“Kapitalizm sayesinde darbe olmadı.” Murat erdin’in röportajı

Geri dönen çekler, ödenmeyen senetler ve eksik olan ticari ahlak… Piyasada iş yapan herkesin ortak sıkıntıları bunlar. Acaba Türkiye’de ve İslam dünyasında neden ahlaki bir ticareti ve kapitalizmi geliştiremedik?

Gazeteci-Yazar Mustafa Akyol ile Prof. Dr. Murat Çizakça’nın birlikte yazdığı “Ahlaki Kapitalizm” kitabı Türkiye ve İslam dünyasında yanıtı aranan önemli sorulara dair önemli bir eser kaleme aldı. Yazarımız Murat Erdin, Türkiye’de ve İslam dünyasında kapitalizme neden olumsuz bakıldığını Mustafa Akyol’a sordu.  Akyol, İslam dünyasında serbest piyasa koşullarının neden tam olarak oluşmadığını,  iktidarlara yakın olanların kayırıldığını, yaratıcı fikirlerin bu topraklarda neden gelişemediğini anlattı…  
Dünyadaki  son siyasi ve ekonomik gelişmeler ışığında ticaret, ekonomik ilişkiler ve darbeler masadaki diğer konulardı… Sonunda iki demokrat gazetecinin lezzetli sohbeti çıktı ortaya. Murat Erdin sordu, Mustafa Akyol yanıtladı:

Dünyada ve Türkiye’de İslam ülkelerinin serbest piyasa ekonomisine bakışı nasıl?

“Serbest piyasa ekonomisi” deyince olumlu bir bakış ama “kapitalizm” deyince müthiş bir alerji var. Aslında özü itibarıyla İslam toplumlarında piyasa ekonomisine karşı bir direnç yok. Çünkü ticaret, alışveriş, esnaf kavramları zaten geleneğin bir parçası. Ama serbest piyasa ekonomisi iyi işliyor mu? diye sorarsanız yanıtım “hayır” olur. Bunun en büyük sebeplerinden birisi de devletlerin büyüklüğü, hakim olması. Müthiş bir devlet ekonomisi var. Ayrıca rüşvetin çok yaygın olması. İslam’ın o kadar karşı çıktığı bir konu olmasına rağmen İslam ülkelerinde rüşvet almış başını gidiyor. Bizim hep malperest gözüyle baktığımız Batı ülkeleri, yolsuzluk endeksinde ve rüşvet konusunda tüm İslam ülkelerinden daha iyi ve daha iyi durumda. Sonra patent hakkı diye bir şey yok. Kapitalizmin geleneksel formları var İslam ülkelerinde ama şirketlere dönüşmüş büyük organizasyon yok. Adil bir rekabet piyasası yok. Adam kayırma yaygın. Tüm bunları biraraya getirdiğimizde İslam ülkelerinde gerçek bir piyasa oluşmuyor.”

Kapitalizme karşı neden bir hassasiyet var?

“Sol jargonun ürettiği bir karşı duruş var aslında. İslam dünyasında entelektüel damar genelde sol bir damar. Onların kapitalizm algısı kötü. Bir de şunu söylemeliyim: İslam dünyasında Batı, kapitalizm ile özdeşleştiriliyor. Kapitalizme karşı olmak, Batı’ya karşı olmakla bir tutuluyor. Batı bu şekilde nasıl başarılı olmuş biz de aynısını yapalım demektense, Batı’yı başarılı kılmış bir sistemi toptan reddetme gibi bir tavra giriyorlar. Bunun karşı tavrı da sosyalizm. Ama Batı sosyalizmle zengin olmadı ki… Ayrıca Türkiye’deki antikapitalist Müslümanların yanlış anladığı gibi İslam’ın yardımlaşmayı öngören emirleri sanki sosyalizm ile uyumluymuş gibi algılanıyor. İslam’da gönüllü bir vermek vardır, sosyalizmde ise malların kollektivizasyonu söz konusudur. Sosyalizmde her şeyi devletten beklersiniz ve vicdanınız çürür. Çalışmayı bırakırsınız çünkü ne kadar çalışsanız da özel mülkiyet olmadığı için aynı şeylere sahipsinizdir. Tüm bunlar İslam’ın ruhuna aykırıdır.”

Hz. Muhammed fiyatlara sınır getirilmesini reddetmiştir. Zaten kendisi de bir işadamıdır. Halifeler işadamıdır. Hz. Ebubekir kumaş tüccarı, Hz. Osman tahıl ithalatçısıydı… Bu anlamda İslam kapitalisttir diyebilir miyiz?

“İslam’ın temel meselesi bu değildir tabii. İslam’ın temel meselesi insanın doğru yolu bulmasıdır, Allah’a ve peygambere imandır. Dünyada ahlak ve adalete varmaktır. Ama İslam’dan bir ekonomik model çıkarmak istersek kapitalizme daha yakındır.”

Neden bazı İslamcılar İslam diniyle sosyalizmi yakınlaştırma gayreti içindeler ?

“Batı’ya tepki önemli bir motivasyondur. Marks’tan etkilenmek önemli bir etkileşimdir. Bütün Ortadoğu ülkelerinde bunun etkileri var. Özellikle soğuk savaş yıllarında SSCB’nin de etkili olmasıyla İslamcılık da bu anlayışla örtüşür gibi oldu. Batı’nın tüketim çılgınlığı, paranın fetişleşmesi gibi bazı ahlaki sorunlar da buna eklendi. Ben şunu da görüyorum olaylara reel gözle bakanlar daha iyi bir yol tutabiliyorlar. Malezya ve Türkiye örneğinde olduğu gibi.”

Osmanlı ekonomisine baktığımızda ne görüyoruz ?

“Osmanlı ekonomik açıdan iyi bir model değil. Bu durumu bizim kitapta (‘Ahlaki Kapitalizm’, Mustafa Akyol / Murat Çizakça. Ufuk Yayınları) Prof. Dr. Murat Çizakça da ifade ediyor. Osmanlı’da toprak mülkiyeti yok. Her şey devlete ait. Oysa bu İslami bir şey değil.  Piyasanın başarıyı ödüllendiren bir dinamiği var. Bu Osmanlı’da yok. Ama İslam’ın ilk döneminde var. Müslüman tüccar kimliği var. Sonradan bu hal ne yazık ki zayıflamış.  Osmanlı’da gayrimüslimler ticarete atılmış. Geriye köylüler ve bürokratlar kalmış. Bu topraklarda devletten bağımsız burjuvazinin gelişmesi epey yeni bir durum.”

Cumhuriyet döneminde de işadamlarına kuşkuyla bakılıyor. Örneğin İsmet İnönü ekonomide çok devletçi bir politika izlemiştir, serbest piyasaya karşı çıkmıştır. Cumhuriyet neden ticarete yakın durmamış?

“İşadamlarına sınıfına güvensizlik, bunların zapturat altına alınması gibi bir anlayış varlık vergisi ile ortaya çıkar. O dönemdeki karikatürler ve filmlere bakınız, zengin olanın sanki ahlaksız olması gerekiyormuş gibi bir anlayış yaratıldı. Türk sineması bunu anlatır. Zengin olan kendini suçlu hissedecek neredeyse…”

AK Parti’yi iktidara getiren Anadolu tüccarıdır, esnaftır denir. Katılıyor musunuz?

“Tek neden değil belki ama AK Parti’ye güç katan, O’na sermaye açısından omuz veren evet bu sınıftır. Bu sınıfın dünyaya açılma gayreti de AK Parti’nin daha küresel bir parti olmasının sebebidir. AK Parti’nin bugün hala rasyonel olan yanlarından birisi hiç kuşkusuz ekonomiye önem vermesidir. Parti yönetimi piyasaya değer veriyor. Geçmişte böyle değildi Türkiye. Piyasayı hiç önemsemeyen bir anlayış hakimdi. Yakın dönemdeki darbe girişimlerine bakınız, hepsinin ekonomi politiği felakettir. Darbecilerin zihniyeti piyasadan çok uzaktır. Niye darbe olmadı diye sorarsanız tabii ki Ergenekon ve Balyoz soruşturmalarının çok önemli payı var ama ekonomik bir nedeni de var darbe olmamasının. Kapitalizm sayesinde darbe olmadı Türkiye’de. Çünkü darbeciler biliyordu ki darbe olsaydı Türk ekonomisi yok olurdu. 1980 yıllarının ekonomisi yok artık. Tankları orta yerde kolay gezdiremezsiniz artık. Bu kapitalizm sayesinde medya, teknoloji ve Anadolu gelişti.”

AK Parti son dönemde ekonomide daha devletçi bir politika mı izliyor?

“Rekabetin yerine adam kayırmacılığın alması bir problemdir. Siyasi iktidara fikri yakınlıkla belirlenen bir ekonomi yanlış yere gider. Bu, rekabeti öldürür. Laik bir işadamı ile muhafazakar bir işadamı aynı ihaleye giriyorsa ve laik adamın teklifi daha başarılı ise ama diğeri sırf muhafazakar olduğu için bunu kazanıyorsa bu rekabeti öldürür. Türkiye’de bunlar oluyor diye bazı izlenimler var. En büyük sorunlarımızdan birisi bu bizim. Hısım, akraba, dost ve eş durumundan sağlanan torpilin sürekli olarak kaliteyi öldürmesi. Bu durum üniversiteye hoca atamalarında bile var. ABD’nin dünyanın en büyük ülkesi olmasının sırrı buradadır. Onlarda yoktur böyle şeyler.”

Ekonomideki kalkınma demokrasiyle taçlanabildi mi?

“Türkiye ekonomide henüz zirveye oynayacak donanıma sahip değil. Türkiye’den hiç icat çıkmıyor. Buluş üretemiyoruz. Patent sayımız çok düşük. I-Phone’u biz üretmiyoruz. Marka değeri yaratamıyoruz. Tüketim markası yok bizden. Türkiye’den şarkı da çıkmıyor. Güney Koreli bir adamın şarkısı tüm dünyada patladı mesela.  Yaratıcı bir toplum değiliz biz. İş-güç yapıyoruz, ticaret yapıyoruz ama sıfırdan bir marka yapamıyoruz. Yaratıcılığı doğuran bir zihinsel ortam yok Türkiye’de. Orhan Pamuk Nobel aldı adam kimseye yaranamadı. Biz tek tipçi bir toplumuz, yaratıcılığı yükselten adamları aşağıya çekiyoruz. ‘İcat çıkarma’ diye bir sözümüz var. Yerel yaşıyoruz biz bu dünyayı… ”

Ahlaklı kapitalizme nasıl varabiliriz ?

“Aday kayırmayarak, imzaladığınız anlaşmalara sadık kalarak, işçilerinize haklarını tam olarak vererek olur ahlaklı kapitalizm. İşçiler güvenli şartlarda çalışmalılar. İş kazalarında Avrupa şampiyonuyuz. Devletin madenlerinde durum daha beterdi gerçi. Türkiye o kadar enteresan ki arabalar için üretilen emniyet kemerinin tokası satılıyor bizde ayrı olarak. Avrupa’da bunu yapsanız adama deli derler. Yani, kapitalizmin tek başına ahlaklı veya ahlaksız olması değil önemli olan; insanın ahlaklı olup olmaması.”

Darbecilerin zihniyeti piyasadan çok uzaktır. Niye darbe olmadı diye sorarsanız tabii ki Ergenekon ve Balyoz soruşturmalarının çok önemli payı var ama ekonomik bir nedeni de var darbe olmamasının. Kapitalizm sayesinde darbe olmadı Türkiye’de. Çünkü darbeciler biliyordu ki darbe olsaydı Türk ekonomisi yok olurdu.

Ahlaklı demokrasiye varabilecek miyiz ?

“Geleneksel ahlakımız çok iyi düzeyde. Babaya saygı, anneye saygı, din ve vicdan gibi. Ama yeni bir dünya içinde yaşıyoruz ve o dünyanın ahlakı bizim yaşantımıza oturmuş değil. Trafiğe bakınız. Bizim dinimizde yoldaki taşı kenara kaldırmak vardır, benim rahmetli dedem yapardı bunu. Ama bizim trafiğimize bakın. Yol vermemek, kırmızı ışıkta geçmek. Nerede kaldı bizim İslam ahlakımız ? Çok ahlaklıyım diyen bir adam trafikte yüz kişinin hakkını yiyebiliyor. Modern toplumun gereklerine göre bir ahlak anlayışı geliştirmiş değiliz. Aynı hoyratlık siyasette de var. Siyasetin dili son derece kaba. Haksız suçlamalar var. Bizde herkes birbirine vatan haini diyor. Bu ahlaksızlık değil midir ? Biz ahlakı modern hayata yansıtabilmiş değiliz.”

MUSTAFA AKYOL KİMDİR ?

1972 Ankara doğumlu olan gazeteci-yazar Mustafa Akyol, lise öğrenimini TED Ankara Koleji, Nişantaşı Anadolu Lisesi ve Özel Tercüman Lisesi’nde tamamladı. 1996’da Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi Bölümü’nden mezun oldu.

Boğaziçi Üniversitesi  Atatürk Enstitüsü’nde “Kürt Sorununun Kökeni”  konulu master  tezi hazırladı. 2006 yılında bu tezi genişleterek “Kürt Sorununu Yeniden Düşünmek: Yanlış Giden Neydi ? Bundan Sonra Nereye?” adında bir kitap çıkardı.

Türkiye, İslam dünyası, İslam ve modernite; Kürt sorunu; bilim, din ve ateizm; din, devlet ve laiklik gibi konularda yazılar yazan Akyol’un İngilizce makaleleri çeşitli Batılı yayın organlarında yayınlanmaktadır.

Mustafa Akyol, halen Star ve Hürriyet Daily News gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. 
Gazeteci- yazar Taha Akyol’un oğludur.

turcomoney,01.09.2013

Bu Yazıyı Paylaşın

Önceki İçerikOrtadoğu’yu dizayn hakkı
Sonraki İçerikYeni sınav sistemi

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,719TakipçilerTakip Et