‘Uzun bir kışın siyah günleri’

Yazının başlığı Selim İleri’nin bir kitabının adı. Yaşadığımız günleri tarif için aklıma ilk gelen bu oldu. Kışın hava kapalıyken geçekleşen kötülük gamı-kasveti daha da artırıyor.
Şairin tasviriyle “ümidin, akar suyun, meyve çağındaki ağacın ve serpilip gelişen hayatın düşmanları” da böyle havaları daha çok seviyor.
***
Siyasi ölüseviciler, karşı saflarda görünseler bile, filizi çürütmek, fidanı kurutmak ve hayattan yana olanı öldürmek için adeta bir görev bölüşümü içinde hareket edebiliyorlar.
Uyumlu çalışıp, kötülük makasının iki ucu gibi birlikte hareket ediyorlar.
Derin devleti, Ergenekon’u, cuntacıları, oligarşinin partisini ve medyasını anlamak mümkün. Açılımı ve barışı sabote etmeye çalışacaklar elbet. Ama ya kendilerini onların muhalifi olarak tanıtanlara ne demeli?
PKK, ilk kez barışçı çözümden söz edildiği bir dönemde, süreci sabote etmek için elinden geleni yaptı. Çoluğu çocuğu sokağa dökerek, açılımın ayrılıkçılığı körüklediğine ilişkin derin propagandayı haklılaştırdı. Sonra Reşadiye Katliamıyla açılıma en büyük darbeyi indirdi.
***
DTP kapatıldı.
Hukuki nedenlerle değil ama yargı bürokrasisinin açılımı engelleme yönündeki tutumu bilindiği için siyasi nedenlerle bu karar zaten bekleniyordu. Kapatma davası sırasında üstümüze düşen savunmaktı, şimdi muhasebe zamanı.
Bu parti ne yazık ki, kendisine umut bağlayan, onu barajlardan geçirip, tünel kazarak Meclis’e sokan seçmeninin de, adil bir çözüm için onu önemseyen diğer kesimlerin de beklentilerini karşılayamadı.
Açıkçası DTP gerçek bir siyasi parti olamadı. Hep vesayet altında kaldı. Her seferinde sözü “muhataplık” meselesine bağladı. Bu ülkenin tarihinde ilk defa, binbir emek ve yüreklendirmeyle başlatılan açılımda CHP ve MHP’ye karşı hükümetin elini zayıflattı. Sokaktaki şiddeti reddetmesi gerekirken “izah eden” Emine Ayna’nın diliyle, çoğu kez barış derken bile etnik husumet yangınına odun taşıdı.
Ve galiba kapatma kararı onları fazla üzmedi.
Sonuçta hepsinin hesabı bir yerde birleşti ve bugüne gelindi.
***
Şimdi içine sürüklenmekte olduğumuz alacakaranlık kuşağından çıkmak için daha fazla enerji harcamamız gerek. Şimdi AK Parti de hatalarıyla yüzleşmeli ve taze bir başlangıç yapmalı.
Çünkü bu süreçte onun da çok günahı var.
Kapatma kararı öncesi yasal düzenleme yapmadı. Milletvekillerinin zorla ifadeye götürülmesi tehlikesine karşı da öyle…
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Galip Ensarioğlu, dünkü Taraf’ta gayet açık ortaya koymuş bu hataları.
Kürt Sorununun çözümü sürecinde PKK’yı bitirmeye yönelik olarak ABD ve Kürdistan yönetimleriyle işbirliği arayışları, Öcalan’ın dışta bırakılma kaygısı, sivil anayasa reformunun ve Siyasi Partiler Kanunundaki değişikliğin yapılmaması ve ürkek reformlarla çıtanın Kürtçe anadilde eğitimden “yaşayan diller”e düşürülmesi…
***
Öyle oldu, böyle oldu, şimdi silkinip sürece yeniden sahip çıkma zamanı.
Geriye dönüş yolu yok. Zaman da.
Şimdi Erdoğan’ın liderliğini göstermesinin zamanı.
İnisiyatifi tekrar ele almak…
Parti içindeki bürokrat zihniyetlilerin zaman içinde çaktırmadan aşağıya çektikleri açılım çıtasını tekrar yukarıya itmek…
Yargı engelini aşacak ve DTP’den kalanı kurtaracak bir yasal düzenleme yapmak…
Siyasetin alanını yeniden açmak gerek.
***
Karanlık, kasvetli ve uzun bir kış bu…
Ama geceden gündüzü çıkarmak yine de mümkün.
Hem de bütün hatalara rağmen.
Star, 15.12.2009

 

Bu Yazıyı Paylaşın

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,734TakipçilerTakip Et