Teşvik edeyim derken…

Hükümetin hazırladığı “Çocuk Teşviki” paketinin getirdiği en önemli değişiklik doğum yapan kadınlara tanınan esnek çalışma imkanı.

Buna göre, doğum izni biten kadınlara, çocuğu belli bir yaşa gelene kadar “esnek çalışma” hakkı tanınacak. Esnek çalışmada kadın, belli bir süre daha önce aldığı tam maaşıyla çalışabilecek. Söz konusu sürenin bitiminde kadın aynı hakkı tekrar isterse daha az maaşla esnek çalışmaya devam edebilecek. Esnek çalışmanın, “öğlene kadar iş, öğlenden sonra ev” şeklinde düzenlenmesi düşünülüyor.
 
İki tarafı keskin bıçak
 
Hükümetlerin çeşitli alanlarda yönlendirici sosyal politikalara sahip olması doğal… Rakamlar Türkiye nüfusunun tıpkı Avrupa ülkeleri gibi yaşlanmakta olduğu alarmı verdiği göz önüne alınınca hükümetin nüfus artışını teşvik eden politikalar uygulaması da bir anlamda görevi…

Bu paket de ilk bakışta hem nüfus artışını teşvik eden hem de çocuk doğuran kadınların çalışma hayatına devam etmesini mümkün kılan, dolayısıyla da kadın istihdamını teşvik eden bir paket gibi görünüyor.

Ne var ki, bu sadece ilk bakışta böyle…

Kadınları iş hayatında bu kadar avantajlı hale getirmek, işverenleri kadın eleman çalıştırmaktan caydırıcı bir etki yaratmayacak mı? Yoksa bu paket kadınları koruyayım derken kuyusunu mu kazıyor?

Kendinizi bir işverenin yerine koyun ve düşünün… Art arda iki-üç çocuk doğuran, her seferinde 18 hafta doğum izni alan, ardından bir süre ücretsiz izin kullanan, yine her doğumda iki ay tam maaşla yarım gün çalışan, sonra da bir-iki yıl sadece yarım gün işe gelecek olan bir personele sahip olmak ister miydiniz?

Böyle bir personele ne kadar bel bağlayabilirdiniz? Ne kadar sorumluluk verebilirdiniz? Ortadan her yok olduğunda yerine geçici birini bulmakla uğraşmayı ister miydiniz ya da aynı işi yapacak bir erkekten çok daha pahalıya mal olacağını bile bile kadın eleman alır mıydınız?
 
İş hayatında “iğreti” durmak
 
Meselenin bir başka yanı da şu ki, bu kadar kesintili, bu kadar bölük pörçük bir çalışma hayatı, kadınların iş hayatının varoşlarında takılıp kalmalarına, üst kademelere doğru yükselememelerine, sorumluluk alamamalarına, bir ayakları bu dünyanın içinde, bir ayakları dışında iğreti bir pozisyonda kalmalarına yol açar.

Düşünsenize, bölüm yöneticisinin, servis şefinin ya da baş mühendisin her öğleden sonra yok olduğu işyeri nerede görülmüş?

O zaman terfi ettirirken bunu da düşüneceksin!

Esasen, şu anda Türkiye’de kadınların çok büyük bir bölümü kendilerini iş hayatında hâlâ“misafir” ya da “geçici” hissediyor ve bu durum iyi bir kariyer yapamamasının önemli etkenlerinden biri.

Geleneksel olarak evi geçindirmek erkeğin işi olarak görüldüğü için, kadın kendini kocasına“yardımcı olmak” üzere iş hayatına girmiş ama bu ihtiyaç ortadan kalktığında her an çıkıp eve dönebilecek bir ruh hali içinde çalışıyor.

Getirilen yeni düzenlemelerle daha da pekişecek olan bu iğreti pozisyon, iş hayatında zaten var olan “cam tavanı” daha kırılmaz hale getirir… Üstelik sadece üst üste çocuk doğuranlar için değil, potansiyel anne olarak görülen bütün genç kadınlar için…

Açıkçası ben bu değişikliklerin tersine tepen bir silah olacağı kanaatindeyim. Bu paket kamuda elbette ki uygulanabilir ama özel sektörde kadın istihdamını olumsuz yönde etkiler ve kadınların işgücü piyasasındaki konumunu aşağı doğru çeker.

Ayrıca anneye esnek çalışma hakkı verip babayı akla bile getirmemek çocuk bakmanın kadının işi olduğu bilincini daha da pekiştirir ki, şu anda bundan bahsetmeyi bile lüks olarak görüyorum…
 
Peki ne yapılabilir?

Esnek çalışma imkanı belli tür işlerde ve belli pozisyonlarda kadın-erkek bütün çalışanlar için tanımlanarak bu uygulamanın kadın istihdamı açısından bir dezavantaj yaratmasının önüne geçilmiş olur.

Gelecek yazıda bunu biraz açalım.

Bu yazı Bugün Gazetesi‘nde yayınlanmıştır.

Bu Yazıyı Paylaşın

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,734TakipçilerTakip Et