Önyargısız bir yaklaşım; hiç değilse bu konuda…

Dün akşam bir grup gazeteciyle birlikte Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’la bir yemekte buluştuk. Konu, gelişmiş Batı’nın büyük derdi olan yaşlanan nüfus probleminin artık bizim de kapımıza dayanmış olması ve giderek düşen doğurganlık hızının yükseltilmesi için neler yapılabileceği idi… Ev sahiplerimiz, Kalkınma Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde yürütülen bir çalışmanın sonuçlarını bizimle paylaştı.

Sunumda ortaya konulan rakamlar gerçekten de yaklaşan tehlikeyi bütün boyutlarıyla koyuyor ortaya… Şu andaki doğurganlık hızı bu şekilde düşmeye devam ederse, 2038 yılından itibaren çalışma çağı (15-64 yaş) nüfusu, 2050 yılından itibaren de toplam nüfus mutlak anlamda azalmaya başlayacak. Yaşlı nüfusun artması ile çalışan nüfusun bakmakla yükümlü olduğu kişi sayısı artacak.

Artan yaşlı nüfusun sağlık ve sosyal güvenlik sistemleri üzerindeki yükü artacak. Ve bütün bunların sonucu olarak sürdürülebilir bir kalkınma gerçekleştirmek hayal olacak…
 
“Çocuk da yaparım kariyer de”
 
Peki bu gidişat engellenemez mi?

Doğrusu, demografik trendlerin tersine çevrilmesinin epeyce zor olduğu herkesin kabul ettiği bir gerçek. Ama yine de, doğru bir nüfus politikasıyla, etkili teşviklerle doğurganlık hızı bir miktar yukarı çekilebiliyor.

İlgili bakanlıklarda şu anda şekillenmekte olan nüfus politikasının temel ilkesi şöyle özetlenebilir: Bir yandan kadınları daha çok çocuk doğurmaya teşvik edecek önlemler alırken, bir yandan da onların çalışma hayatındaki durumunu geri götürmemek; bir başka deyişle, kadınları çocuk bakmak üzere eve dönmeye çağıran bir politika değil; çalışan kadının hem çalışıp hem de daha çok çocuk sahibi olabilmesinin şartlarını yaratan bir politika. Ayrıca bunu yaparken de, getirilen teşvik önlemlerinin işverenler açısından kadın eleman çalıştırmayı caydırıcı bir etki yaratmamasına da dikkat edilmesi…

Çalışmada bu problemi uzun süredir yaşayan Avrupa ülkelerinin ne gibi teşvik tedbirleriyle nasıl sonuçlar aldıkları ayrıntılı bir biçimde incelenmiş. Kreşlerin yaygınlaşmasının ve özellikle esnek çalışma modellerinin geliştirilmesinin doğurganlık hızını belli oranlarda yükselttiği, çocuklu kadınların iş gücü içinde kalmalarında olumlu etkiler yaptığı görülmüş.

O yüzden de, bu verilerden hareketle hazırlanmakta olan “çocuk teşviki” paketinde kullanılan en önemli enstrümanlar da yaygın kreş imkanı ve esnek çalışma opsiyonlarının sunulması olacak gibi görünüyor.
 
Önyargısız bir tartışma mümkün olsa… 
 
Şahin ve Yılmaz, yürütülen çalışmaların son safhaya geldiğini, kısa zamanda sonuçlandırılıpBakanlar Kurulu’na sunulacağını ve orada son şekli verildikten sonra kamuoyuna açıklanacağını söylediler.
Paket açıklandığında elbette daha somut olarak ve ayrıntılı bir biçimde tartışma olanağı bulacağız.

Örneğin esnek çalışma imkanının sadece kadına tanınmasının yol açacağı sakıncaları, abartılı uygulamaların diğer çalışanlar üzerindeki olumsuz etkilerini, getirilecek sistemin istismara açık noktalarını vb. konuşacağız.

Ama verimli bir tartışma olabilmesi için önce bazı ön yargıların aşılması gerekiyor.

Hükümetlerin bu kabus senaryosunu geriye döndürmek için “bir şeyler” yapmaya çalışmasından daha doğal bir şey olamaz. Tam tersine, bu gidişata seyirci kalırlarsa eleştirilmeleri gerekir.

Ne var ki, bizde böyle olmuyor. Bizim hükümet “yanlış anlaşılma endişesiyle” böyle bir paketi gündeme getirmekten adeta çekiniyor. Zira yine o mahut suçlamayla karşı karşıya kalacağını biliyor:

“AK Parti kadınların çalışmasını istemediği için; onları eve kapatmak ve iş hayatından kopartmak için çok çocuk doğurmalarını teşvik ediyor” klişesi yine karşılarına dikilecek.

Halbuki hiç değilse bu defa biraz olsun objektif olabilseler; rakamlara bakabilseler, son on yıllık dönemde kadın istihdamını artırmak için getirilen teşviklere ve bunun sonucunda kadın istihdamında sağlanan artışa gözlerini kapamasalar doğru dürüst tartışabilirdik.

Ama korkarım ki yine mümkün olmayacak.
 
 Bu yazı Bugün Gazetesi’nde yayınlanmıştır.

Bu Yazıyı Paylaşın

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,740TakipçilerTakip Et