Faizlerle zorlu sınavımız

Faiz oranları tüm ekonomik hayatı etkileyen temel göstergelerden biridir. Faizler çeşitli faktörlere bağlı olarak değişmekte. Kısa vadede Fed kararları faiz hareketlerini etkileyen önemli bir dışsal faktör. Uzun vadede hem içsel hem de dışsal bazı faktörler faizlerin seyrini etkiler.

Bir ülkede uzun dönemli ekonomik gelişme açısından reel faizler özellikle önemlidir. Reel faiz kabaca enflasyonun etkisinden arındırılmış faiz oranı demektir. Türkiye’de reel faizler gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında yüksek sayılabilecek düzeylerdedir.

Reel faiz oranları en başta ülkenin yatırım kapasitesini etkilemek suretiyle uzun vadeli büyümeye yön verir. Reel faizlerde yaşanacak düşüşler büyümeyi ve istihdamı olumlu yönde etkileyecektir.

Reel Faizler Neen Yüksek?

Türkiye’de ekonomik gelişme için zorluk yaratan faktörlerden biri ülke riskinin yüksek olmasıdır. Her an iç ya da dış dinamiklerden kaynaklanan siyasi ve iktisadi karışıklıklarla yüz yüze gelebiliyoruz. Bu gerçek, kredi derecelendirme kurumlarının ülke değerlendirme skorlarına da yansıyor. İç ve dış kaynaklı bu riskler belirsizlik yaratmaktadır ve bu da diğer bazı olumsuz gelişmeleri tetiklemenin yanı sıra reel faizlerin de yüksek seyretmesine yol açmaktadır.

Reel faiz oranları kabaca sermaye arz ve talebi yanında ülke riskine bağlı olarak ortaya çıkan bir risk primine göre şekillenmektedir. Sermayenin serbestçe dolaşabildiği bir ortamda, reel faiz farkları büyük ölçüde risk primlerine göre belirlenmektedir. Riskli ülkelerde genellikle reel faiz oranları daha yüksek olur. Dolayısıyla bu risklerin derecesine bağlı olarak, Türkiye’de de reel faizler, ekonomik dengeler iyi olduğu zaman bile, dünya piyasalarının üstünde seyredebilmektedir.

Türkiye’nin yüksek faizlerle imtihanı çetin olmuştur. 2005’lere kadar astronomik reel faizler ödenmiştir. Bu durum ülke riskinin yanında büyük çaplı kamu kesimi açıkları, disiplinsiz mali yönetim ve bunlarla bağlantılı olarak borç ödemede karşılaşılan güçlüklerden ileri gelmekteydi. Kötü mali performans siyasi risklerle birleşince yüksek oranlı reel faizler kaçınılmaz hale geliyordu.

Türkiye’de reel faizlerin daha düşük seviyeye inmesi ve böylece gelişmiş ülkelerdeki oranlara yaklaşması tek başına parasal ve mali dengelerde iyileşmelerle başarılabilecek bir olgu değildir. Kalıcı başarı, risklerin azaltılması ile mümkün olabilir. Risk ve belirsizlik ortamı devam ederken reel faizlerde düşüş beklemek zordur.

Türkiye’nin şu anki konjonktürüne bakıldığında içeride siyasi istikrarın yeniden sağlanması ile bir rahatlama yaşanması beklenirken, küresel siyaset ve bölgesel karışıklıklardan doğan riskler nedeniyle reel faiz direnci devam edecek gibi gözüküyor.

Öte yandan reel faizlerin aşağı çekilmesi için para politikasına duyulan güvenin önemine de işaret etmek gerekir. Bu çerçevede enflasyonla mücadelede daha kesin bir başarı faizlere de olumlu yönde yansıyacaktır. Çünkü nispi istikrar olsa bile, enflasyon beklentilerinin yükseliş yönünde olması halinde iktisadi aktörler ödünç vermek için enflasyon oranından yüksek faiz oranları talep edeceklerdir. Bu da faizlerin gerilemesi için bir engel oluşturacaktır.

Özetle uzun vadede reel faizleri düşürebilmek için ülke riskini azaltacak her türlü adım atılırken, merkez bankasının da enflasyonla daha etkin şekilde mücadele etmesi gerekmektedir.

Yeni Yüzyıl, 20.12.2015

http://xn--yeniyzyl-b6a64c.com.tr/makale/faizlerle-zorlu-sinavimiz-561

Bu Yazıyı Paylaşın

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,734TakipçilerTakip Et