Fırsatlar ve tehditler (2)

Dünkü yazımda Öcalan’ın “Kimse bizden bu ateşe benzin taşımamızı beklemesin” mesajından hareketle, siyasetin bu zor anında Kürt siyasi hareketi ile AK Parti arasında ortaya çıkan güç birliği imkanından söz etmiş; böyle bir güç birliğinin her iki taraf açısından da yarattığı fırsatları anlatmaya çalışmıştım.

Ama bu işin zorlukları, taşıdığı tehditler de var.
Öcalan’ın darbe ateşine benzin dökmekten değil, barış sürecini ilerleterek söndürmekten söz eden son mesajında söylediği başka şeyler de var:

“Artık süreç ciddiyetsizliği ve hukuksal çerçeveden yoksunluğu kaldıracak durumda değildir. Darbecileri teşhir etmenin en etkili yolu, oraya cesur bir demokratik müzakere programı koymaktır. Bugüne kadar türlü gerekçelerle ötelenen yasal düzenlemelerin tam da zamanı bugündür.”

Bunlar yeni sözler değil. Hükümet şimdiye kadar İmralı’yla görüşmeleri informel bir düzeyde yürütmek, özellikle Kürtler’in sorunlarında PKK’yı resmi muhatap almamak gibi bir yol izledi. Öcalan ise uzun bir süredir konumunun değişmesini, görüşmelerin yasal bir çerçeveye oturtulmasını, bir başka deyişle resmi taraf haline getirilmeyi talep ediyordu.

Son mesajından Öcalan’ın aynı talepleri bu kez hükümete mevcut krizden çıkış için el uzatma koşulu olarak ortaya koyduğunu söyleyebiliriz.

Peki bu hükümet açısından karşılanabilir bir talep midir?

Muhafazakâr tabanın bu süreçte en önemli hassasiyetinin PKK’nın ve Öcalan’ın “Kürtler’in tek temsilcisi” gibi ele alınmaması olduğunu düşünürsek, zor…

Ben hükümetin bu konuda hem tabanının hassasiyetini dikkate alacak hem de görüşmelerin tıkanmasını engelleyecek bir orta yol arayışına gireceğini tahmin ediyorum.
 
Yerel seçim özerklik referandumuna dönüştürülürse
 
Ama asıl zorluk bu değil…
Zorlukların en büyüğü, güç birliği yapma ihtiyacının, iki siyasi güç arasındaki rekabetin tepe yapacağı seçim dönemine denk gelmiş olması…

Bugün gazetelerde yer alan haberlerden birinde hem BDP’nin hem de Hüda-Par’ın yerel seçim propagandalarını “Türk partilerine oy yok” sloganı etrafında yürütmeye niyetli oldukları yazılıyordu.

Eğer bu haber doğruysa, siyaset kulislerinde çoktandır dolaşan bir endişenin de doğrulanmış olduğunu söyleyebiliriz.

Neydi bu endişe?
Kürt siyasetinin bu yerel seçimleri özerklik için bir referanduma dönüştüreceği, eğer umduğu oy patlamasını gerçekleştirirse de özerk bölgeyi fiilen hayata geçireceği iddiası…

Ve tabii, bu siyasete paralel bir şekilde, seçim çalışmaları boyunca “Güneydoğu’nun tek egemeni” imajını güçlendirmek üzere bölgede gövde gösterileri yapması, kendinden olmayan kesimlere baskı yapması; demokratik seçim atmosferini ortadan kaldırması…

Eğer PKK bu seçim sonuçlarını özerklik referandumuna dönüştürürse, bu stratejinin AK Parti’yi son derece zor duruma düşüreceği açık. Böyle bir durumda, barış sürecini aynı zamanda“birlikte yaşama” süreci olarak algılayan muhafazakâr-milliyetçi taban kendini kandırılmış hissedecektir. En başta da AK Parti tarafından… Ve tabii, baştan beri açılım sürecinin “bölünme süreci” olduğunu söyleyen MHP’nin haklı çıktığını düşünecektir.

Geniş milliyetçi-muhafazakâr tabana dayanan AK Parti’nin bu tabloyu göğüslemesi kolay olmaz. Buna bir de “bölgenin tek hakimi” görüntüsünün eklendiğini düşünürseniz, bu durum seçim döneminde bölgede rekabet eden bu iki güç arasında ciddi çatışmalara yol açabileceği gibi, seçim sonrası dönemde AK Parti’nin açılımı ilerletmesini ve Kürt siyasi hareketiyle yapıcı ilişkiler sürdürmesini son derece güç hale getirir.

Kanaatim o ki, açılım sürecinin ilerlemesi isteniyorsa, her iki tarafın da kamuoyuna açık deklarasyonlarda üzerinde konsensüs sağlanan temele sadık kalmaları gerekir.

Birbirlerinin siyasi durumunu kollaya kollaya, birbirlerini kendi tabanları karşısında güç duruma düşürmemeye dikkat ederek ilerlerlerse, toplumun geniş desteğiyle açılım sürecini tamamlayabilir ve geçmişin yaralarının sarılması yönünde de epeyce adım atabilirler.

Bu yazı Bugün Gazetesi‘nde yayınlanmıştır.

Bu Yazıyı Paylaşın

Önceki İçerikHiç kimsenin askeri olmamak
Sonraki İçerikMeclis çözmeli

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,726TakipçilerTakip Et