Tarih Eğitiminde Uluslararası Deneyimler ve “Dün Dersi”

Uzun bir zamandır hatırlatıyorum, bu ülkenin Milli Eğitim müfredatına “Dün Dersi” lazım diye. Prof. Semih Aktekin’in Tarih Eğitiminde Uluslararası Arayışlar kitabını okuduğumda bu konuda ne kadar haklı olduğumu bir kez daha anladım. “Tarih” dersi orta öğretimde okullarda sadece “Tarih bilgisi” dersi olarak anlatılıyor. Geçmiş deneyimlerin, bugünle ilişkisi kurularak anlatılmadığı zaman “Tarih bilgisi” dersi, hafızalarda kodlanmış kuru bilgi yükü olarak kalıyor. Çoğu zaman kalmıyor bile… bir süre sonra unutuluyor.

Tarih Eğitiminde Uluslararası Arayışlar kitabı tam da bu sorunun çözümüne ilişkin iyi bir saha araştırması. Kitap, birçok Avrupa ülkesinde Tarih ve Sosyal Bilgiler dersinin ne gibi sonuçlara yol açtığının izini sürüyor. Yazar Semih Aktekin AB projesi kapsamında, ülkeler özelinde bazı deneyimlerin izini sürmüş ve bu konularda uluslararası toplantılara katılmış. Ortaya çıkan tablo “Tarih bilgisi” dersi başka ülkelerde de pek iç açıcı değil. Bugünle bağı kurulamayan “Tarih Dersleri”nden iyi dersler çıkarılamadığını anlıyoruz. Geçmiş deneyimlerden ders çıkarmak yerine, bol miktarda önyargılar yaratılmıştır.

Bugünden kopuk bir dün anlatımı, ya da dünden kopuk bugün anlatımını hangi “Ders” adı altında verirseniz verin beklenen sonucu alamazsınız. Oysa dünün hatalarından, yanlışlarından çıkarılması gereken ders, benzer hataları yanlışları bugün tekrar etmemek için olmalıdır. “Geçmişle yüzleşme” dediğimiz şey daha iyi bir gelecek için olmalıdır.

“Tarih Bilgisi” dersi çok önemlidir. “Tarih dersi” diyoruz ama kitabı okuduğumuzda aslında Avrupalı toplumlarında tarihten (geçmişten) yeterince ders çıkarmadıkları anlaşılıyor.

Semih Aktekin Hocayı tebrik ediyorum, böyle zahmetli yararlı bir çalışma ortaya çıkardığı için…

Kitabın ana başlıklarından biri “Tarihe ötekilerin bakış açısıyla bakmak” başlığını taşıyor. Yazar ilgili kısımda, “Tarih eğitimiyle ilgili güncel tartışmalarda sık vurgu yapılan bir konu da tarihe ötekilerin bakış açısıyla bakabilmektir. Bu yaklaşım öğrencilerde empati yeteneğini geliştirmek yanında geçmişte olan olaylara duygusallıktan uzak şekilde objektif olarak bakma imkânı sağladığı da savunulmaktadır. Ancak insanların kendi ailevi, sosyolojik, dinî ve millî kimliklerinden sıyrılarak geçmiş olaylara başkasının bakış açısından bakabilmesi zannedildiği gibi kolay bir olay değil.” (s.66) Kolay olmadığını yazar birkaç ülkenin (Letonya – Bosna- İsrail – Slovenya – Kıbrıs vb.) deneyimlerinden aktarıyor. Semih Aktekin, kitabında Avrupa ülkelerin deneyimine odaklanarak şu soruyu sormuş: “Ortak bir Avrupa tarihi öğretimi mümkün mü?” Bunun zorluğundan ve mümkün olamayacağından bahsediyor. “Ortak bir Avrupa tarihi yazmanın zorluğunu Nijmegen Konferansı vesilesiyle bir kere daha gördük. İç içe geçmiş sınırların olduğu, hatta sınırların olmadığı, insanların gece Hollanda’da yaşayıp, gündüz Almanya’da çalıştığı, ucuz peynir veya şarap almak için yarım saatlik mesafedeki Fransız kasabasına gittiği bir dünyada tarih derslerinin içerik ve yöntemini de yeniden gözden geçirmek gerekiyor. Birçok göçmen öğrencinin olduğu sınıflarda milli tarih anlatısı yetersiz kalıyor.” (s. 82)

Kitabın en önemli bölüm başlıklarından biri de “Geçmişi Hatırlamak: Ortak Bir Hatırlama/Hafıza Kültürü için Tarih Öğretimi” bu bölüm bana “Dün Dersi”nin önemini bir kez daha hatırlattı. “Toplumların geçmişleriyle yüzleşmesi tarihin amaçlarından biri olmalı mıdır? Bireyler geçmişlerindeki acı veya utanç dolu olayları unutmaya çalışarak rahatlayabilirler mi? Peki, toplumların tarihlerindeki acı veya utanç dolu olayları unutma lüksleri var mı?” (s. 98) Bu soruların cevabını kitapta 2. Dünya Savaşında Nazi Almanya’sı deneyiminden okuyarak geçmişle yüzleşmenin önemini anlıyoruz.

Kitap bize bir ülkede “Tarih öğretimi”nin ne kadar önemli ve bir ihtiyaç olduğunu anlatıyor. Düne ait bilincimiz, geleceğe dair bakış açımızın oluşmasında etkin rol oynuyor. Bu etkenin olumsuz olmaması için geçmişle objektif bir yüzleşme hafıza bagajımıza iyi gelecektir. Dünün yaşanmışlığının geleceğin yaşantısını olumsuz etkilemeyecek biçimde bir bakış açısına ihtiyacımız var.

Bu Yazıyı Paylaşın

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,714TakipçilerTakip Et