Çok Eşlilik Liberal Açıdan Savunulabilir Mi?

Liberal teori, birbirinden farklı birçok yaşam tarzını ve ilişkiyi devlet müdahalesi olmadan bireylerin özgürce seçimleri sonucunda hiçbir baskı altında kalmadan yaşamalarının yollarını ve imkanlarını oluşturmanın peşinde olan bir düşünce sistemidir. Ancak insan ilişkilerinin kompleksliği ve çeşitliliği bütün insan ilişkileri için standart bir norm veya prensip ortaya koymaya imkan vermemektedir. Çok eşliliğin legalleştirilmesine dair tartışmalar, insan ilişkilerini tek bir prensip içine sokmanın zorluğuna iyi bir örnek teşkil etmektedir. Bugün dünyanın birçok kültüründe ve dininde çok eşlilik geniş bir olgu olarak yaşanmaktadır.Ancak çok eşliliğe liberal açıdan nasıl yaklaşılacağına dair çok yönlü tartışmalar yapılmasına rağmen çok eşliliğin özgür ve çoğulcu bir toplumda legalleştirilmesi sorusuna net bir cevap verilmiş değildir. Bir liberal olarak teorik ve ilkesel düzeyde çok eşlilik dahil her türlü sivil ilişkinin serbest olmasını savunmama rağmen çok eşli evlilik konusunda önemli endişelerim ve rezervlerim bulunmaktadır.

Çok eşliliğin yasallaşmasını savunanların öne sürdüğü en temel argüman şudur: Erkeğin cinsel arzularını tek bir kadın tatmin etmeye yetmemektedir, bundan dolayı erkek birçok kadını eş alabilmelidir. Bu argümanı insan onuruyla bağdaştıramıyorum. Kadın ve erkek biyolojik farklılıklarına rağmen insan onuru açısından eşittirler. Cinsel ihtiyaçlarını tatmin etmek için erkeğin birçok kadın alabileceğini savunan yaklaşım, aslında erkeğin ve kadının insan onuru açısından eşitsizliğini savunmaktadır.
Kadın ve erkek arasındaki ilişkiler sivil ve bireysel olmalıdır. Devlet, kadın-erkek arasındaki duygusal, cinsel ve kişisel ilişkilere müdahale etmemelidir. Başka bir ifade ile devletin yatak odasında hiçbir işi yoktur. Özel hayatlarında bireyler karşı cinsle nasıl ilişki kuracaklarına kendileri karar vermelidirler. Yetişkin bireyler, özgür seçimleriyle kendi özel ilişkilerini kendileri belirlemelidirler. Devleti maksimum düzeyde kadın ve erkek arasındaki ilişkiden  uzak tutmak bireysel özgürlüklerin olmazsa olmazıdır.Tek eşli evlilikler dahil her türlü ilişki her şeyden önce bireysel ve sivil birliktelik olarak anlaşılmalıdır.

İnsanların cinsellik ve evlilik hayatları düz bir çizgi şeklinde gerçekleşmemektedir. Evli olan birçok insan, eşlerinin dışında başka kadın ve erkeklerle ilişki kurabilmektedirler. Bu ilişkilerde tarafların adının metres, sevgili veya imam nikahlı eş olmasının hiçbir anlamı yoktur. İnsanlar dini veya din dışı gerçeklerle evlilik dışı ilişkilerine isimler bulabilirler ve onları meşrulaştırmaya çalışabilirler. Erkeklerin evlilik dışı ilişkilerinin varlığını ve yaygınlığını tanımak ile evlilik dışı ilişkilerin varlığının çok eşli evliliğin legalize edilmesini gerektiğini söylemenin iki farklı şey olduğunu düşünüyorum. Evlilik dışı ilişkiler, özel ve bireysel ilişkiler olarak kalabilir, ancak bunun çok eşli evlilik şeklinde legal olarak kurumsallaştırılmasını doğru bulmuyorum.Her özel ilişkinin legalize edilmesine gerek olmadığı gibi, çok eşlilik gibi ilişki biçimlerinin kriminalize edilmesine de gerek yoktur.

Liberal düşünce için asıl olan bireydir. İnsanın kendisi liberal düşüncede en yüce değerdir. İnsana verdiği yüksek değerden dolayı liberal düşünce bireyin kendisi için uygun gördüğü yaşam tarzını seçmesini ve yaşamasını savunmaktadır. Ancak karşımızda çetin bir soru durmaktadır: Çok eşli evlilik gibi bireyi değersizleştiren, bireysel özgürlükle bağdaşmayan gelenek, uygulama ve ilişkilere liberal düşünce bireye değer verdiği gibi değer vermek zorunda mıdır? Ben bireye değer vermenin zorunlu olarak onun her türlü ilişkisini meşrulaştırmayı gerektirdiği kanaatinde değilim.

İslam, Mormonluk, Hıristiyanlık ve Yahudilik gibi bazı dinlere mensup kişiler, çok eşlilik uygulamasını dinin bir emrinin ifası olarak değerlendirmektedirler. Tarihsel ve kültürel mirasın bir uygulamaya izin vermesi, o pratiği tek başına meşru yapmaya yetmemektedir. Liberal düşünce, din yerine bireyin özgürlüğünü ve hakkını korumaktadır. Bireyin onuruna ve özgürlüğüne zarar veren bir uygulama savunulamaz. Çok eşlilik, tarihsel ve kültürel olarak dünyanın birçok yerinde uygulanmasına rağmen, kadının kişiliğine, onuruna ve özgürlüğüne zarar vermektedir.

Çok eşliliğin legal hale getirilmesini savunanlar, din özgürlüğü argümanına çoğu zaman müracaat etmektedirler. Amerika’da çok eşliliğin legal hale getirilmesini talep eden Mormonlar, çok eşliliğe izin verilmesinin din özgürlüğünün bir gereği olduğunu düşünmektedirler. Çok eşliliğin, din özgürlüğü kapsamında ele alınması gerektiğini düşünmüyorum. Çok eşlilik, dinin tarihsel ve kültürel mirası içinde yer alan birçok uygulamadan biri olabilir. Ancak bu uygulama, dinin bir gereği olmaktan ziyade kültürel ve sosyal bir gelenek olarak uygulanmaktadır. Din ve vicdan özgürlüğü kapsamına çok eşlilik gibi insan onuruyla bağdaşmayan uygulamaları sokmak, din özgürlüğü başta olmak üzere bireysel özgürlüklerin ortadan kaldırılması gibi bir sonuç verebilir. Bireysel özgürlüklerin çok evlilik gibi iliberal pratiklere karşı nasıl korunacağı önemli bir soru olarak karşımızda durmaktadır.

Bireysel tercihe dayandığı ve özgürce bu ilişkiyi sonlandırmaya imkan verdiği sürece çok eşliliğin tolere edilebili illiberal nitelikte alternatif bir yaşam tarzı olduğu iddia edilmektedir. Teorik olarak çok eşliliğin bireysel tercihe dayanması ve tarafların bu ilişkiyi istedikleri zaman sonlandırması mümkündür. Ancak pratikte çok eşlilik uygulamaları, özgür bireysel tercihler sonucu oluşmamakta ve çok eşli evliliklerden kadınlar kolaylıkla kurtulamamaktadırlar. Çok eşlilik, bireysel tercih yerine çoğunlukla daha çok dinsel, geleneksel, sosyal ve kültürel bir dayatma sonucu uygulanmaktadır. Bireysel seçimi ve bireyin serbest çıkış hakkını pratikte yok eden çok eşlilik uygulamasının legalize edilmesine yeşil ışık yakmak kolay değildir.

Çok eşlilik uygulamasını ‘tek erkek, birçok kadın’ şeklinde formüle edebiliriz. Bu uygulama kişinin bireyselliğine, bireysel gelişimine ve bireyin kendisini toplumsal hayatta tezahür ettirmesine ket vurmakta, zayıflatmakta ve engellemektedir. Çok eşli yaşam tarzında kadınların özgünlükleri ve özgürlükleri çoğu zaman ortadan kaldırılmakta, kocanın otoritesindeki ataerkil bir yapı içerisinde kadının bireyselliği ezilmektedir. Çok eşlilik uygulaması, kadının bireyselliğini, onurunu ve özgürlüğünü tehdit ettiği gibi özel ve toplumsal olarak nitelenen alanları da ortadan kaldırmaktadır. Çok eşlilik yaşamda bireye kişisel olarak nitelenebilecek bir alan neredeyse kalmamaktadır. Özel alanı olmayan bireyler, doğal olarak toplumsal olana kendi bireyselliklerinden bir şey yansıtmamakta, dış dünyada birey olarak var olmanın imkanları kendileri için büyük ölçüde daralmış olmaktadır. Çok eşlilik, bir yaşam tarzı olmanın ötesinde bireyin bireyselliğini, onurunu ortadan kaldıran, yarattığı kültür sayesinde bütün topluma kendisini dayatabilen bir totaliterizm çeşididir. Çok eşlilik totaliteryanizmini, gericilik-ilericilik bağlamında değil, insan onuruna, özgünlüğüne, bireyselliğine ve insani çeşitliliğe oluşturduğu tehditten dolayı karşı çıkıyorum. Yetişkin insanların çok eşlilik gibi bir tercihte bulunmalarının kendi hakları olduğunu düşünüyorum, ancak bu tercihe olan eleştiri hakkımı kullanıyorum.

26.05.2011

Bu Yazıyı Paylaşın

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,734TakipçilerTakip Et