Bu çıkmazdan nasıl kurtulunur?

Haziran başından itibaren PKK’nın şiddeti yeniden tırmandırmasıyla artan ölümler Kürt meselesinin çözüleceğine dair umutları bir hayli zayıflatmış bulunuyor. Oysa, bir yıl önce “Kürt Açılımı”nın başlatılması, en azından barıştan yana olan çevrelerde nasıl da iyimser bir hava yaratmıştı!

Besbelli ki, meselenin bu noktaya gelmesinde hükümetin de Kürt tarafının da kusuru var. Hükümet kendi başlattığı “Açılım”ı genişleterek sürdürme konusunda ne yazık ki kararlı bir irade sergileyemedi. Başlattığı girişimin adı konusunda bile çekingen davranan hükümet Açılımın kapsamını epeyce dar tuttu. Bir-iki ufak tefek iyileştirme adımı dışında Açılımın neredeyse hiç kültürel, hukuki ve siyasi boyutu yoktu. Bütün ağırlık PKK’nın “dağdan indirilmesi”ne verildi, ama bu yönde sembolik bir adım olarak Habur’dan gelenlere de sahip çıkılamadı.

Öte yandan, muhtemelen emniyetçilerin telkiniyle başlatılan KCK operasyonları yoluyla AKP, Demokratik Açılımın ruhuna aykırı olarak, Kürtlerin seçilmiş yerel temsilcilerini sürecin dışına itmeye çalıştı. Ulusal düzeyde de parlamentoda temsil edilen BDP/DTP ile görüşme-konuşma konusunda ayak sürüdü. Böylece AKP, Kürt meselesini Kürt siyasi hareketini muhatap almadan çözmeye çalışmak gibi akıldışı bir tutum sergilemiş oldu. Hükümet “Kürt sorununu çözme”nin rantını kimseyle paylaşmak istemiyordu; ama hesaba katmadığı şey, Kürt sorununun Kürt tarafının katkısı olmadan çözülemeyeceği idi.

“Kürt tarafı”na gelince, DTP/BDP de bu süreçte sorumluluk almaktan ısrarla kaçındı. Bu meselede asıl muhatabın kendisi olmadığına dair verdiği mesajlarla kendi kendisini -kendisinin bir siyasi aktör olduğunu- inkâr etmiş oldu. PKK’yla birlikte BDP Kürt sorununun çözümünü Öcalan’ın kişisel durumunun iyileştirilmesiyle özdeşleştiren bir yol izledi. Mamafih, bunda hükümetin özetlediğim yanlış tutumunun da etkisi olmuştur. Hükümetin izlediği yol, onun niyetinin PKK’nın “dağdan inmesi”nin uygun şartlarını hazırlamak olmayıp onu “tasfiye etmek” olduğu izlenimi verdi. Oysa, BDP “yanlış” bir politika izlemiş olsa da ve PKK’nın muhatap alınması “resmen caiz” olmasa da; eğer barışa ulaşılacaksa hükümetin savaşın diğer “taraf”ıyla ve onun siyasi uzantısıyla bir şekilde temasa geçmesinden başka yol yoktu/r.

Her ne hal ise, şimdi gelinen noktada mesele bir çıkmaza girmiş gibidir. Devlet ve hükümet PKK’yı askeri araçlarla yok etmek için uğraşırken, PKK da kendisini çözüm sürecine dahil etmeyen bir Açılımın başarılı olamayacağını kanlı bir şekilde göstermeye çalışıyor. Adeta yeniden başa dönmüş gibiyiz. Bu çıkmazdan kurtulmak ise özellikle hükümet için hiç de kolay görünmüyor.

Çıkış yolu olarak hükümete Demokratik Açılımı daha büyük bir kararlılıkla ve kapsamını genişleterek sürdürmesi tavsiye ediliyorsa da, bunun da zorlukları var. Bir kere, PKK saldırıları devam ettiği sürece hükümetin bu yönde bir adım atmasına imkân yok. Ama öte yandan hükümet böyle bir adım atmadan da PKK’nın yeniden “ateşkes” ilân etmesini beklemek gerçekçi değil.

AKP’nin başka bir zorluğu da içte ve dışta siyaseten zor bir dönemden geçiyor olması. Yüksek yargı Ergenekon davaları sürecini akim bırakmaya ve hükümeti kuşatma altına almaya çalışıyor, Anayasa Mahkemesi anayasa değişikliklerini kısmen de olsa iptal etme kararı verebilir. Muhalefetin bir kanadı (MHP) milliyetçi-devletçi retoriğini tırmandırarak hükümeti köşeye sıkıştırmaya çalışırken, diğeri (CHP) Kürt meselesinde bir türlü barışçı çözümden yana net bir tutum alamıyor.

Yine de BDP ve PKK tarafının bu meselede hesaba katması gereken hayati bir gerçek var: Eğer Kürt sorununun barışçı yoldan çözülmesini sahiden istiyorlarsa, mevcut şartlarda her şeye rağmen bunu halâ sadece AKP’yle işbirliği yaparak gerçekleştirebilirler. Aynen, AKP’nin de bu meseleyi BDP ve PKK’yı dışlayarak çözmenin mümkün olmadığını anlamak zorunda olması gibi.

Daha fazla kan ve gözyaşı olmasın ve bu çatışma -Allah korusun- sahici bir iç savaşa dönüşmesin isteniyorsa, her iki taraf da artık sorumluluğunu idrak etmelidir.

Star, 26.06.2010
 

Bu Yazıyı Paylaşın

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,735TakipçilerTakip Et