Fikirler niye savunulur?

İnsanlar fikirleri niçin benimser, dillendirir, savunur? Beklediğimiz cevap şu: Doğru buldukları için. Doğru yerde durduğuna inandıkları kişiler tarafından ortaya konuldukları için. Ellerindeki bilgiler ve deliller o fikirleri desteklediği için. Sahip oldukları teorik perspektif o fikirleri diğerlerinden daha isabetli ve daha kuvvetli gösterdiği için. O fikirlerin insanlığa daha faydalı olacağını düşündüğü için. Bunların biri veya hepsi yüzünden insanlar bazı fikirleri benimser, destekler bazı fikirlere karşı çıkar, onları tenkit eder.

Ancak, Türkiye’de fikirlerin savunulmasında gerekçe olarak –hem de hayli sık-  gösterilen bir şey daha var: Menfaat. Birçok kimse hoşlarına gitmeyen fikirleri savunanları satılmış olmakla, şahsî çıkar için kimi fikirleri savunmakla suçluyor. Bu yaklaşım siyasî yelpazenin her kanadında tezahür edebiliyor. Solcular solcuları, sağcılar sağcıları veya şu veya bu fikirdekiler karşı fikirlerdekileri bu şekilde topa tutabiliyor. Ancak, bu yaklaşım eleştirilen kimselerin motivasyonlarını açıklamaya da görüşlerini çürütmeye de yetmiyor.  Ayrıca, onu kullananların da düşebileceği bir tuzak teşkil ediyor. Eğer fikirlerin maddî menfaat karşılığında savunulabileceğine inanılıyorsa hiç kimse bu tür ithamlardan masun kalamaz. Hepimiz insanız ve benzer karakter özelliklerine sahibiz. Herkes bir gün benzer şeylerle itham edilebilir. Hayek, Kölelik Yolu’nun yeni baskılarından birine yazdığı bir önsözde, kitabı menfaat karşılığı yazdığını iddia edenlere karşı, neden kendisinin bu tür bir suçlamaya onu bu şekilde eleştiren insanlardan daha fazla uğratılması gerektiğinianlayamadığını ve anlamlandıramadığını söyler.

Bizde alışkanlık oldu artık, hep ‘zor zamanlardan geçiyoruz’. Bu tür dönemlerde, insanların fikirleri yüzünden suçlanması, para için, maddî menfaat karşılığında yazıp çizmekle itham edilmesi daha kolay oluyor. Bunu yapanlar da buna yönelik acayip bir iştah sergiliyor. Bu tür saldırılarla en çok karşılaşanlardan biri olduğum için bunun ne demek olduğunu iyi biliyorum. Ancak, bu tür saldırılara ne kadar maruz kalmış olursam olayım, ben kendim muarızlarımı ve hatta hasımlarımı bu tarz bir yaklaşımla pek eleştirmedim. Bunun yapılmasını hoş karşılamadım, teşvik etmedim. Başkalarına, özellikle öğrencilerime, gerek derslerimde gerekse bir araya geldiğimiz diğer ortamlarda, daima, tartışmalarda kişilerle ve kişiliklerle değil fikirlerle uğraşmalarını tavsiye ettim. Kişiliklerle uğraşmanın bizi haklı çıkaramayacağını ve iyi noktalara taşıyamayacağını anlattım.

Başka bir nokta daha var. Diyelim ki biri bir fikri bir menfaat –para, mevki, makam vs.- karşılığında savunuyor. Bunun ortaya çıkması veya ispatlanması o kişi tarafından savunulan fikri yanlışlamaz, hatta zayıflatmaz. Olsa olsa ilgili şahsın tavrıyla, davranışlarıyla, ilişkileriyle ilgili bir bilgi sahibi olmamızı sağlar. Bir fikir, ne için savunuluyor olursa olsun, fikirdir ve ancak bir başka fikirle veya fikirlerle karşılanabilir, çürütülebilir, geçersizleştirilebilir. Bu da fikir oluşturma çabası içine girmeyi gerektirir. Zor iş. Fikir sahiplerini fikrin içeriğiyle alâkasız şeylerle karalamanın ve böylece diskalifiye etmenin rahatlığı varken fikirleri analiz etme ve karşı fikirler geliştirme işine girişmek zihin tembeli ve düşünce fakiri birçok kişiye hiç te cazip görünmüyor.

Ne için savunuluyor olurlarsa olsunlar her konuda daha fazla fikre ve onların sahibi ve aracı olacak fikir insanlarına, fikir ortamlarına ihtiyacımız var. Ancak zıt fikirlerin etkileşimiyle yanlışları ayıklayabilir ve hayatımıza her alanda katkıda bulunacak fikirlere ulaşabiliriz.

Yeni Yüzyıl, 21.04.2016

http://www.gazeteyeniyuzyil.com/makale/fikirler-niye-savunulur-2064

Bu Yazıyı Paylaşın

Önceki İçerikİlk AŞK Beşiktaş
Sonraki İçerikSığınmacı dostlarıma

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,726TakipçilerTakip Et