Karıştıralım mı karıştırmayalım mı?

TBMM Başkanvekili Sadık Yakut’un “Maalesef şimdiye kadar kız ve erkek öğrencilerin birlikte eğitim yaptırılmasını büyük bir yanlışlık olarak değerlendiriyorum. Yakında bu konuda bir yasa tasarısı hazırlayacağım” sözleriyle birlikte müzmin tartışmalarımızdan biri olan karma eğitim meselesi yine gelip gündemin tepesine oturuverdi.

Biliyorsunuz, 28 Şubat’ın eğitim sisteminde yaptığı değişikliklerden biri de kız ve erkek okullarının kaldırılıp bütün okulların karma yapılmasıydı.

Son yıllarda bazı eğitim kuruluşları dünyada birçok ülkede hem eğitimcilerin hem de pedagogların yaptıkları çeşitli araştırmalarda (tıpkı Sadık Yakut gibi) karma eğitimin birçok sakıncasının ortaya çıktığını öne sürerek karma eğitime son verilmesini savunuyorlar.

Tabii, bunun üzerine karşı taraf da kıyameti koparıyor: “İşte görüyorsunuz, toplumu da, okulları da haremlik-selamlık yapmak istiyorlar” deniyor.

“Karma eğitim mi daha iyidir ayrı eğitim mi” tartışması ABD’de ve Avrupa’da uzun yıllardır yapılıyor. Karma eğitim karşıtları, karşı cinsin varlığının öğrencilerin ders konsantrasyonunu azalttığını; stresi arttırdığını; kız öğrencilerin erkek öğrencilerin yanında “pıstığını”; hata yapıp mahcup olma korkusu içinde derslerde yeteri kadar söz alamadığını, özelikle matematik ve fen gibi derslerde erkek öğrenciler tarafından bastırıldığını, bu yüzden de derslerden yeterince yararlanamadığını söylüyorlar. Karma eğitimde erkek öğrencilerin uğradığı zararlarla ilgili de çeşitli iddialar var.
 
Kadın ve erkek dünyalarını birleştirecek miyiz ayıracak mıyız?
 
Bu araştırmaların yaygınlık derecesi, sonuçların ne kadar sağlıklı olduğu ayrıca incelenmesi gereken bir konu.

Ama diyelim ki gerçekten de karma eğitim sözü edilen sakıncalara yol açıyor. İyi de, 6-17 yaş grubunu cinsiyete göre ayırıp ayrı ayrı okullarda okutmakla var olan sorunu hayatın daha ileri safhalarına ertelemekten başka ne yapmış olacağız? Lise sona kadar kız kıza ya da erkek erkeğe bir ortamda eğitimini “gerilimsiz” geçiren kızlar ve erkekler, üniversitede bir araya geldiklerinde aynı sorunları yaşamayacaklar mı? Üniversiteleri de mi karma olmaktan çıkaracağız? Bu genç kızların iş hayatına atıldıklarında erkekler karşısında duydukları çekingenlik, özgüven eksikliği artık iyice kemikleşmiş ve altedilemez bir hale gelmiş olmayacak mı?

Kızları hangi yaşa kadar kadınlar dünyası içinde korumaya alacak, hangi yaştan sonra “kurt sürüsü”nün içine salacağız?

Ben kendi payıma, bunun bir eğitim tartışması değil, yaşam tarzı tartışması olduğunu düşünüyorum. Konu karma eğitim değil, karma toplum. Soru, kadın ve erkek dünyalarını birleştirecek miyiz; ayıracak mıyız sorusu…

Bu soru bizi ikiye ayırıyor:

Bir tarafta karma bir toplum yaratmak için, kadınla erkeği daha beşikten yan yana koymak ve hiç ayırmamak gerektiğini savunanlar, öbür tarafta da şu malum benzetmeyle “ateşle barut” bir araya gelecek diye ödü kopanlar…

Bu saflaşmada benim oyum her zaman karma toplumdan yana olmuştur.

Ama ben böyle düşünüyorum diye herkesi de öyle düşünmeye zorlayabilir miyim? İşte bu noktada da tartışmanın ikinci boyutuna geliyoruz; yani tek bir “iyi” üzerinde anlaşmak zorunda mıyız meselesine…
 
Seçme hakkı esastır

 
Bütün kronik sorunlarımız dönüp dolaşıp birilerinin tespit ettiği “tek doğru”nun bütün kesimlere dayatılmasından kaynaklanıyor.

Neden bir an durup sorgulamıyoruz:

Ortak bir karar verip bu sistemlerden birini “tek sistem” haline getirmek zorunda mıyız? Özel/devlet ayrımı yapmaksızın bütün okullar karma olacak diye evrensel bir hukuk kuralı mı var? Böyle olmazsa Türkiye’nin çağdaş bir toplum olmaktan çıkacağı mı sanılıyor? 1990’lara kadar ayrı kız ve erkek okulları vardı da Türkiye’nin çağdaşlığına halel mi gelmişti? Ve hepsinden önemlisi; insanların seçme özgürlüğüne sahip olmadığı bir çağdaşlık olabilir mi?

Neden ikisi de bir arada olmasın? Neden insanların seçme hakkı ellerinden alınsın?

Evet, “Tek cinsiyetli eğitim mi yoksa karma eğitim mi daha verimlidir” araştırmaları birçok ülkede yapılıyor ama bu ülkelerde hiç kimsenin aklına bir seçeneği “doğru” ilan edip öbürünü yasaklamak gelmiyor. Hepsinde de hem karma okullar hem de kız ya da erkek liseleri var.

İşte biz bunu yapamıyoruz. Üstelik de bizim ülkemizde, bu tür bir çeşitliliğe, Batılı ülkelerden çok daha fazla ihtiyaç olduğu halde…

Çünkü biz, hiçbir eğitim tartışmasında, gerçekte eğitimi tartışmıyoruz; eğitim iki yaşam tarzı arasında verilen kıran kırana bir savaşın koç başı oluyor sadece…
 Bu yazı Bugün Gazetesi’nde yayınlanmıştır.

Bu Yazıyı Paylaşın

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,726TakipçilerTakip Et