Nagehan Alçı – Vurun liberallere

‘Liberaller’ diye tanımlanan bir gruba dair son yıllarda çok fazla yazılıp çiziliyor. Bu grup yeri geldiğinde yandaşlıkla, yeri geldiğinde fırsatçılıkla suçlanıyor.  Ertuğrul Özkök gibi önde gelen kalemlerin birçok yazısında ‘liberal aydın’ diye varsayılan bir kimliğe dair aleyhte satırlar var. Bir ‘liberal aydın’ takıntısı almış başını gidiyor kısacası…

***
Bu ‘liberal’ olarak tanımlanan aydın kesimi etiketlemek ve hedef tahtasına oturtmanın altında bir neden olmalı. Benim aklıma gelen neden şu: Günümüz entelektüel hayatında hem medyada hem de akademide liberallerin çok ciddi bir ağırlığı var. Tartışmaları onlar şekillendiriyor, Batı’daki düşünce hayatına uyumu en kolay onlar sağlıyorlar. CHP çizgisinde bir akademisyen olan Hülya Uğur Tanrıöver’in ‘Eskiden entelektüel deyince solcu aydınlar akla gelirdi şimdi ise liberal aydınlar’ analizi çok doğru…

***
Peki bu ‘liberal aydınlar’ kim?
Aslına bakarsanız Türkiye’de liberal denilen aydınların bir kısmı kendine doktrinal anlamda ‘liberal’ demiyor fakat bu etikete itirazları da yok. Çünkü temel liberal değerlere (insan hakları, özgürlükler, hukukun üstünlüğü) gönülden bağlılar. ‘Laik hayat tarzına sahip’, ‘özgürlükçü, demokrat ilkelere bağlı’ ve şu anki siyasi konjonktürde CHP-MHP ittifakına karşı olan her aydın bugün ‘liberal cephe’de kabul ediliyor.

***
Liberal aydınların entelektüel dünyada ön plana çıktıkları, güç kazandıkları ortada. Zaten onlar üzerine spekülasyonlar da bu nedenle üretiliyor, kıyamet onların ‘yıldızlaşması ve diğerlerinin marjinalleşmesinden’ kopuyor. Bunun nedeni bence açık: ‘Liberal aydın’ kategorisine girenler tavizsiz özgürlükçü tavır koymaktan çekinmiyor, ‘Türkiye’nin özel şartları’ gibi bahanelerden hazzetmiyorlar.

***
İslam meselesinde önyargıları yok örneğin.’Başörtülü kadınlar vali, milletvekili ve bakan da olmalılar’ diyebiliyorlar. Alevi meselesinde Sünni önyargıları da yok. Alevilerin özgürlükleri konusunda rahatça konuşabiliyorlar. Müslüman olmayan azınlıkların özgürlükleri konusunda ipi göğüsleyen zaten onlar. Kürt meselesinde ise Türkiye 25 yıl sonra onların söylediği noktaya yeni yeni gelmeye başladı.

***
Liberal aydınlar AK Parti hükümetinin de büyük bir gücü. Çünkü ilkesel olarak hükümete destek veriyorlar ama yeri geldiği zaman hükümetle kavga etmekten de çekinmiyorlar. Bazı ilkeler ihlal edildiğinde ayaklanmasını biliyorlar. Bu da onları hükümete koşulsuz şartsız destek veren bazı ‘kalemşor’lardan daha gerçek bir destek yapıyor! Üstelik bu ‘kalemşor’larla liberallerin arasında ciddi bir fark var: Liberaller birine yaranmak ya da birilerinin sözcülüğünü yapmak için değil, benimsedikleri ilkeler için mücadele ediyorlar. (Kendilerini kaybedip ikinci gruba geçenler de var tabii)

***
Sonuçta Türkiye’nin değişiminde başat rolü oynayan bir grup var ortada. Bu grubun, değişimi okuyamayıp ‘aydın’ sıfatını yitirenler tarafından hedef tahtasına oturtulması doğal. Kendisini ‘özgürlükçü’ olarak tanımlayanlar bu oyunu görmeli. Gerçek ‘liberal’leri Etiketleme A.Ş’nin döngüsünden ayıklayarak değerlendirmeli.

Bira bayramında çay içilmez beyler!
Oktoberfest Almanların en ünlü bira festivalidir. Münih’te eylül sonu ekim başı gibi yapılır. O festivalde litrelerce bira tüketilir, Bavyera eyaletinin halk dansları gösterilir, dans edilir, eğlenilir…

***
Bu festival ‘kültürel çeşitlilik’ adı altında Türkiye’de de organize ediliyor. Hem de yıllardan beri! Ben liseyi bir Alman okulu olan İstanbul Erkek’te okudum. Her yıl Hilton’da düzenlenen Oktoberfest’e gider, Alman hocalarla birlikte dans eder, bira içerdik. Çok da eğlenirdik.

***
Bu yıl bu festivali Antalya’da da düzenlemişler. Antalya’nın CHP’li belediye başkanının da katıldığı festivalde bir genç alkol komasından yaşamını yitirmiş.

***
Dün bazı gazeteler bu haberi sırf CHP’li başkana vurmak için ‘içki tüm kötülüklerin anasıdır’ mantığıyla verdi. O festivalde bira içilmesini ve belediye başkanının Alman kızlarla dans etmesini büyük fotoğraflarla gösterdi ve adeta ‘işte ibret tablosu’ dedi.

***
Tam da kendini ‘laik’ olarak tanımlayan kesimin kabus senaryosuna uygun bir davranış bu! İçkiyi böylesine öcüleştirmek, ahlaksızlıkla bir tutmak, bir gencin bilgisizlik yüzünden yaşamını yitirmesini belediye başkanının suçu gibi göstermek ‘bu ülke İran’a mı dönüyor’ diyenlerin tezlerini güçlendirmekten başka hiçbir işe yaramaz. Özgürlüklerden yana taraf olan ‘liberaller’ böyle bir mantığa ses çıkarmalı! İçki-ahlaksızlık-ölüm üçgenini çağrıştıran göndermeleri eleştirmeli!

Akşam, 28.09.2010

Bu Yazıyı Paylaşın

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,734TakipçilerTakip Et