Öner Bulut- Diyarbakır Buluşması

Yeni yılın ilk günlerinde başlayan ve ilk etapta terör örgütünün ateşkesiyle vücut bulan, sonraki süreçte Akil İnsanlar Heyeti ile İmralı ve Kandil arası görüşme heyetlerinin yürüttüğü çalışmalarla şekillenen, son olarak da demokratikleşme paketiyle ilk yasal düzenlemesine kavuşan Kürt sorununda çözüm süreci, bu hafta sonu yeni bir evreye girecek.

Başbakan Erdoğan, hafta sonu programında bulunan Diyarbakır gezisi sırasında Kuzey Irak Kürdistan Yönetimi lideri Barzani ile görüşecek. Ayrıca başbakanla Diyarbakır’da buluşacak isimler arasında Kürt sanatçı Şivan Perwer ve İbrahim Tatlıses’in isimleri de ön plana çıkıyor. Bu buluşmalara BDP’nin ne düzeyde katılım sağlayacağı ve buluşmalardaki rolünün ne olacağı ise hafta boyu tartışılan bir numaralı gündem maddesi oldu.

Hafta sonu Diyarbakır’da gerçekleştirilecek bu buluşmanın Kürt sorununun çözüm süreci açısından çok önemli bazı açılımlar ve rahatlamalar sağlayacağını, hükümet ile bölgedeki Kürtler arasındaki güven bunalımına çare olacağını söylemek mümkün. Bu itibarla buluşmanın gerek Ak Parti’nin, gerekse de BDP’nin siyasi çıkarları çerçevesinde bazı müspet veya menfi etkiler doğurabileceği de öngörülmesi gereken bir sonuç olacak. Tüm bunlar hafta boyunca basında konuşulan, yazılan ve çizilen mevzular oldu. Fakat bu buluşmanın iç siyaset kadar, belki de daha fazla oranda ticaret ve dış siyaset açısında da çok önemli bazı açılımlar sağlayacağını da görmemiz gerekiyor.

Bilindiği gibi Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ABD’nin Irak’ı işgali sonrasında Kuzey Irak’ta bir bölgesel Kürt yönetiminin kurulmasını kırmızıçizgisi olarak görüyordu. Fakat sonraki süreçte atılan adımlar ve genişletilen bölgesel ticari ve siyasi perspektifler sonrasında bugün gelinen noktada Kuzey Irak’taki Kürdistan Özerk Yönetimi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin en büyük ticari partnerlerinden birisi halini aldı. Bundan sonraki dönem ise Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Kürdistan Özerk Yönetimi’nin bölgesel ticari ortaklık safhasını daha ileriye taşıyarak uluslar arası ticari ortaklık safhasına götürecekleri bir dönem olacakt.

Bu bağlamda 2023 vizyonu çerçevesinde, Azerbaycan doğalgazının Anadolu üzerinden Avrupa’ya transferini sağlayacak TANAP (Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Projesi) ile birlikte uygulamaya geçirilmek istenen Enerjinin İpek Yolu Projesi’ne entegre bir şekilde Kuzey Irak’taki enerji kaynaklarının da Avrupa’ya transferi, hiç kuşkusuz Diyarbakır buluşmasının en önemli gündem maddesi olacak.

Nasıl ki son 5-6 yıldır Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Kürdistan Özerk Yönetimi arasında, Merkezi Irak Yönetimi by-pass edilerek gerçekleştirilen enerji ticareti, bugünün Türkiye’sini Kürt sorununu çözmek konusunda siyaseten adım atmaya zorlamıştır; bugünden sonra da bu enerji ticaretinin artarak devam etmesi ve uluslar arası boyuta ulaşması, geleceğin Türkiye’sini sorunlarından arınmış ve daha demokratik bir ülke olamaya zorlayacaktır.

Nasıl ki ticaretin sınırları aşan ve kaldıran siyasi gücü, Avrupa Birliği projesiyle birlikte Avrupa’ya İkinci Dünya Savaşı sonrasında kıta tarihinin en uzun barış dönemini yaşatmıştır; bölgenin etkili gücü olmak isteyen Türkiye Cumhuriyeti’ni de, kendi iç sorunlarını çözmeye ve demokratikleşmeye zorlamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti dünya ekonomisine entegre oldukça, ticaretin yarattığı zenginleşmenin ve refahın tadına vardıkça kendine güvenen güçlü bir ülke olma yolunda emin adımlarla ilerleyecek ve kendine güvenen her güçlü ülke gibi tarihi mirasıyla birlikte bugünlere taşınan tüm kamburlarından bir bir kurtulacaktır. Elbette ilki Kürt sorunu olmak üzere…

Sivil Düşünce

Bu Yazıyı Paylaşın

Önceki İçerikTUSHAD’ı duymuş muydunuz?
Sonraki İçerikSağ sol meselesi

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,733TakipçilerTakip Et