Balyoz’un İdeolojisi: ‘Düşmanınız Milllettir!’

Güne artık yeni bir darbe planının haberini  öğrenerek başlamak,  hayatımızın rutini  haline gelmeye başladı.

Aslında öğrendiklerimiz darbe planı  değil. Sanki her gün vahşet gezegeninden  yeni bir  kirli ve korkunç  tehdit alıyoruz. Her gün yenisi ortaya çıkan vahşet planları,  bizi artık  hayrete düşürmüyor. Bu da düşünülür mü diye  şoke oluyoruz.

Son yıllarda darbe planı adı altında  ortaya çıkan belgeler,   dil  ve düşünce dünyamızda  küçük bir literatür oluşturmaya başladı. Darbe günlükleri, Yakamoz, Sarıkız, Ayışığı, Eldiven, İrticayla mücadele planı, Lahikalar, Kafes planı ve en son ortaya çıkan Balyoz planı. Ortaya o kadar çok   kirli plan çıktı ki, artık onları takip etmekte  ve adlarını hatırlamakta zorlanıyoruz.

Daha Kafes planının şokunu atlatmadan ortaya Balyoz planı adı altında yeni  bir cinayet projesi  çıktı.

Koç müzesini  ziyaret edecek ilkokul çocuklarına  ölüm tuzağı kuran Kafes planı, hepimizin tüylerini diken diken etmişti. En az Kafes planı kadar korkunç olan Balyoz planı,  insanlığın, vicdanın ve ahlakın öldüğünü ilan eden bir belge olarak karşımıza çıktı.

Balyoz planına  göre Fatih Camisine bombalar  konulacak,  patlayan bombalarla yüzlerce insanın ölmesi sağlanacak. Ege”de bir savaş uçağı,  planı hazırlayanlar tarafından düşürülecek ve bu uçağı Yunanistan”ın düşürdüğü süsü verilecek.

Yaratılan kaos ortamında kendilerinden yararlanılacak ve tutuklanacak  gazetecilerin listeleri hazırlanmış. Darbe günü okunacak MGK bildirisinden ve  hükümet  listesine kadar her şey en ince detayına kadar düşünülmüş.

Camileri bombalayarak yüzlerce masum insanı  öldürmeyi, Ege”de kendi savaş uçağımızı düşürmeyi, binlerce insanı tutuklamayı öngören Balyoz planı niçin hazırlandı?

Sırf Ak Parti”yi iktidardan  indirmek ve  militerleri daha da muktedir kılmak için. Bir iktidar mücadelesi uğruna   insanlığı ve vicdanı  hiçe sayan    korkunç bir vahşet planıyla karşı karşıya bulunuyoruz.

Şimdiye kadar ortaya  sayısız korkunç plan çıkmasına rağmen, bu planın  arkasındaki güçler, vahşet planlarının arkasındaki zihniyetin deşifre olmaması için ellerinden geleni yaptılar.

Darbe günlükleri ortaya çıktığında, o günlükleri hazırlayan  Oramiral inkar etti. Daha sonra  günlüklerin  onun kişisel bilgisayarından çıktığı   ispatlandı. Ama  kamuoyu günlerce o günlüklerin muhtevasını değil, o günlüklerin ona ait olup olmadığını tartıştı.

Bir Albay”ın imzasıyla hazırlanan Ak Parti ve Gülen Cemaati”ne karşı komplo kuran İrticayla mücadele planı ortaya çıktı. Günlerce imzanın Dursun Çiçek”e ait olup olmadığını  tartıştık. O belgedeki imzanın  Dursun Çiçek”e ait olduğu  yapılan  laboratuar çalışmaları sonucunda ortaya çıktı.

En son olarak   Balyoz planı adı altında beş bin sayfa civarında  belgeden oluşan  bir vahşet  projesinden haberimiz oldu. Balyoz planını hazırlayanlar, o planı inkar etmemekte,  ancak onu önemsiz  ve sıradan göstermeye çalışmaktadırlar. Onlara göre, Balyoz planı olarak yayınlanan belgeler ve bilgiler, askerin rutin bir seminer çalışmasından  ve  herhangi bir kaos ortamında   nasıl davranılacağını belirleyecek  bir zihin jimnastiğinden başka bir şey değil. Başka bir ifadeyle, balyoz planını hazırlayanlar,   camilerde yüzlerce insanın öldürülmesini sağlamak, Ege”de kendi savaş uçağımızı düşürmek ve binlerce insanı tutuklamak  gibi korkunç şeyleri içeren bir planı önemsemememizi ve onların dediğine  güvenmemizi bizden istememekte,  bize emretmektedirler.

Yayınlanan belgeler ve bilgiler  hakkında teknik tartışmaları  merkeze alıp,  planların  muhtevasındaki ruhu ve ideolojiyi  önemsiz göstermeye çalışmak, bu planların korkunçluğunu idrak etmemize engel olmaktadır. Ortaya çıkan Balyoz Planında bu toplumda yaşayan herkese karşı derin  bir düşmanlık ve nefret vardır. Yüz yıldır bu ülkede muktedir  konumunda olanlar, milletten  yani hepimizden  nefret etmişlerdir ve  bütün toplumu düşman olarak  konumlandırmışlardır. Bu bağlamda İsmet İnönü”nün şu sözünü her zaman hatırlamakta  yarar vardır.

İnönü savaşları sırasında Bursa”dan dönen subaylara İsmet İnönü şöyle demiştir: “İçinde  bulunduğunuz vaziyeti bilesiniz. Padişah düşmanınızdır. Yedi düvel düşmanınızdır. Bana bakın, kimse işitmesin, millet düşmanınızdır” (Taner Timur, Türk Devrimi ve Sonrası, Ankara : Doğan Yayınevi, 1971, s. 26.)İsmet İnönü”nün “millet düşmanınızdır”  sözünü, o günden beri bütün muktedirler duydu ve hep milleti düşman konsepti içerisinde değerlendirdiler. Balyoz planı, toplumu düşman olarak gören ve ondan nefret eden bir  vahşet  planından başka bir şey değildir.

stratejikboyut.com

 

Bu Yazıyı Paylaşın

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,734TakipçilerTakip Et