Gülen o mertliği gösterebilir mi?

FETÖ vakasının toplumda yarattığı tahribat sanıldığından çok daha yaygın ve derin. FETÖ, örgütün içinde ve dışında on binlerce insanın hayatını mahvetti. Altın nesiller yetiştiriyorum dedi, aralarından katillerin çıktığı, hiçbir kural ve ilke tanımayan nesiller yetiştirdi. Müslümanlık adına hareket etiğini ileri sürdü, en büyük zararı Müslümanlığa ve Müslümanlara verdi. Cemaatim dedi cemaatlerin tüm inanılırlık ve güvenilirliğini sarstı. Bütün Türkiye’yi, her ortamı ve çevreyi, hatta bazı aileleri böldü.

FETÖ’nün verdiği zararlar 15 Temmuz günü ve onun öncesindekilerle sınırlı değil. Örgüt tahribat yaratmaya devam ediyor; tarzı ve özellikleri yüzünden hâlâ topluma haddi hesabı olmayacak ölçüde zarar verme potansiyeli taşıyor.

Hükümet devleti FETÖ üyelerinden arındırmaya ve FETÖ’nün sosyal, ekonomik alt yapısını çökertmeye çalışıyor. Kimse bunun haksız ve yanlış olduğunu söyleyemez. FETÖ üyesi olan herkes FETÖ’nün işlediği suçların maddî ve/veya manevî bakımdan ortağıdır. FETÖ üyelerinin tümünün mutlaka yargıya havale edilmesi gerekir. Artık eskiden yaptığımız gibi Cemaatin masum üyeleri ile FETÖ operasyonlarında bilfiil yer alanlar arasında ayrım yapma imkânı kalmadı. Çünkü FETÖ bir bütün olarak hareket ediyor. Gücü sadece tepedekilere değil tabandan tavana tüm FETÖ üyelerine dayanıyor. Bu yüzden, hâlâ bunu yapmayanlar varsa, kendilerini bir an evvel bu örgütten kurtarmalarını tavsiye etmeliyiz.

FETÖ gizli bir yapılanma. Bir istihbarat teşkilâtının tüm özelliklerini taşıyor. Bilgi topladığı gibi yanlış bilgi yaymakta ve bilgiyi çarpıtmakta da mahir. Tüm bunları değişik ölçeklerde yapabiliyor. FETÖ unsurlarının devletten arındırılması çalışmaları örgütün bahsettiğim niteliklerinden dolayı çeşitli zorluklar içeriyor. FETÖ üyeleri solcu, milliyetçi, ülkücü, sosyal demokrat, liberal görünerek kendini saklayabiliyor. Gülen’e ağıza alınmayacak küfürler ederek ortalıkta gezinebiliyor. Dindar değil ateist olarak kendini tanıtabiliyor. Kurumlarda temizlik yapılacağı zaman temizlik çabalarını sulandırmak için FETÖ üyesi hiç kimsenin bulunmadığı veya sadece zaten deşifre olmuş FETÖ üyelerinin bulunduğu ama aynı zamanda FETÖ ile hiç alâkası olmayan, hatta FETÖ ile mücadele etmiş veya onun tarafından mağdur edilmiş insanların isminin de bulunduğu listeler hazırlayıp dolaştırıyor. Böylece aynı anda birçok amaca ulaşıyor. Elemanlarını koruyor, başkalarının tasfiye edilmesini sağlıyor, yaratılan haksızlıklarla hükümet aleyhinde kullanılabilecek propaganda malzemesi hazırlıyor.

Ne kadar şikâyetçi olursak olalım ve ne kadar çok dikkatli olma, kuruların yanında yaşları yakmama çağrısında bulunursak bulunalım, yapılması gereken çok zor bir iş ve hiç kimse -ne mevcut hükümet ve ne de mesela bir CHP hükümeti- bu sorunu hiç hata yapmadan çözmesini sağlayabilecek bir sihirli değneğe sahip değil. Bu yüzden korkarım FETÖ kendisiyle etkili mücadele sürecinde dahi topluma zarar vermeye devam edecek.

Bununla beraber bu kötü durumdan bir çıkış yolu var. Bu yol F. Gülen’e bağlı. Gülen bu saatten sonra ne istediklerini bulabilir ne de toplumu masum olduğuna inandırabilir. Dolayısıyla, bütün olup bitenlere rağmen hâlâ örgütü ayakta ve operasyonlara devam eder hâlde tutmaya çalışması boşuna. Her şeyden önce girdiği mücadeleyi ahlâk alanında kaybetti. İşaretlerini verdiği gibi aynı yola devam etmesi sadece tüm Türkiye’ye, ülkedeki tüm insanlara, hatta gelecek nesillere zarar verecek bir inat. Gülen şimdiye kadar birçok insanî değeri çiğnedi. İnsanların hayatını mahvetti. Örgütteki kimselerin özel hayatlarını kamulaştırdı. Onları programlanmış robotlara çevirdi. Türkiye’ye ağır bir zillet yaşattı. Tabanının mahva doğru gitmesine, insanların her şeyini kaybetmesine, ruh dengelerinin bozulmasına aldırış etmiyor. Şunu anlaması lâzım ki mesele örgüt mensuplarının sadece işini ve varlığını kaybetmesi değil. Onlardan daha vahimi itibarlarını ebediyen kaybetmesi ve toplumda nesiler sürecek bir şekilde lânetlenmesi.

Gülen bir mertlik yapabilir mi? “Ne olduysa benim yüzümden olmuştur, yanlış yoldaymışım, üzgünüm, tüm faaliyetleri durduruyor ve örgütü dağıtıyorum” diyebilir mi? Örgüte kattığı insanlara “bu yolculuk bitmiştir, artık herkes kendi yoluna gitsin ve normal hayatlar yaşasın” çağrısında bulunabilir mi? Savcılara seslenerek “her şeyin esas ve tek sorumlusu benim, işte geldim, alın beni yargılayın, adâletin kestiği parmak acımaz” diyebilir mi? “Türkiye’yi her şeyden daha çok seviyorum, ülkemin iyiliği benim yoldan çekilmeme bağlıysa işte çekiliyorum” diyebilir mi?  Doğrusu hiç umudum yok. Bu yüzden, bu yazı suya yazılmış sayılabilir.

Bu Yazıyı Paylaşın

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,732TakipçilerTakip Et