Doğacak güneşe “doğ” demek

Doğru olan, İmralı görüşmeleriyle yeni anayasa yapım sürecinin aynı döneme denk gelmemesi, anayasanın şimdiye kadar bitirilmiş olmasıydı.

Eğer öyle olsaydı, şimdi bazı BDP ya da PKK sözcülerinin çıkıp, AK Parti’nin zaten uzun süredir savunduğu ve artık gerçekleştirmek üzere olduğu kimi anayasal reformları“Öcalan’ın talepleri” gibi ortaya koyması; “Sayın Öcalan anayasadaki vatandaşlık tanımının şöyle olmasını, yerel yönetimlerin yetkilerinin böyle olmasını istiyor”diye konuşması da mümkün olmayacaktı. Öcalan’la görüşmeye giden BDP heyetinde Anayasa Komisyonu’ndan iki kişinin olmasına özel anlamlar atfedilmeyecek; sanki bu kişiler oraya Öcalan’la birlikte anayasa yazmaya gidiyorlarmış gibi bir hava yaratılamayacaktı.

Her neyse, doğacak güneşe “doğ” demek kendilerini iyi hissetmelerini sağlayacaksa, varsın desinler, biz bu üslubu da susarak geçiştirebiliriz.

Ama bizim bir şeyi aklımızdan çıkarmamamız lazım: Biz bu anayasayı kendimiz için; daha demokratik bir Türkiye için, Kürtler ve Türkler arasındaki gönüllü beraberliği pekiştirmek için yapıyoruz. Bu ülkede Anayasa’nın 66. Maddesi’nin değiştirilip hiçbir etnisiteye atıf yapmayan yeni bir vatandaşlık tanımının getirilmesi için yürütülen demokratik mücadelenin on yıllara dayanan bir geçmişi var.

Yazının devamını Bugün Gazetesi‘nden okuyabilirsiniz.


Bu Yazıyı Paylaşın

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,725TakipçilerTakip Et