İfade Özgürlüğü ve Gazeteciler

İfade Özgürlüğü Nedir, Niçin Önemlidir?

İfade özgürlüğü liberal demokrasinin temel değerlerinden biri. Bir demokrasinin kalitesi ölçülürken başvurulan başlıca ölçüt. Uluslararası özgürlük endekslerinde kullanılan bir parametre. 

Son yıllarda ifade özgürlüğü Türkiye’deki gelişme ve uygulamalar açısından çok tartışılıyor. Ülke içinde ifade özgürlüğünün geriye gittiğini iddia edenler olduğu gibi bu doğrultudaki eleştirilerin uluslararası arenada da dile getirildiği oluyor. 

Ancak, bir kavramın çok kullanılması onun ne olduğunun iyi bilindiği anlamına gelmiyor. Başka bazı bazı özgürlükler gibi ifade özgürlüğü de şık görünmek amacına hizmet etmek için istihdam edilebiliyor. Tek taraflı değerlendirmelere konu yapılabiliyor. Bazı meslekler için imtiyaz veya pozitif ayrımcılık taleplerine zemin sağlamak için kullanılabiliyor. Bu yüzden ifade özgürlüğüyle ilgili, genel olsun özel olsun, her değerlendirmenin soğukkanlı ve sağlam bilgiye dayalı olarak yapılması gerekiyor. 

İfade özgürlüğü bireylerin tek tek veya toplu halde toplumsal meseleler ve toplumsal kişiliklerle ilgili görüşlerini başlarına kötü bir şey gelme ihtimali veya korkusu olmadan açıklayabilme hakkıdır. Bu tanımın çeşitli unsurları ve açılımları vardır. Bir defa, ifade özgürlüğü hakkı esas itibariyle bireylere ve birey gruplarına mahsustur. Topluca bir toplumun ifade özgürlüğünden söz etmek, meselâ, Türk milletinin ifade özgürlüğünden dem vurmak anlamsızdır. Bu çerçevede, kurumların, söz gelişi devletin ifade özgürlüğünden de söz edilemez. İkincisi, ifade özgürlüğü negatif mahiyetlidir.  Bir bireyin ifade özgürlüğüne sahip olması demek onun kendini ifade etmesinin keyfi olarak engellenmemesi, bireyin önünde insan ürünü, ayrımcı engellerin olmaması demektir. Başka herhangi bir bireyin, resmi veya gayri resmi bir kurumun ona şu veya bu ifade aracını temin etmesini gerektirmez. 

Bireyin hangi yolları ve araçları kullanarak kendini ifade edeceği bireyin imkân, kabiliyet ve tercihlerine bağlıdır. Bazıları konuşarak, bazıları yazarak, bazıları belli davranış biçimlerini ve kıyafetleri tercih ederek kendilerini ifade ederler. Bu bakımdan bireyler arasında bir eşitsizlik vardır. Ancak, bu eşitsizlik ne ifade özgürlüğüne engel olur ne de ortadan kaldırılabilir. Üçüncüsü, ifade özgürlüğünün korunması görevi nihai tahlilde onu etkili şekilde koruyan bir kamu otoritesinin (devletin) var ve işliyor olmasına bağlıdır. Devletin ifade özgürlüğü karşısında diğer özgürlükler karşısında olduğu gibi iki uçlu bir görevi vardır. İlki devletin kendisinin ifade özgürlüğüne engeller yaratmamasıdır. İkincisi, devletin sivil toplum içinde tezahür edebilecek ifade özgürlüğü ihlallerine engel olmak veya bunların faillerini kurbanlar ve toplum adına müeyyidelendirmektir. 

İfade özgürlüğü hem bir amaç hem de bir araç olarak önemli ve değerlidir. İfade özgürlüğü bireylerin kendini ifade ederek rahatlamasını, yeni ve üstün fikirlerini toplumun hizmetine sunmasını, fikir ve yaklaşımlarındaki yanlışlıkları teşhis edip tasfiyeye yönelmesini sağlar. Kişinin kendi tercihlerinin peşinden koşmasını kolaylaştırır. İnsanın özgüvenini takviye eder. Günlük hayatta dahi tercihlerini ifade etmek ve savunmak iznine sahip olmamış, bu bakımdan bastırılmış kimselerin şahsiyet problemleriyle karşılaştıklarını gözlemlemekteyiz. 

İfade özgürlüğü bireyler üzerinden topluma da büyük fayda sağlar. Toplumsal yaratıcılığı ateşler. Fikir hayatını canlandırır. Kültür hayatını zenginleştirir. İfade özgürlüğünün olduğu yerlerde filozoflar, büyük akademisyenler, şairler, yazarlar daha kolay belirir ve daha etkili olur. Dünya ülkeleri arasında yapılan bir karşılaştırma ifade özgürlüğünün daha geniş olduğu ülkelerin hemen her bakımdan daha az ifade özgürlüğüne sahip ülkelerden daha iyi durumda olduğunu göstermektedir.

İfade özgürlüğü sivil özgürlüklerin en önde gelenidir. Her insan bu temel özgürlüğü hak eder ve ona muhtaçtır. Ancak, bazı meslekler doğrudan doğruya ve hatta neredeyse tamamen ifade özgürlüğüne dayanır. Gazetecilik bu tür meslekler arasındadır.

Gazetecilik Mesleği ve İfade Özgürlüğü

İfade özgürlüğü sivil özgürlüklerin en önde gelenidir. Her insan bu temel özgürlüğü hak eder ve ona muhtaçtır. Ancak, bazı meslekler doğrudan doğruya ve hatta neredeyse tamamen ifade özgürlüğüne dayanır. İfade özgürlüğünün ortadan kaldırılması adeta bu meslekleri icra imkânının da ortadan kaldırılması anlamına gelir. Gazetecilik bu tür meslekler arasındadır. 

Medya organları bilgi, haber ve yorum aktarma araçlarıdır. İfade özgürlüğünün medya organlarına uygulanmasına basın özgürlüğü denir. Yani, basın özgürlüğü bir anlamda ifade özgürlüğünün sektörel uygulaması ve yoğunlaşmasıdır. Basın özgürlüğü isteyen kişilerin ve kişi gruplarının serbestçe, yani özel şartlarla muhatap kılınmadan, gazete, dergi, kitap çıkartabilmesi, radyo, televizyon kurabilmesi, sanal iletişim ortamları oluşturabilmesidir. Bu yayın organlarında profesyonel olarak çalışanlara gazeteci denir. 

Medyanın en temel fonksiyonlarından biri, vatandaşları ülkede ve dünyada ne olduğundan ve özellikle kamusal iş ve işleyişlerden haberdar etmektir. Yani, kamusal yetki ve sorumluluk sahibi, makam sahibi kişilerin ve kamu kurumlarının faaliyetlerini, icraatlarını, bilhassa iddia olunan yanlışlık ve muhtemel suiistimalleriyle ilgili haber ve bilgileri topluma aktarmaktır. Bunu yapmakla medya bir anlamda devlet iktidarı üzerinde toplum adına bir denetleme gerçekleştirme işlevini üstlenir. 

Mamafih, bu daha ziyade teoride böyledir. Medya ile devlet arasındaki ilişki aynı anda hem aşk hem devlet ilişkisidir. Devlet medyanın en büyük haber kaynağıdır. Medya devlete muhtaçtır. Devletin yaptığı her şey haberdir. Medya da devletin en fonksiyonel vatandaşı haberdar etme ve manipüle etme aracıdır. Muhtaçlık karşılıklıdır, devlet de medyaya muhtaçtır. Bu her ülkede böyledir. Bu yüzden medya, vatandaşların, kamusal organların onların haberdar olmalarını istediği şekilde haberdar olmasını da sağlar. Türkiye gibi ülkelerde durum daha da vahimdir. Çok yakın zamanlara kadar Türkiye’de medyanın ana işlevi vatandaşın yanlış devlet işlemlerinden haberdar olmasını engellemek ve vatandaşın devletin istediği gibi düşünmesini ve davranmasını sağlamak olmuştur. Bunun sebebi 1960 sonrasında kurulan medya düzeni içinde medyanın devletin sivil görünümlü bir ayağına çevrilmesidir. Bu durum ancak son yıllarda değişmeye başlamıştır.

Gazeteciler: Gazeteciliğin İçinde ve Dışında

Gazetecilik mesleğinin kamusal bir yanı vardır. Gazeteciler bu yüzden bir anlamda bir kamusal görev ifa ederler. Ancak bu, gazeteciliğin kutsal bir meslek teşkil ettiğini ve gazetecilerin imtiyazlı vatandaşlar olduğunu göstermez. Burada gazetecilik ve gazeteciler daha ziyade kamunun hizmetkârı olma durumundadırlar. Kutsal olan vatandaşların haberdar olma hakkıdır. Gazetecilik mesleğine tanınan istisnai çalışma şartları gazetecilerin üstün şahsî meziyetleri yüzünden değil, kamunun haberdar olma hakkı yüzündendir. Bu sayede gazeteciler en geniş ifade özgürlüğünden yararlanır, haber kaynaklarını açıklamaya zorlanamaz. Gazetecilerin mesleki faaliyetlerine suç vasfı yüklenemez. Meselâ, bir gazeteci bir bakanlıkta vuku bulan bir skandalı açıklaması sebebiyle devlet sırrını açıkladığı gerekçesiyle casus muamelesine tâbi tutulamaz. Bir gazeteci devlete ait bir gizli bilgiyi mesela birinin hayatını tehlikeye atacak şekilde kullanırsa suç işlemiş olabilir. Ulusal güvenlikle ilgili bir bilgiyi yabancı bir devlete servis etmek de casusluk sayılabilir. Ama aynı haber vatandaşların devletin doğruluğu şüpheli, hukuka aykırı, yanlış faaliyetlerinden haberdar etmek için kullanılıyorsa suç teşkil edebilir. 

Türkiye’de ifade özgürlüğünün problemsiz olduğu ve gazetecilerin hiç ifade özgürlüğü ihlâlleriyle karşılaşmadığı söylenemez. Her ülkede zaman zaman bu alanda problemler yaşanabilir. Türkiye gibi ülkelerde daha fazla problem yaşanması ise hiç şaşırtıcı değildir. Ancak, gazetecilere yönelik basın özgürlüğü ihlâllerini değerlendirirken sağlam bilgiye dayanmak ve dürüst olmak sadece erdemli bir davranış olduğu için değil aynı zamanda ifade özgürlüğünü korumaya ve geliştirmeye daha fazla katkıda bulunacağı için de önemlidir. 

Son zamanlarda Türkiye’ye bu konuda yapılan suçlamalar ve Freedom House gibi uluslararası kuruluşların raporları epeyce problemli. En kötüsü, raporlar sanki objektif bir gerçeği teslim etmeye çabalamaktan ziyade manipülasyon ve siyasî operasyon amacına yönelik gibi. Daha somut söylersek, meselâ, hapiste olduğu söylenen gazetecilerle ilgili rakamlar yanlış. Sadece rakamlara bakılması ve “gazetecilere” atılan suçlarla ilgilenilmemesi de değerlendirmeleri bozan çok ciddî bir problem. Hiçbir meslek erbabı suç işlemekten masun değildir. Bomba atmak, suikast planları yapmak, adam kaçırmak-vurmak, darbeci subaylarla darbe planları üzerinde çalışmak gazetecilik faaliyeti değildir ve kişilerin bu suçların işlendiği iddiasıyla -elbette bu iddialar basın özgürlüğünü bastırmanın kamuflajı olarak kullanılmıyorsa- yargı önüne çıkartılması basın özgürlüğüne bir darbe olmaz. Hatta tersi daha doğrudur; gazeteciliği çeşitli suçlara alet edenler bunun hesabını vermeye zorlanırsa meslek istismardan arınır ve diğer ve müstakbel gazeteciler aynı hatalara düşmekten kaçınmak için bir sebebe sahip olur. 

Şüphe yok ki, hükümet hem genel olarak ifade özgürlüğünü, hem de medyada ifade özgürlüğünü, yani basın özgürlüğünü geliştirmek için çaba harcamalıdır. İlgili mevzuatın ve yargı pratiğinin iyileştirilmesi bunun gerekleridir. Ancak, hükümetler aynı zamanda daha geniş toplum kesimlerini daha fazla ilgilendiren medya aracılığıyla kişilik haklarına yönelik saldırılara karşı da hakları koruyucu mekanizmaları takviye etmelidir. Diğer taraftan, gazete sahipleri ve gazeteciler de mesleklerinin istismar edilmesini önlemeye çalışarak, önleyemedikleri istismarlarla ve bunların failleriyle aralarına mesafe koyarak basın özgürlüğüne katkıda bulunmalıdır.

Hür, kişilik haklarına saygılı ve çoğulcu bir medya tüm vatandaşların ve demokratik sistemin menfaatinedir. 

Dernekler Dergisi, 15.05.2015

Bu Yazıyı Paylaşın

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,734TakipçilerTakip Et