Karamsar Fısıltılar

Amerika Birleşik Devletleri’nde 2007 yılında başlayan finansal kriz, hızla dünyanın diğer ekonomilerine yayılarak, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana yaşanan en etkili ekonomik krize dönüşmüştü. Etkisinin büyüklük ve yaygınlığına vurgu yapmak üzere bu ekonomik daralmaya  “Büyük Resesyon” (Büyük Durgunluk) adı verildi. ABD’de  2007 yılı Aralık ayında başlayan ve Haziran 2009’da sona erdiği kabul edilen 21. Yüzyılın bu ilk büyük krizinin etkilerinin tamamen ortadan kalkıp kalkmadığı ekonomistler arasında tartışma konusudur.

2015 yılını kapatıp 2016 yılına yeni umutlarla girmeye hazırlandığımız şu günlerde, ekonomi çevrelerinde Dünya ve ABD ekonomisine ilişkin genel bir karamsarlık hakim. Büyük finans devlerinin yönetici ve ekonomi danışmanları 2016 yılı ve sonrası ile ilgili pek de olumlu tahminlerde bulunmuyorlar. En sık dile getirilen tahmin Amerikan ekonomisini yeni bir resesyonun beklediği doğrultusunda.

JP Morgan ve Citigroup, ABD ekonomisinin yeni bir durgunluğa doğru yol aldığı konusunda hemfikir. JP Morgan ekonomistleri ABD’de artık ekonomik genişlemenin sonuna yaklaşıldığını ve Amerikan ekonomisi için 6 ay sonunda resesyon ihtimalinin yüzde 5, gelecek 1 yılda yüzde 23, gelecek  2 yılda yüzde 48 ve 3 yılda ise  yüzde 76 olduğunu söylüyor. Yüzde 76 çok yüksek bir olasılık. Citigroup daha da kötümser. Onlar  2016 yılında bir resesyon yaşanma olasılığını yüzde 65 olarak açıklıyorlar. Bunlara ilave olarak, resesyonun olası tarihi konusunda uzman 31 ekonomistin katıldığı anket 2018 yılına işaret ediyor.

Batının en büyük bankası İngiliz finans devi HSBC de bu görüşleri destekleyici açıklamalar yaptı. HSBC’ye göre toplam küresel ticaret bu yıl yüzde 8,4 düştü.  Küresel gayrısafi hasıla ise ABD doları olarak 1,34 trilyon dolar yani yüzde 3,4 düşüş kaydetti. HSBC küresel ekonominin bir “dolar resesyonuna” hâlihazırda girdiğini belirtti.

Amerika Ulusal Ekonomik Araştırmalar Bürosu verilerine göre 1850’lerin ortalarından 2000’lerin başına kadar geçen tarihsel süreçte ABD’de  32 ekonomik durgunluk gerçekleşmiş. 1854-1919 döneminde 16 ekonomik resesyon yaşanmış, her biri ortalama 22 ay sürmüş ve ardından 27 ay ekonomik genişleme süreci devam etmiştir. 1919-1945 döneminde ise 6 ekonomik resesyon, ortalama 18 ay sürmüş ve genişleme süreci ise ortalama 35 ay devam etmiştir. İkinci Dünya Savaşı sonrası dönem olan 1945-2001 döneminde ise Amerikan ekonomisi ortalama 10 ay süren 10 resesyon yaşamış, genişleme süreci ortalama 57 ay olmuştur. Bu istatistikleri birlikte değerlendirdiğimizde son dönemde resesyonların süresinin kısaldığı, resesyondan çıkışa işaret eden  ekonomik genişleme süresinin ise uzadığını söyleyebiliriz. Savaş sonrası dönemde resesyon eğilimine odaklanırsak, krizin başlaması ile ekonomik genişleme döneminin ortalama olarak 67 ay sürdüğü görülüyor. 2007-2009 Büyük Resesyonu ardından bu süreden fazlası geçtiğine göre ABD yeni bir resesyon için gecikmiş bile  gözüküyor. Biliyoruz ki ekonomik konjonktür dalgalanmaları bir örnek olmadığı gibi aynı etki ve uzunlukta da sürmez. Dolayısıyla Büyük Resesyon sonrası ortalama sürenin aşılmış olması hemen resesyona girileceği anlamına gelmez. Ancak yukarıdaki tahminleri tutarlı kılan nedenler de bir hayli fazla.

ABD’nin de, dünya ekonomisinin de, gelecek yıl işi zor olacağa benziyor. Ekonomistler Başkan Obama’yı şimdiden tedbir alması için uyarıyorlar. Başkanlık seçiminin 2016 Kasım’ında yapılacağı düşünülürse, yeni ABD başkanının, Obama ile aynı kaderi paylaşması ve  başkanlığının henüz başlangıcında bir ekonomik krizi kucağında bulması olası.Dünyanın en büyük ekonomisi ve  “de facto motoru” olan ABD ekonomisinin resesyona yalnız girmeyeceği de açık.

Yeni Yüzyıl, 10.12.2015

Bu Yazıyı Paylaşın

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,726TakipçilerTakip Et