Ekonomi Teorisi mi? Komplo Teorisi mi?

Petrol fiyatlarındaki düşüş devam ediyor ve ham petrol varil fiyatı 36 dolar seviyelerine kadar indi. Fiyatın Temmuz 2008’de 147 dolar olduğunu hatırlarsak düşüşün büyüklüğü ortaya çıkıyor. En son Aralık 2008’de fiyat, küresel ekonomik kriz nedeniyle bu seviyeleri görmüştü.

En büyük petrol rezervleri sıralamasında Venezüella ( global rezervlerin % 20’si), Suudi Arabistan ( %18), Kanada (%13) ve İran (%9) başta gelen ülkeler. Bunları Irak, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Rusya, Libya ve Nijerya takip ediyor. Petrol fiyatlarındaki düşüşün en fazla kaybedenleri ise Venezüella, İran, Nijerya, Brezilya ve Rusya olarak belirtiliyor.

Pekala niçin son dönemde petrol fiyatları bu kadar hızlı ve bu kadar büyük düşüşler yaşadı?

Aslında petrol fiyatlarındaki düşüşü açıklamaya yönelik yaklaşımlar iki grupta toplanıyor. Birinci grup “ekonomi teorisi”  çerçevesinde, diğer grup ise “komplo teorisi” çerçevesinde konuya açıklık getirmeye çalışıyor. Birinci yaklaşım “reel ve bilimsel”, ikinci yaklaşım “kurgusal ve çekici”.

Ekonomi Teorisi çerçevesinden bakarsak Petrol fiyatlarındaki  düşüşün temel nedeni küresel piyasada yaşanan arz fazlası. Fiyatları düşüren arz yönlü etkenlerin bir kısmı şunlar: Son 6 yıl içinde ABD petrol üretiminin neredeyse ikiye katlanması, ABD’de yeni-ucuz teknolojiler sayesinde kaya petrolü üretiminin artışı, Irak ve Libya’daki petrol üretiminin ve ihracatının artması, , Kanada gibi oyuncuların petrol üretim ve ihracatının artması, OPEC’in üretim kotasını azaltmaması ve üretimi kısmaması, kızışan rekabet ortamında  “gelir ihtiyacı- düşük fiyat” ikilemi karşısında kalan üretici ülkelerin zorunlu olarak petrol pompalamaya devam etmesi.

İşin talep yönüne bakıldığında ise petrol talebini düşüren faktörlerin bir kısmı şunlar: global ekonominin içinde bulunduğu durgunluk, dünyanın en petrokolik ülkesi olan Çin’in ekonomik durgunluğa girmesi, Japonya ve Euro bölgesindeki ekonomik sorunlar,  ABD’nin talebindeki düşüş, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının teşviki ve enerji verimliliğini destekleyen politikaların petrol tüketimini gerileterek global petrol bağımlılığını düşürmesi.

Konuya Komplo teorileri çerçevesinden bakarsak bir çok senaryonun konuşulduğunu söyleyebiliriz.

Rusya’yı cezalandırmak için Suudi Arabistan ve ABD arasında bir “gizli anlaşma” yapıldı ve bu iki ülke petrol fiyatlarını bir plan dahilinde aşağı çekiyorlar. Sebep, Ukrayna ve Suriye.  Ayrıca, Rusya’nın güçlü silahlarla donattığı Esad, Suudi kralı Salman’ın en büyük düşmanı.

OPEC’i kontrol eden Suudilerin en büyük rakibi Rusya. Petrol bolluğu ve fiyat düşüşü, Rusya’nın Suudilerden pazar payı (özellikle sektörün en hızlı büyüyen Çin pazarını)  çalmaya ilişkin bir teşebbüsüne Suudilerin cevabı.Yedek üretim kapasitesi çok güçlü olan Suudi Arabistan ABD’nin de desteğiyle rakiplerini piyasadan silmeye çalışıyor.

İran nükleer anlaşma için sıkıştırılıyor. İranla bir nükleer anlaşma yapılması ve yaptırımların kalkması, Dünya’nın en büyük rezervlerinden birine sahip İran’ın dünya petrol piyasalarına tamamen geri dönüşü anlamına geliyor. Bu durum Rusya’ya ciddi zararlar verirken,  en çok ABD’ye yarayacak ve ABD ekonomisini canlandıracak.

Obama kaya petrolü endüstrisini baskılamak için Suudilerle petrol bolluğu yaratma konusunda anlaştı. Kaya petrolü bolluğu yenilenebilir enerjilerin gelişimini tehdit edebilir ve ABD’nin sera gazı emisyonlarını azaltmasına engel olabilir. YaniABD, çevre karşıtı projeleri engellemek için petrol bolluğunu kullanıyor.

ABD burnunun dibinde güçlü ve kendisine rahatsızlık veren, Küba gibi düşmanlarına destek sağlayan bir Venezüella istemiyor. Onu cezalandırıyor.

Hangisi mi doğru? Tercih sizin…

Yeni Yüzyıl, 17.12.2015

Bu Yazıyı Paylaşın

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,724TakipçilerTakip Et