CHP resmi yönetimi CHP’de yaşanan ve yansıyan problemleri her ne kadar AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın CHP’ye el koyma veya en azından onun iktidara uzanan yolda önünü kesme çabası olarak sunsa da asıl kavganın parti içi fraksiyonlar arasında olduğu söylenebilir. CHP 2024 mahalli seçimlerinden en büyük parti olarak çıktı. Ancak, iktidara gelebilmesi için daha da büyümesi gerekiyor. Her ne kadar parti Ankara’da iktidarda değilse de birçok mahallî birimde iktidarda. Bu yüzden iktidara gelen her partinin yaşadığı denenme ve başarılarıyla ölçülme sürecini yaşamakta.
Buna karşılık CHP belediyelerinde ortaya çıkan yolsuzluk iddiaları ve ilgili yargılamalar da her geçen gün genişlemekte ve mesafe almakta. CHP, özellikle tek parti diktatörlüğü dönemine ait korkunç yolsuzlukları bir tarafa bıraksak bile, çok yakın yıllara ait bu iddiaları ve ilgili yargılamaları adeta görmezden gelmekte ve yapılanların sadece ve tamamen iktidar çevrelerinin CHP’ye kumpası olduğunu söylemekte. Bu çerçevede yargının da kesin olarak AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın talimatıyla iş gördüğünü öne sürmekte. Fillî durum böyle mi? Yaşananlar sadece CHP’nin başına mı geldi? Başka örnekleri var mı yok mu?
Sosyal medyada Mehmet Ortakkaya chat GPT’ye iki soru sormuş ve cevap almış. Onun sayfasından aktaralım:
İlk soru parti kongreleri hakkında:
MAHKEME KARARI İLE İPTAL EDİLEN PARTİ KONGRELERİ VE KURULTAYLARI
DEMOKRATİK SOL PARTİ (DSP) – 2004 KURULTAY KRİZİ
DSP’de genel başkanlık seçimini Zeki Sezer kazanmıştı. Kongreyi iptal etti ve yeni kurultay yapılmasına karar verdi. Yani YSK’nın değil, mahkemenin kararı belirleyici oldu.
DEMOKRAT PARTİ (DP) – 2009 KONGRE DAVASI
Kongrede yapılan seçimde Hüsamettin Cindoruk genel başkan seçildi. Rakip grup, “delegelerin oy hakkı kısıtlandı, usulsüzlük yapıldı” diyerek mahkemeye başvurdu. Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi, kongreyi iptal etti. Cindoruk yönetimi düşmüş oldu ve yeniden kongreye gidildi.
SAADET PARTİSİ – 2010 KURULTAY OLAYI
Numan Kurtulmuş’un genel başkan seçildiği kongreye itiraz edildi. Rakip kanat, kongrenin tüzüğe aykırı yapıldığını ileri sürdü. Mahkeme, kongreyi iptal etti. Bu süreçten sonra Kurtulmuş partiden ayrılıp HAS Parti’yi kurdu.
YSK’nın seçim sonuçları onayı iptal edilemez. Bu kural sadece milletvekili, belediye başkanı, cumhurbaşkanı gibi halkın seçtiği seçimler için geçerli. Parti kurultaylarında ise, YSK’nın kesin yetkisi yok.
Kurultay seçimleri, Ankara veya ilgili şehirdeki Asliye Hukuk Mahkemelerinin denetiminde çözüme kavuşur. Mahkeme iptal ederse, yeni kongre yapılır veya eski yönetim göreve döner.
İkinci soru YSK yetkileri hakkında
YSK’NIN YETKİ ALANI
SİYASİ PARTİLERİN İÇ İŞLEYİŞİ VE YARGI DENETİMİ
- YSK’nın Yetki Alanı
YSK (Yüksek Seçim Kurulu) yalnızca anayasal ve genel seçimlerle ilgili (milletvekili, belediye başkanı, cumhurbaşkanı, referandum gibi) sonuçları kesinleştirir. Anayasa madde 79’a göre YSK’nın verdiği kararlar kesindir, hiçbir yargı merciine taşınamaz. Yani milletvekili seçimleri veya yerel seçimlerde YSK’nın verdiği kararı mahkeme bozamaz.
- Parti Kurultayları ve Yargı Denetimi
Parti içi seçimler (kurultay, kongre) YSK denetiminde yapılmaz; bunlar Siyasi Partiler Kanunu ve partilerin kendi tüzüklerine göre yürütülür. Burada denetim merci genel mahkemelerdir (çoğunlukla Asliye Hukuk Mahkemeleri). Eğer kurultayda “delege satın alındı, usulsüzlük yapıldı, tüzüğe aykırı işlem oldu” iddiası varsa, mahkemeye başvurulabilir. Mahkeme, usulsüzlük tespit ederse kongre/kurultay kararını iptal edebilir.
Karışıklık Nereden Doğuyor?
Bazı parti kongrelerinde yapılan seçimlerin sonuçları il veya ilçe seçim kurullarınca (YSK sistemi içinde) ilan edilir. Bu teknik olarak bir “seçim” gibi görünebilir. Ancak YSK’nın seçim sonuçlarını kesinleştirme yetkisi sadece kamu seçimlerinde vardır. Parti kongresi bu kapsamda bağımsız bir özel hukuk işlemi sayılır.
YSK’nın verdiği bir “kesin onay” yoktur, olsa bile bu sadece teknik bir kayıt işlemidir. Mahkemeler, kurultay seçimlerini iptal edebilir ve eski yönetimi göreve iade edebilir. Ama eğer konu genel seçim (milletvekili, belediye başkanı vs.) olsaydı, YSK’nın onayladığı seçim sonucu hiçbir mahkeme tarafından iptal edilemezdi.
Görüldüğü gibi hem mahkemelerin parti içi seçimlere müdahalesinin hem de parti içi seçimlerin sonuçlarının iptalinin örnekleri var. Başka bazı partiler de daha önce benzer vakalar yaşamış. O halde CHP neden bu kadar gürültü kopartıyor? Sanırım CHP içi fraksiyon kavgasından. Bir tarafta CHP’de yönetimini elinde tutmakta olan İmamoğlu-Özel ikilisi var. Diğer tarafta ise İmamoğlu’nun yolsuzluklarından ve Özel’in İmamoğlu yörüngesinde olmasından rahatsız bir kesim CHP’li var. Bunlar daha ziyade Kılıçdaroğlu-Tekin ekseninde. Mevcut parti yönetimi iktidar ile ölümüne bir mücadele görüntüsü vermeye çalışıyor ama asıl kavga parti içindeki bu iki fraksiyon arasında.

