Cafer Solgun – ‘Resmi ideoloji’ ile yüzleşmek sorumluluğu

Toplumsal Olayları Araştırma ve Yüzleşme Derneği (Yüzleşme Derneği), geçtiğimiz yıl 28 Şubat “postmodern” darbesinin yıldönümünde “28 Şubat: Aleviler ve Sünniler Yüzleşiyor” adıyla tarihe not düşen çok önemli bir etkinlik gerçekleştirmişti. Özellikle 28 Şubat müdahalesi konusunda “duygu ve düşünceleri” birbirinden farklı gibi görünen iki kesimi temsilen çok sayıda katılımcı, 28 Şubat müdahalesi üzerinden Sünni ve Alevi toplumun darbeler konusundaki duruşlarını ele almışlardı. Etkinliğin forum bölümünde de her iki kesimden izleyiciler, Yüzleşme Derneği üye ve dostları, ciddi bir “yüzleşme” pratiği sergilemişlerdi.

Yüzleşme Derneği, bu yıl da tarihe not düşen önemli bir etkinlik gerçekleştirdi. “Resmi İdeolojiyle Yüzleşiyoruz” adıyla iki gün (25-26 Şubat 2012 Cumartesi-Pazar) süren bu sempozyum da, katılımcıların ve izleyicilerin de önemle vurguladıkları üzere bir “ilk” oldu. Geniş ve çeşitli bir yelpaze oluşturan katılımcılar, 4 bölüm ve 10 oturum olarak planlanan sempozyumda konuyla ilgili önemli değerlendirmeler yaptılar. Büyük ilgi gören sempozyumun izleyici profili de, tam da olması gerektiği gibi, geniş ve çeşitli bir görünüm ortaya koydu. Aleviler, Sünniler, solcular, Kürtler, kendilerini değişik değer ve duyarlılıklarıyla tanımlayan Türkiye toplumunun bütünlüğü içerisinde yer alan ve resmi ideoloji zihniyetinin Türkiye’nin temel demokratikleşme sorunlarının kaynağını oluşturduğu inancını paylaşan hemen her kesimden Yüzleşme Derneği üye ve dostları, sempozyuma başından sonuna değin katılarak büyük ilgi gösterdi, yapılan sunumları dikkatle dinlediler. Etkinliğin belki de tek eksiği, programın yoğunluğundan dolayı oturumların soru-cevap kısımlarına yeterince zaman ayıramamak oldu.

“Resmi İdeolojiyle Yüzleşiyoruz” sempozyumunun bir “ilk” olmasının en önemli nedeni, ilk defa konunun belirli bir boyutuyla değil, iki gün boyunca, neredeyse bütün boyutlarıyla irdelenmiş olmasıydı. Zira bugüne değin Kürt sorunu üzerinden, Alevi sorunu üzerinden ya da dindarların sorunları üzerinden resmi ideoloji zihniyetiyle ilgili hiç kuşkusuz çok şey söylenmiş, yazılıp çizilmiştir. Fakat herhalde ilk kez bütün sorunların tarafları aynı masa etrafında ve çeşitliliğiyle değerli olan bir izleyici topluluğuna hitap ettiler, görüş ve değerlendirmelerini paylaştılar. Aynı şekilde ilk kez birbirine uzaktan bakan, dolayısıyla birbirinin derdi, sorunu ve taleplerini sahiplenmekten de imtina eden kesimler, sorunlarımızın kaynağına doğrudan işaret eden bir zeminde resmi ideoloji zihniyetini sorgulayan bir etkinliğe katıldılar.

“Devletin Resmi İdeolojisi: Kemalizm”, “Siyaset ve Resmi İdeoloji”, “Medya ve Resmi İdeoloji”, “Kimlik Meselelerimiz ve Resmi İdeoloji” bölüm başlıkları altında; “Anaokulundan Post-doktaoraya ‘Milli’ Eğitim ve Resmi İdeoloji” (Atilla Yayla, Esra Elmas, Halil Berktay, Ufuk Coşkun), “Darbeler Ülkesinin Bekçileri: Ordunun Resmi İdeolojisi” (Akın Özçer, Gürcan Onat, Sevtap Yokuş), “Yargının Resmi İdeolojisi” (Mithat Sancar, Orhan Kemal Cengiz, Osman Can), “Kemalizm ve Sol Siyaset” (Chris Stephenson, Oral Çalışlar, Oya Baydar), “Kemalizm ve Sağ Siyaset” (Hamza Türkmen, Mustafa Akyol, Tanel Demirel), “Resmi İdeolojinin Halkla İlişkiler Departmanı: Türkiye’de Medya” (Ergun Babahan, Yavuz Baydar, Yıldıray Oğur), “Kürt Sorunu ve Resmi İdeoloji” (Bejan Matur katılamadı, Gülçin Avşar, Erkan Şen, Vahap Coşkun), “Sünni Müslümanlar ve Kemalizm” (Bahadır Kurban, Bilal Sambur, Ergün Yıldırım, Hilal Kaplan), “Aleviler ve Kemalizm” (Ali Kenanoğlu, Bülent Bilmez, Hasan Ali Düzgünkaya, Şenol Kaluç), “Azınlıklar ve Kemalizm” (Ali Bayramoğlu, Ayhan Aktar, Mihail Vasiliadis, Rober Koptaş) oturumları yapıldı.

Sempozyumun duyuru metninde, etkinliğin ardından Yüzleşme Derneği’nin konuyu gündemde tutmaya devam edeceğine vurgu yapılıyor ve şöyle deniyordu: “Resmi İdeolojiyle Yüzleşiyoruz adını verdiğimiz sempozyumla, konunun doğrudan gündeme gelmesini, tartışılmasını sağlayacağız. Bu tartışmanın, TBMM’nin ‘yeni anayasa’ gündemine de doğrudan etkide bulunmasını öngörmekteyiz. Türkiye’nin yeni, sivil ve demokratik bir anayasaya sahip olmasının, ancak resmi ideoloji zihniyetini aşmasıyla mümkün olabileceğine inanıyoruz. Bu yönüyle, demokratikleşmenin, gelinen nokta itibarıyla resmi ideoloji zihniyetini bütün etki ve sonuçlarıyla tartışmayı artık kaçınılmaz kıldığına inanıyor, buna öncülük edecek bir gündemin oluşmasının önemli bir adımını atmak istiyoruz.” Bu kapsamda, Yüzleşme Derneği, görsel ve işitsel olarak kayıt altına alınan etkinliği kısa süre içerisinde kitaplaştıracağını deklare etmiş bulunuyor.

Resmi ideoloji ile yüzleşmek, resmi ideoloji zihniyetinden arınmak, resmi ideoloji zihniyetini hayatın bütün alanlarına sirayet etmiş bir “düşünüş biçimi” olmaktan çıkartmak, Türkiye’nin içerisinden geçtiği sürecin en temel ve önemli özelliğidir. Bu sürecin bilinciyle hareket etmek, gereklerini yerine getirmenin gayreti içerisinde olmak ideolojik-politik tercihlerimiz hangi yönde olursa olsun, birbirimize ve ortak geleceğimize karşı omuzlamaktan kaçınamayacağımız temel bir sorumluluğumuzdur…

 

Demokrat Haber, 27.02.2012

Bu Yazıyı Paylaşın

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,733TakipçilerTakip Et