.” Hapishanede “PKK Kürtleri yoktan yarattı” diyene rastladığımda Politzer’in bu kitabını hatırlatıyordum. Bir gün 30 yıl sonra bunu tekrar hatırlatacağım hiç aklıma gelmezdi.
PKK müritlerinin bu konudaki yalanı şöyle: Güya PKK var olmadan önce Kürtlük adına hiçbir şey yokmuş? PKK, yok olmuş, varlığı inkâr edilmiş Kürtleri savaşarak yeniden yaratmış.
PKK 1978’de kuruldu. PKK kurulduğu tarihte Kürtlerin durumuna bir bakalım mı, nasılmış? PKK’nin daha adı ortada yokken onlarca Kürt örgütü derneği 1978 Yerel Seçimleri’ne bağımsız adaylarla katılarak Diyarbakır, Batman ve Ağrı belediyelerini kazandılar. Ve bu belediyeleri kazanırken silahlı eylemler yapmadılar, karakol basmadılar. Siyasi ortam müsaitti, Kürtler kendi bağımsız adaylarıyla seçime girip belediye kazandılar. Demek ki seçim kazanmak için, PKK’nin yalanında olduğu gibi elde silah savaşmak gerekmiyormuş.
PKK’den önce Kürtler daha iyi bir konumdaydı. O günün koşullarında onlarca Kürt örgütü derneği, dergisi legal, meşru yöntemlerle mücadele ediyorlardı. Bu meşru zemin PKK’nin ortaya çıkmasıyla terörize edilmiştir. 12 Eylül darbesinin hazırlayıcılarının başında, PKK’nin Kürt- Türk sol örgütlerine karşı, köy ağalarına ve aşiretlere karşı başlattığı terör eylemleri olmuştur.
Eğer PKK olmasaydı bugün Kürtlerin durumu nasıl olurdu?
Şimdikinden çok daha iyi olacağını bilmek için kâhin olmamız gerekmiyor. PKK olmasaydı sadece Kürtlerin değil, Türkiye’nin belki de Ortadoğu’nun kaderinin bugünkünden çok daha iyi olacağını düşünenlerdenim. PKK’nin varlığı sadece Kürtler için değil, Ortadoğu için yıkım oldu. Türkiye için yıkım oldu. Toplamda 100 bin insanımızın ölümüne, 2 Trilyon doların heba olmasına ve dahası memleketin özellikle de Kürtlerin sosyolojik ayarlarıyla oynanmasına sebep olmuştur.
İsrail nasıl ki Ortadoğu’da olmasına rağmen bir Batılı ülkeyse, PKK de Ortadoğulu olmasına rağmen Oryantalist Avrupa-merkezci Batılı bir örgüttür. Kürtlere rağmen kurulmuş ve Kürtlere rağmen savaşı, terörü geliştirmiştir.
Özetleyecek olursam: PKK’nin Kürtleri var ettiği doğru değil, ama Kürtlerin çoğunu 40 yıllık gereksiz terör eylemleriyle çatışmalarda yok ettiği, köylerinden sürülmelerine neden olduğu gerçektir. PKK 40 yıldır savaşmasına rağmen Kürtler adına bir gazoz kazanamamış, hak hukuk anlamında Kürtlere bir tek yasal güvence sağlatamamıştır.
50 yıllık tarihinin sonunda ise tamamen karşıtına dönüşmüştür. Kuruluşunda neyi savunmuşsa bugün onu inkâr etmektedir. Bakınız PKK yöneticilerinin sürekli, “Devlet istemiyoruz” vurgusuna.

PKK Ortadoğulu tarikatlar içinde en bağnaz tarikatlardan birisidir. Şeyhleri için canına kıyan mürit en çok PKK’den çıkmıştır. Abdullah Öcalan 27 yıldır hapishanede olmasına rağmen kurtuluşu çareyi ondan bekleyen bir çaresizler topluluğuna dönüşmüştür. Ortadoğu gibi bir yerde kuruluş ideallerinden vazgeçmiş büyük oranda karşıtına dönüşmüş bir örgütün ne kendisine ne de başkalarına bir faydası olmaz. Soğuk savaş döneminde kurulmuş ve 30 yıldır uzatmalarla buralara gelmiş bir örgütün silahtan arındırılıp topluma katılmasını sağlamak doğru bir girişimdir.
PKK hikâyesinin takipçisi olarak PKK’nin gecikmiş silahsızlanmasını tüm süreçlerde desteklediğim gibi bugünkü “Terörsüz Türkiye” sürecini de başından beri destekliyorum. Bu süreçten beklentim olmayacak, gerçekleşmeyecek hayallere değil, PKK’nin gereksiz ve bir o kadar da anlamsız silahlı yönteminin sonlandırılması içindir. Bitmiş yok olmuş bir PKK’nin hem Kürtlere hem de Türkiye’ye hatta Ortadoğu’ya çok iyi geleceğini düşünüyorum. 50 yılda kurulmuş kendini şiddet ve ölümler üzerine inşa etmiş bir örgütün hemen ha dediğimizde sonlanmayacağı muhakkak. Şiddetten şiddetsizliğe geçişin zaman alacağını da biliyorum. Hayalim bundan sonra kalan ömrümü PKK’nin ve eylemlerinin olmadığı bir ortamda geçirmek. Düşünsenize, ya bugün 40-50 yaş kuşağı PKK şiddeti olmadan Türkiye’de yaşamak nasıl olur sorusunun cevabını bilmiyor. Gözlerini dünyaya açtıklarında PKK şiddetiyle/terörüyle tanıştılar. Sanırım bir başka doğru soru şu olmalıdır? PKK olmasaydı Türkiye’de yaşam şimdi nasıl olurdu?

