İnsan mı din için? Din mi insan için?

Bazı bireylerin ve grupların yaşamında din hiç yer almazken, bazılarının yaşamının merkezinde yer alıyor ise, din ve onun etrafında insanlar var…

Din (inanma- tapınma) insanların çoğunluğu için bir ihtiyaç. Tek tanrılı dinlerden önce de insanlar korktukları ya da menfaat bekledikleri şeylere tapınmışlardır.

Her dinin farklı öğretileri olmakla beraber, insanî değerler; ahlâk, dürüstlük, kul hakkı, cinayet, zina vs konularında ortak vurguları dikkat çeker.

Peki, insan olmazsa din olur mu?

Din insana gönderilmişse, insan olmadan dinin bir anlamı kalmıyor gibi…

Din insanın ihtiyaçları arasındaysa, yaşamımızda nereye yerleştireceğiz dini? Sorgulama ve gözlemlerim sonucu şu kanaatlere vardım:

– Yaşamı merkeze oturtmalıyız. O varsa her şey var ve anlam kazanıyor. Çünkü her şey hayata hizmet ediyor…

– Yaşam sahibi insanın temel ihtiyaçları arasına “inanmayı” da ekleyebiliriz.

– Dinin bir hedef değil, insanın kendi varoluşunu gerçekleştirmek için vasıta olduğunu idrak edelim.

– Dinlerin temel hedefinin yaratıcıyı bildirmek, farkındalık yaratmak ve ERDEMLİ İNSAN yetiştirmek olduğunu anlayalım.

– Ahlâkla bütünleşmemiş dinî ritüellerin bizi “kurtarmayacağını” bilelim.

– Aşırı dinî ritüel ve sevap kazanma hırsının bencilliğin farklı bir versiyonu olduğunu fark edelim.

– Sadece, “din için yaşamak” söylem ve icraatlarının bizi “gerçek hayattan” koparacağı gerçeğini görmeliyiz.

Velhasıl, din eğitiminde ” önce AHLÂKLI İNSAN” hedeflenmelidir.

Dini olan, ama ahlâkı olmayan milyarlarca insanın olduğunu unutmayalım.

Din bir amaç değil, insan da onun aracı değildir. İnsanın olgunlaşma ve ahlâkını tamamlama sürecinde din bir vasıtadır…

Dinlere yüklenen misyon sevgi, barış, paylaşım, hoşgörü, hakka-hukuka dikkat etmek; adaletli bir duruşa vesile olmaktır.

Dinler yaşamı zorlaştırmak değil, kolaylaştırmanın bir aracı olmalıdır. Ötekileştiren değil, bütünleştiren bir çatı işlevi görmelidir. Özellikle, İslamiyet öğretisinin BARIŞ olduğu gerçeğini unutmamalıyız. Barış demek engin bir hoşgörü, başkalarını olduğu gibi kabullenme, dayatmama, sevgi, merhamet, şefkat, paylaşım gerektirir. Bu ilkeleri ana referans noktası yapmak her Müslümanın görevidir.

Bu Yazıyı Paylaşın

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,734TakipçilerTakip Et