Yargı reformuyla ilgili beş yanlış

Aslında yanlış çok, ama beşine yerimiz var.

***

“Yüksek yargı organlarının üyelerini parlamentonun seçmesi, yargıya müdahaledir”.

Değildir.

Bu, yargı erkinin demokratik yoldan belirlenmesidir.

Demokratik sistemler yargı erkini belirlemeyi hiçbir zaman bir zümreye, gruba ve bu kapsamda bürokratlara bırakmazlar.

Yargıya müdahale nedir biliyor musunuz?

Karar öncesi muhtıra vermek, yargıçları toplayıp irtica tehlikesi hakkında brifing vermek, Ergenekon Davasına bakan savcıların görev yerlerini değiştirmeye kalkışmaktır.

Neyse ki böyle şeyler bizde hiç olmuyor!

***

“Demokratik belirleme yargıyı siyasallaştırır”.

Siyasallaştırır da ne olur? Yüksek yargıda bir görüş ağırlıklı hale mi gelir? Şimdi “ağırlıklı”dan da kötü bir durum, ideolojik homojenlik sorunu yok mu?

Yargıtay, Danıştay ve HSYK’da CHP’nin diliyle konuşmayan kaç üye tanıyorsunuz? Yargıtay Başkanı Gerçeker hiç sıkılmadan “yandaş yargı” gibi laflar ediyor. Bundan daha politik bir dil olabilir mi?

Yine soralım, siyasallaştır da ne olur? Açıkça hukuka aykırı ve taraflı kararlar mı çıkar? İnsaf için söyleyin, “367”den ötesi var mı?

***

“Böyle bir sistem kuvvetler ayrılığına aykırıdır”.

Yanlış. Asıl mevcut durum kuvvetler ayrılığına aykırı.

Çünkü kuvvetler ayrılığı, yasama, yürütme ve yargının üçünün de kaynağını ve meşruluğunu toplumdan almasını, sonra dönüp birbirini denetlemesini gerektirir. Bizde ilk ikisini toplum, üçüncüsünü yargı bürokratları kendileri belirliyor.

Şimdi bir de Anayasa Mahkemesi “yargı darbesi” yaparak TBMM’ye ait “nihai buyurma

yetkisi”ni de fiilen kendi üstüne geçirdi ki, artık halkın belirlediği yasama ve yürütmenin, halkın belirlemediği yargıya tabi kılındığı daha bir evlere şenlik “kuvvetler ayrılığı”mız var!
***

“Demokrasi bilincimiz Avrupa düzeyinde değil, o yüzden bizde demokratik seçim uygulanmamalı”.

Halkı reşit kabul etmeyip, bize demokrasiyi çok gören Kemalist önyargı bu. Bu hesaba göre bir gün birileri halka “artık sen oldun” diyecek ve biz de yüksek yargıyı demokratik rejimler gibi belirleyeceğiz!

Bürokratlara bırakacak olursak o günün hiçbir zaman gelmeyeceği açık. Dahası, onların halka bu icazeti verdikleri bir sistem de demokrasi olmaz.

Dahası, toplumun üç vakte kadar CHP tarzı yargıçları çoğunluğu oluşturacak biçimde seçmesi mümkün görünmediğine göre, onlara kalsa demokratik işleyişe hiç geçemeyeceğiz demektir.

***

 “Şimdilik bir kısmını seçimle göreve getirelim, ileride çoğunluğunu seçilmişlerden oluştururuz”.

Bu da Hükümetin yanılgısı.

Onca emek zahmet, onca gerilimi göze alıp “reform” yapacaksınız, ama yüksek yargı hala atanmış üye ağırlıklı olmaya devam edecek, öyle mi? Dahası eksik reform, bu adaletsiz yapı ve işleyişe sahte bir meşruluk görüntüsü sağlayacak.

Hem bunun ilerisi mi var? Yarın demokratik açılım yapmak istediğinizde bu yapısıyla yargı açık ki sizi engelleyecek. Dahası, eline geçen ilk fırsatta doğrudan sizi hedef alacak.

Onun için gelin, hazır eliniz değmişken demokratik rejimlerdeki örneklerine uygun biçimde yüksek yargıyı yeniden yapılandırın.

Bir kere sıkıntıya girersiniz.

Ama emin olun siz de rahat edersiniz, ülke de.

Star, 15.09.2009
 

Bu Yazıyı Paylaşın

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,726TakipçilerTakip Et