Nazilerin Ölüm Kampında

 

Bir yeri ilk ziyaret ettiğimde, içimi genelde bir heyecan duygusu kaplar. İnsanın yaşadığı bir alanı keşfetmek beni, her zaman heyecanlandırmıştır. Ancak insanın yok edildiği bir yeri ziyaret etmenin aynı şekilde heyecan verici olmadığını Nazilerin Buchenwald Toplama Kampını gezerken tecrübe ettim. Gezi boyunca, kaskatı kesildiğimi, duygularımın donuklaştığını ve kampın ağırlığı altında insanlığımın ezildiğini hissettim. Buchenwald, insanın yok edildiği bir yer olarak orayı görenleri de ezen bir yer olarak bilincimde yer aldı. 

Buchenwald Toplama Kampı 1937 yılında Naziler tarafından Weimar şehrine çok yakın bir yerde Ettersberg Dağında inşa edildi. Naziler, burada bir toplama kampı değil, bir ölüm ve işkence fabrikası inşa ettiler. Kampın inşa ve dizayn biçimi, bir ölüm ve işkence fabrikasının nasıl olacağının dehşetengiz bir örneğini oluşturmaktadır.

Nazilerin kamplarına daha doğrusu ölüm fabrikalarına genellikle ‘toplama kampı’ denilmektedir. Bu noktada Nazilerin bu ölüm fabrikalarına kimi topladığı sorusu akla gelmektedir. Naziler kendi ideallerindeki toplum tasavvuruna uymayan insanları bu ölüm fabrikalarına göndermekteydiler. Her şeyden önce totaliter bir toplum ütopyasını zor kullanarak gerçekleştirmeye çalışmanın korkunç sonuçlarını Buchenwald Toplama Kampında görmekteyiz. Naziler, Nasyonal Sosyalist Toplum ütopyasında yerleri olmayan Yahova Şahitlerini, Yahudileri, sosyalistleri, çingeneleri, eşcinselleri, bedensel özürlüleri kısacası kendilerine düşman gördükleri bütün insanları bu ölüm fabrikasında toplamışlardır. 1937-1945 yılları arasında 250.000 insan burada toplatılmıştır. Buchenwald ana kampının etrafında 136 küçük ölüm ve işkence fabrikası inşa edilmiştir. Bu ölüm ve işkence fabrikalarında, insanlar Nazilerin silah endüstrisi için çalıştırılmışlardır. 56.000 insan burada hayatını kaybetmiştir. Nasyonal Sosyalizmin öldürmede ne kadar başarılı olduğunu burada görüyoruz. Gulag ve Sibirya da insanları vahşice öldüren Sovyet Sosyalizmi gibi, Buchenwald kampında da Nasyonal Sosyalizm aynı vahşeti göstermiştir. Gulag ve Buchenwald, sosyalizmin hem Nasyonalist hem Komünist versiyonlarının vahşiliğini ve barbarlığını ortaya koymaktadır.

Kampın en korkunç yeri hiç şüphesiz insanların yakıldığı fırınlardı. Nazilerin toplama kampları için Erfurt’ta faaliyet gösteren Topf ve Söhne Şirketi, özel olarak dizayn edilen fırınlar yapmışlardır. Savaştan sonra bu şirketin yetkilileri, inşa ettikleri fırınların niçin kullanıldığını bilmediklerini söylemişlerdir. İnsanları yakacak fırınlar yapmak fikri, Nazilerin ölüm fabrikasının ve işkence endüstrisinin ne kadar profesyonelce dizayn edildiğini ortaya koymaktadır.

Revir ve sağlık merkezi adı altında kullanılan bölmelerde mahkumlar üzerinde ölüm deneyleri yapılmıştır. İnsanların basit nesneler olarak en ölümcül deneylere maruz kaldığı bu bölmelerde tıp, hayat kurtarmak için değil, ileri öldürme metotları geliştirmek için kullanılmıştır.

Buchenwald Toplama Kampı, sanatçıları, edebiyatçıları, akademisyenleri, kısacası toplumun entelektüel sermayesini oluşturan kesimleri ölüme göndermekle meşhur olan bir yerdir. Nazi rejimine karşı çıkan ünlü teolog Dietrich Bonhoeffer, burada öldürülmüştür. Bonhoeffer’in Hapishaneden Notlar ve Mektuplar isimli eseri hala önemli bir klasik durumundadır.

Mahkumların her gün geçtiği yolun kapısında yazılı olan Latince bir söz çok dikkat çekicidir. Bu söz şu şekildedir: “Herkes hak ettiği adalete göre muamele görecektir.” Bu sözle Naziler, işkence ettikleri mahkumlara yaptıklarının zulüm değil, adalet olduğunu dayatmaktadırlar. Zulümlerini adalet olarak dayatmak, bütün totaliter ve otoriter yönetimlerin baskın karakteristiğidir. Naziler, işledikleri cinayetleri ve yapmış oldukları işkenceleri, adalet adına meşrulaştırmaya çalışmışlardır.

Nasyonal Sosyalizm, toplumu kategorileştirip toplama kampları yarattığı gibi toplama kamplarında da insanları kategorileştirmekte, ötekileştirmekte ve öcüleştirmektedir. Kamp kayıtlarında mahkumlar değişik renklerde kategorilendirilmişlerdir. Toplama kampında bile Nasyonal Sosyalizm, insanları kategorileştirerek insanları birbirine karşı düşman olarak konumlandırmaktadır. Normal şartlarda olduğu gibi toplama kampı şartlarında dahi Nasyonal Sosyalizm gibi kolektivist ideolojiler, insanın birey olmasına izin vermedikleri gibi, toplum olmasına da izin vermemektedirler.

Buchenwald Toplama Kampı, aynı zamanda Nazi subayların yaşam alanıdır. Nazi subayları ve aileleri için özel konutlar yapılmıştır. Nazi subaylarının eşleri ve çocuklarıyla eğlenceli vakit geçirmeleri için bir hayvanat bahçesi bile düzenlenmiştir. İnsanlara işkence edildiği ve fırınlarda yakıldığı bir yerde Nazi subayları, hayvanat bahçesinde çocuklarını eğlendirmekteydiler. Naziler, insanlardan çok hayvanlara değer vermekteydiler. Kamp komutanı, bir askerin bir sincapı fırlattığını görür. Bunun üzerine Nazi subayı, bir hayvana böyle davranılmayacağı gerekçesiyle bu asker hakkında soruşturma yaptırır ve rapor hazırlar. İnsanları fırınlarda yakan Nazi subaylarının, hayvanlar söz konusu olduğunda hassasiyet katsayılarının şaşırtıcı bir şekilde arttığı görülmektedir.

Buchenwald Toplama Kampını gezerken entelektüel dünyamda şu sonuçlara vardım. Her şeyden önce, geçmişte yaşanılan bütün karanlık, kirli ve vahşi olayla yüzleşilmelidir. Nazizm ve Sosyalizm gibi vahşi ideolojilerin barbarlıkları, her yerde her zaman gerçekleşebilir. Din, milliyet, sınıf, renk, cinsiyet ve kültür adına en vahşi katliamlar ve soykırımlar yapılabilir. Tarihin bütün karanlık sayfalarıyla açıkça ve cesurca yüzleşilmeli ve o karanlık sayfalar sürekli olarak hatırlanmalıdır. İnsan, bütün tarihin üstünde bir değere sahiptir. Nazizm, milliyetçilik, dini fanatizm ve sosyalizm gibi ideolojiler her zaman toplumu istila etmek için çalışırlar. İnsan onurunu ve özgürlüğünü, toplumun çoğulcu yapısını korumak için insanların pasif değil aktif bireyler olması gerekmektedir. Kolektivist totaliter güçlere karşı özgürlükçü ve sivil girişimlerle mücadele edilmelidir. Buchenwald Toplama Kampı, insanın insanı basit bir nesneye indirgemesi halinde ona neler yapabileceğinin korkunç bir örneğini oluşturmaktadır. İnsan, basit bir nesneye indirgenemez.İnsanın bütün nesnelerin üstünde onur ve özgürlük sahibi varlık olduğu hiçbir şekilde unutulmamalıdır. 

 

Bu Yazıyı Paylaşın

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,734TakipçilerTakip Et