Demokratikleşme ve Blokzincir Teknolojisi 

Giriş

Teknolojik gelişmeler, kısa süre içerisinde pek çok kuruma etki etmekte ve değişime yol açmaktadır. Bu durum, Newton fiziğinin etkisinin artmasının ardından yaşanan mantıksal değişim sonrasında her alandaki gelişmeler ile veya yakın zamana kadar hayatımızda olmayan internet, akıllı telefon, sosyal medya gibi teknolojik gelişmelerin yol açtığı değişimler ile örneklenebilir.

Bu değişimler kimi zaman olumlu kimi zaman olumsuz sayılabilecek türden olabilir. Ancak doğru kullanıldığında, teknolojik gelişmelerin ağırlıklı olarak olumlu değişime ve gelişmelere yol açtığını söylemek mümkündür. İnsan hayatının kolaylaşmasından tutun da insanların yaşam sürelerine kadar pek çok yönden bu olumlu sonuçlar örneklenebilir. Ayrıca teknolojiyi daha etkin ve daha yaygın kullanan toplumların birkaç istisnası dışında daha müreffeh, demokratik, daha duyarlı toplumlar olduğunu da söylemek mümkündür. Elbette bu iddiayı ortaya atarken, bu yazıyı okuyan herkes gibi benim de aklıma bazı ülkelerin uygulamaları gelmektedir. Yine de bu ülkelerin ortak özelliklerinden birisinin teknolojinin kullanımını kısıtlamak ve sansürlemek olduğunu da vurgulamak gerekir.

Günümüzde yakın zamandaki teknolojik gelişmelere ilaveten yepyeni ve devrimsel boyutta sayılabilecek teknolojiler ortaya çıkmaktadır: Bu teknolojilerden birisi blokzincir teknolojisidir. Bir tür kayıt teknolojisi olan blokzincir teknolojisi henüz emekleme döneminde olsa da finans dünyasında ve  pek çok alanda ciddi etkileri ve sonuçları açıkça ortaya çıkmış bir teknolojidir.

Daha evvel Hür Fikirler’de bu teknolojilerin yaratabileceği olası risklere temas etmiştim. (1) (Bilgi Çağının Ötesi)  Ancak bu teknolojilerin pek çok olumlu tarafı da bulunmaktadır. (2) Bize düşen, hiç şüphesiz bu teknolojik gelişmeleri yakından takip edip anlamak, olası etkilerini tahmin ederek çalışmalar yürütüp gerekli regülasyonları kurgulayabilmektir. Aksi halde bu teknolojik gelişmelerden gereken faydaları elde edemeyebiliriz. Karl R. Popper bu hususu şu şekilde dile getirmiştir:

“Belirli kurallar vücuda getirmediğimiz takdirde yaşamın her alanında kaosla karşı karşıya kalacağımız muhakkaktır. Hepsi bu da değil. Piyasanın işleyebilmesi için yalnızca kurallara değil, belli oranda güvene, öz-disipline ve işbirliğine de ihtiyaç var.”  (Karl. R. Popper, Bu yüzyılın Dersi, Serbest Kitaplar, 2020, s. 93)

Bu çalışmada bu teknolojileri (blokzincir ve Web3) ve uygulama alanlarını irdelerken bir yandan da bu teknolojik gelişmelerin demokratik topluma ulaşma noktasına olası etkileri incelenmeye çalışılacaktır. Yazıda ele alınan demokratik toplum, Karl R. Popper’ın teorileri çerçevesinde ele alınacaktır. Bu noktada Karl R. Popper’ın meşhur demokrasi tanımını da anmak gerekir. Popper demokratik toplumu “iktidarın kansız değiştirilebildiği toplumlar” olarak tanımlamaktadır. Bu haliyle, demokratik toplumlarda halk etkin bir denetleme mekanizmasıdır.

Yeni teknolojik gelişmeler; blokzincir teknolojisi ve WEB 3.0 teknolojisi temel olarak merkeziyetsizlik ile öne çıkan teknolojilerdir.(3) Bu merkeziyetsizliğin devletler ve büyük şirketlere karşı heyecanlandırıcı olabileceği gibi riskli yönleri de bulunmaktadır.

Blokzincir-Web 3.0

Blokzincir teknolojisi bir çeşit kayıt teknolojisidir. Merkezi olmayan, şifreli bir dağıtık ağ üzerinde verilerin kaydedilmesi olarak özetlenebilir. (“DLT”) Blokzincir teknolojisinin en önemli özelliği verilerin bir merkez üzerinde değil, dağıtık şekilde kaydedilmesidir. (3) Bu kayıtlar kriptografi kullanılarak şifreli bir biçimde ve benzersiz bir şifreleme ile kodlanarak, güvenli bir biçimde kaydedilir ve değiştirilemez.  Dağıtık olarak kaydedilmesinden ötürü bir merkeze bağlı değildir. Her bir kaydın tutulabilmesi için (farklı yöntemler olsa da) bir mutabakata varılması gerekir. İşte bu temel mantık blokzincir teknolojisinin temelini oluşturmaktadır.

Blokzincir teknolojisi; Bitcoin ile blokzincir 1.0, Ethereum, yani akıllı kontratlar ile blokzincir 2.0; ve gelecekte daha da geliştirilerek DApps (merkeziyetsiz uygulamalar ile) blokzincir 3.0 şeklinde karşımıza çıkan/çıkacak olan bir teknolojidir. TÜBİTAK blokzincir geliştirme laboratuvarına göre bu teknoloji 2025 yılında ana akım olarak yerini alacaktır.

Burada blokzincir teknolojisinin mantığını ifade ederken kullandığımız bazı anahtar kelimeleri tekrardan vurgulamamız gerekir: Merkezi olmayan, mutabakat, güvenlik-gizlilik. Bu kavramlar, bu teknolojilerin demokratik topluma ulaşma noktasında etkileri ile ilgili de anahtar kavramlardır.

Blokzincir teknolojisini, lisede TÜBİTAK için bir tarih projesi yaparken öğrendiğim bir hikaye ile örneklemenin bu yazıya renk katacağını düşünüyorum:

Lise öğrenimim sırasında Elazığ’da bir mahallenin tarihi örneklemi ile yerel tarihin önemi üzerine yaptığım bir proje sırasında eskilerden Şeytan Cafer lakaplı birinin hikâyesine denk gelmiştim. Sözlü tarih çalışmaları sırasında sürekli denk geldiğim bu isme neden şeytan dendiğini sorduğumda, valilikte her yangın sonrası Cafer’in tarla sınırını değiştirdiğini ve genişlettiğini, bu nedenle kendisine “Şeytan Cafer” dendiği yanıtını alıyordum. Yalnızca vilayetlerde tutulan kayıtlar, bir yangın ile yok olduğundan sıkça yangınlar çıkar ve sıkça sınırların değiştiği olurmuş. Elazığ’da toplumsal hafızada yer edinen bu hikâye, kayıt sisteminin daha ilkel olduğu zamanlarda yaşanan bir problemi ortaya koyuyor. Gel gelelim, teknoloji değişti, kayıtlar merkezileşti, günümüzde dijitalleşti ve problemler de farklılaştı. Artık kayıtlar daha güvenli, devlet sistemi hacklenmez ise kayıtlarımız değişmez, işlemler güvenli şekilde saklanır. Ancak hacklenirse, mülkiyeti size ait olan aracınız farklı birinin olabilir…

Blokzincir teknolojisi anlattığım hikâyedekine benzer ve ayrıca günümüzdeki riskleri ortadan kaldırmayı vaat eden bir teknolojidir. Kayıt için insan gücünü en aza indirdiğinden ve makinelerin mutabakatı söz konusu olduğundan pek çok işlemin 7/24 yapılabilmesi mümkündür. Bu ise ciddi bir kazanç, tasarruf ve hız anlamına gelmektedir. Sanırım bu nedenle, blokzincir teknolojisi araştırmalarına finans sektörü önemli paralar harcamaktadır.

Bu teknolojinin diğer boyutu ise güvenliktir. Bu sistemde tek bir merkez söz konusu olmadığından ve mutabakat çok daha farklı işlediğinden veriler değiştirilemez. Örneğin, bir memurun onayı ile yapabildiğiniz bir işlem, memurun şifresi ele geçirildiğinde silinebilir, değiştirebilir. (Daha rahat anlaşılabilmesi için okulun sistemine girip notlarını değiştiren öğrencileri aklımıza getirelim.) Ancak yapılan veri girişlerinin dağıtık şekilde kaydedildiği düşünüldüğünde, tek bir hesaptan değiştirilmek istense dahi bir anlamı olmayacağı için endişelenmek gerekmeyecektir.

Ya da verilerimizin Web2’deki haliyle sosyal medya şirketlerinde ya da devletlerin erişiminde olduğu açıkça ortadadır. Blokzincir teknolojisinin kullanıldığı Web3 teknolojilerinde kriptografiden yararlanarak çevrimiçi veriler tek bir merkeze bağlı kalmaksızın, kriptografi ile şifrelenerek kayıt altına alınır. Bu da verilerin gizliliği anlamına gelmektedir.

Kısaca blokzincir teknolojisinin mantığı bu şekildedir. (4) Kullanım alanları ise finans sektörü başta olmak üzere, kripto paralarda, tapu-noter kayıtlarında, Web 3.0 teknolojilerinde, Metaverse teknolojisinde, seçim sistemlerinde, sınaî-fikrî haklar başta olmak üzere mülkiyet haklarının korunmasında, lojistik alanında ve daha pek çok sistemde yaygınlaşmaktadır. Bu teknoloji hâlihazırda geliştirilmesi için yılda milyarlarca doların harcandığı bir teknolojidir ve kısa zamanda hayatımızın hemen her alanında yer alacaktır.

Bu teknoloji ile birlikte hızlanan ve günümüzde etkileri hissedilmeye başlayan bir diğer teknolojik devrimi de burada anmak gerekir: Web 3.0

Web 3.0, günümüzde kullandığımız Web 2.0 olarak adlandırılan internetin, veri güvenliği sağlanmış, merkeziyetsizleştirilmiş, daha interaktif, yapay zekanın ve makine öğrenmesinin kullanılarak değiştiği, yeni internet sistemidir. Web 3.0 ile birlikte DeFi denilen, “merkeziyetsiz finans” sistemine geçiş de hiç şüphesiz kolaylaşacaktır. Web 3.0 teknolojisinin kurucusu olarak kabul edilen Gavin Wood, “Web3 üzerine inşa edilen platformlar ve uygulamalar, merkezî bir ağ geçidi bekçisine değil, kullanıcılara ait olacak” diyerek Web3’ün aslında temelinde merkeziyetsizliği taşıdığını ifade etmektedir

Blokzincir, Web 3.0 ve Demokratikleşme

Blokzincir ve Web3 teknolojilerinin politikaya olan etkileri hususunda ise çeşitli yaklaşımlar söz konusudur:

Blokzincir teknolojisi ile ilgili olarak Perianne Boring yazdığı “The Future of Voting is Blockchain” başlıklı yazıda blokzincir teknolojisinin oy kullanmada kullanılmaya başladığını belirtmekte ve bunu “oy vermek, hesabınızdan faturaları ödemek için çevrimiçi olmak kadar kolay olmalıdır” şeklinde ifade etmektedir. Hiç şüphesiz blokzincir teknolojisi ile seçim sisteminde güvenlik sağlanabilir, oy kullanma oranı artırılabilir ve oy kullanma işlemi kolaylaştırılabilir. Bu oldukça olumludur. Ancak bu sistemin yaygınlaşmaya başlaması ile birlikte pek çok konunun seçimler aracılığıyla halka sorulması, kısacası referandum sisteminin yaygınlaşması sonucuna yol açıp açmayacağı da tartışılmalıdır. Her konuyu halka sormak başlangıçta demokratik gibi görünse de özellikle gelişmekte olan toplumlarda bu durumun yol açabileceği sonuçlar olumsuz olabilir. Çünkü toplumlar da yanılabilirler. Karl Popper’ın bu konuya ilişkin fikirleri şu şekildedir:

“Geçenlerde her vatandaşın yalnızca bir düğmeye basarak kendi temsilcisinin televizyonda tartışmakta olduğu her konuda oy vermesini sağlamaya yönelik korkunç bir öneri okudum. Demokrasinin halkın kendi kendini yönetmesi anlamına geldiği görüşünden hareketle ayrıca deniyor ki vatandaşların inisiyatiflerine çok olumlu yaklaşmak gerekir. Demokrasiyi halkın yönetimi yargılaması olarak düşündüğünüz takdirde durum oldukça farklıdır.” (Karl. R. Popper, Bu yüzyılın Dersi, Serbest Kitaplar, 2020, s. 124)

Blokzincir teknolojisinin her alanda referandum getirip getirmeyeceği bugün için muğlak olsa da seçim güvenliği adına oldukça önemli bir adım olacağı kesindir. Blokzincir, çevrimiçi dünya ile kriptolojiyi birleştiren ve her geçen gün daha da gelişen muazzam bir teknolojidir. Bu yönüyle blokzincir teknolojisinin seçim güvenliğini, dolayısıyla da demokratikleşmeyi artıracağı aşikârdır.

Blokzincir teknolojisinin en çok kullanılacağı ve yarar sağlayacağı alan ise ticaret ve finans sistemidir. İşlemlerin hızlanacağı, güvenli hale geleceği ve ticarî ağların kayıtlarının daha düzgün tutulabileceği bir sistemin ticareti geliştirebileceği aşikârdır. Dahası blokzincir teknolojisinin yaygınlaşması ile birlikte her yıl milyarlarca dolar tasarruf edileceği öngörülmektedir. Bu kaynaklar doğru şekilde kanalize edilebilirlerse ciddi sorunların çözümüne katkıda bulunabilir. Bunun da demokratikleşmeye katkı sağlayacağı düşünülebilir.

Blokzincir teknolojisinin bir diğer olası faydası ise bürokrasiyi azaltacağının öngörülmesidir. Blokzincir teknolojisinin devletlerdeki bazı sistemlerin yerini almasıyla birlikte bürokrasiyi azaltacağı ve hızlandıracağı açıktır. Örneğin tapu kayıtlarını blokzincir teknolojisi kullanarak kaydeden Gürcistan’da tapu işlemlerinin süresi 3 günden birkaç saate düşmüştür. (5) Yine noterlik sisteminde, seçimlerde, ticarî kayıtlarda, lojistik alanlarında bu teknolojinin yaygınlaşması ve yaygınlaştıkça işlem sürelerini kısaltıp bürokrasiyi azaltması ve tasarruf sağlaması beklenmektedir.

Bu teknolojinin bir diğer yararı ise küreselleşmeye olan katkısı olacaktır. Bu teknoloji sayesinde sağlık, eğitim gibi veriler dünyanın her bir yerinde kolaylıkla doğrulanabilecek şekilde kayıt altına alınabilir. Böylece örneğin apostile gibi uluslararası bürokratik işlemler ortadan kalkabilir. Ayrıca daha ileri dönemlerde pasaportların, kimliklerin blokzincir teknolojisi ile kayıt altına alınması tartışılabilir. Bu durumda küreselleşmeyi artıracağı açıktır. Daha küresel bir dünyanın daha demokratik toplum düzenine ulaşmayı kolaylaştıracağını da kabul edebiliriz.

Öte yandan blokzincir teknolojisi bu faydaların yanı sıra  çeşitli endişeleri de beraberinde getirmektedir. Örneğin Greg Johnson, “Will Web 3.0 “Secure a Democratic Future” başlıklı yazısında ise Web3 ve blokzincir teknolojilerini demokratikleşme açısından tartışmakta ve birtakım endişelerini dile getirmektedir. Aslında bunlara benzer endişeleri “Bilgi Çağının Ötesi” başlıklı yazımda ben de kaleme almıştım. Johnson, kontrolsüz bir internet dünyasının faydaları kadar risklerine de dikkat çekmiş ve bu durumun ciddi sonuçları olabileceğini ifade etmiştir. Johnson, basitçe, yapılan dezenformasyonların bile ne kadar etkili olabileceği, kitleler üzerinden ne denli etkili olabileceği açıkça görülmekteyken merkezî bir kontrolün veyahut bir bekçinin olmadığı bir sistemin risklerinin çok korkutucu olabileceğine dikkat çekmektedir.

Diğer yandan Johnson, “merkeziyetsizleşme” kavramına da şüpheyle yaklaşmakta ve blokzincir teknolojisinin kullandığı bulut sistemlerinin Amazon, Microsoft gibi büyük firmaların elinde olduğunu veya Bitcoin dediğimiz kripto paranın madencilerinin %1l’ik kısmının büyük miktarı elinde tuttuğunu vurgulamaktadır. Dolayısıyla da aslında gerçek anlamıyla bir merkeziyetsizleşmenin söz konusu olmayabileceğini sadece gücün el değiştirebileceği yönündeki endişeye de yazısında yer vermektedir. Sahiden de bu konu oldukça önemlidir ve tartışılmaya muhtaçtır.

Bu konuyu tartışırken televizyon yaygınlaştığında Karl R. Popper’ın şu yaklaşımını hatırlamakta ve tartışmaya açmakta fayda olduğunu düşünüyorum:

“Siyasi açıdan baktığınızda bile televizyonun artık kontrolden çıkmış bir güç haline geldiğini görebilirsiniz. Üstelik bu, demokraside her gücün kontrol edilebilmesi gerektiği prensibiyle de çelişiyor. Hepimiz en iyi denetimin öz-denetim olduğunu hem televizyon aktörlerini hem de izleyicileri kapsayan bir öz-düzenlemenin gerekli olduğunu biliyoruz. Tabiî ki demokratik sistemde bu sorun parlamentonun yetki alanına girer.”

Televizyon, Karl R. Popper için kontrol edilemez ve insanların zihnini ele geçirebilecek olan bir güç olduğu için bir tehditti ve muhakkak bu alana yönelik düzenlemeler yapılması gerektiğini savunuyordu. Bunun demokratik toplum veya liberal düzenle çelişmediğini, düzenlemelerin sistem için ve insanların hakları için gerekli olduğunu belirtiyordu. Zaten Popper hiçbir zaman sınırsız özgürlük, kuralsız özgürlük yanlısı da olmamıştır.

Diğer yandan günümüzde, Web2 dediğimiz internet sisteminde, devletlerin düzenlemeler olsa dahi yetersiz kalabildiği çok açıktır. Örneğin Rusya’da Instagram yasak olsa da Rusların Instagram kullanımında belirgin bir düşüş görülmemiştir. Dolayısıyla da düzenlemeler (sanıyorum Karl Popper da bu şekilde düşünürdü) özgürlükçü düzenlemeler olmalı ancak bu düzenlemeler daha ziyade Web2’de asıl güç olan şirketlerin denetimine ilişkin olmalıdır.  Bizler, Web2 platformlarında genellikle tüketici konumundaki kişilere ilişkin düzenlemeleri tartışsak da büyük firmaların tekelleşmesi, veri işlemeleri, kitlelere yönelik yönlendirmeleri içeren düzenlemeleri pek de tartışmadık ve bunlara ilişkin düzenlemeler neredeyse dünyanın hemen her yerinde yetersiz kaldı. Örneğin, Facebook’un Arakan için yaptıklarının tekrar olmaması için bir düzenleme veya denetim mekanizmasının olup olmadığını sorgulamak gerekir. Veya yerel sosyal medya şirketlerinin dahi yapay gündem çalışmaları, boot hesap kurup linç çalışmaları vb. çalışmalara ilişkin ne bir denetim ne de bir düzenleme bulunmamaktadır. Diğer yandan Web3 bu manada, internetin kontrolünün büyük şirketlerden çıkabilmesi için umut vaat edebilmektedir. Ancak bunun böyle olup olmayacağını zaman gösterecektir. Yine de bu alanda gereken güvenlik için tedbirler ve düzenlemeler tartışılmaya başlanmalıdır. Burada Sir Popper’ın medya hususunda söylediği şu sözleri, teknoloji-sosyal medya şirketlerine söylenmiş gibi düşünüp değinmekte fayda vardır:

“Medyayı gerçekleri görme ve söyleme noktasına getirmeliyiz. Kendi tehlikelerini görme ve bütün sağlıklı kurumlar gibi özeleştiride bulunma ve kendi kendini uyarma noktasına getirmeliyiz. Bu onlar için yeni bir ödevdir. Şu anda yol açtığı zarar büyüktür. Medyanın işbirliği olmaksızın iyimser kalmak neredeyse imkânsızdır.” (Karl R. Popper, Hayat Problem Çözmektir, Yapı Kredi Yayınları, s. 189)

Şüphesiz ki Popper’ın medya dediği günümüzde büyük teknoloji şirketleridir. Blokzincir ve Web3 ile birlikte büyük şirketlerin kurduğu tekelin ve dijital sömürünün aşılıp aşılamayacağına yanıt vermek ise şu anda güçtür.

Öte yandan Boston Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Jaimee Francis ise konuya ilişkin “Web 3.0: The Goals and Implications of a Decentralized Internet” başlıklı yazısında blokzincir ve Web3 alanında önde gelen isimlerin yaptığı açıklamalara yer vermekte ve ütopik bir dünya portresi çizildiğini bizlere göstermektedir. Yolsuzluklarla mücadelenin kolaylaştığı, demokratikleşmenin hızlandığı, büyük şirketlere yönelik mücadelenin anlamlı olduğu bir dünyanın kapısının açılacağına ilişkin demeçlere yer verilen yazıda yeni teknolojilere ilişkin regülasyonların yapılması gerektiği belirtilmektedir.

Sonuç

Henüz emekleme döneminde olan blokzincir ve Web3.0 teknolojilerini tanımlamak için “merkezî olmayan, mutabakat, güvenlik-gizlilik” kelimelerini anahtar kelimeler olarak sıralayabiliriz. Bu teknolojiler geliştikçe “merkez” kavramının değiştiği bir dünyanın kapısını aralayacaklardır. Bu da küreselleşmenin hızlanması anlamına gelebilir. Kimilerine göre bunun bir sonucu ise paranın ulussuzlaşması olabilir. Diğer yandan bu teknolojiler, devletlerin ve büyük şirketlerin etkilerinin azalması anlamına da gelebilir ancak bu öngörü için söz konusu teknolojik gelişmeler yeterli olgunlukta değildirler.

Bu teknolojilerin kısa vadede sağlayacağı bürokrasinin azalması, seçim güvenliği, akıllı kontratlar ile belli başlı sözleşmelerin güvenliği, finans dünyasındaki değişim ile milyarlarca dolarlık tasarruf ve hız, lojistik ve tedarik zincirinin güvenliği gibi hususların da yukarıda açıklandığı üzere toplumların demokratikleşmesine katkıda bulunacağı açıktır.

Öte yandan belirtmek gerekir ki bu teknolojilerin altyapısı büyük teknoloji firmalarının tekelinde olursa, bir dijital sömürü düzeni meydana gelebilir ve bu öngörüler tamamıyla yanılgı olabilir. Ve yine belirtmek gerekir ki bu teknolojiler, denetimsiz bir dünya anlamını taşırsa, korkarım ki yukarıdaki tahminlerin aksine, korkunç sonuçlarla da karşılaşabiliriz. Bu nedenlerle bu teknolojilerin gelişimini iyi kavrayıp öncü olmak ve gerekli denetim mekanizmalarına da olanak sağlayabilmek önemli olacaktır. Aksi halde bir kaos ile karşılaşılabilir.

Bu teknolojik gelişmelerle ilgili oldukça önemli bir diğer nokta ise veri güvenliğidir. Bu teknolojilerin ivmesi ile dijitalleşme süreçleri çok daha hızlı şekilde gerçekleşecek olup veri güvenliği çok daha önemli bir noktaya taşınacaktır. Bu nedenle bu teknolojik gelişmelerin, yeterli olgunluğa erişip veri güvenliği hususunda da insanları tatmin etmesi gerekmektedir.

Henüz çok yeni olan bu teknolojiler üzerine bu yazıyı yazmak ve bu tartışmaları yürütmek oldukça zordur ve fikirlerin bu teknolojik gelişmelerin seyriyle birlikte değişmesi de çok olasıdır. Yine de bu riski alarak bu yazıyı yazmak ve bu konuya okuyucuların zihninde yer açmak, bir hukukçu olarak beni mutlu edecektir.

Sonnotlar

 1- Bknz: Bilgi Çağının Ötesi, https://hurfikirler.com/bilgi-caginin-otesi/

2- Bu olumlu taraflardan bir kısmı ile ilgili önerimlerim de olmuştu. Örneğin noterlik sisteminde blokzincir teknolojisi kullanılması yönünde Hür Fikirler’de Yeni Noterlerimiz Blokzincir Teknolojisi Olsun! (https://hurfikirler.com/yeni-noterlerimiz-blokzincir-teknolojisi-olsun/) başlıklı yazıyı yazmıştım. Diğer yandan pek çok platformda tapu sisteminin blokzincir ile dijitalleştirilmesini, seçim sisteminde kullanılmasını önerdim. Bu yazı vesilesi ile de bir konsensüs oluşturularak blokzincir araştırmaları vakfının kurulmasını, özellikle de finans sektörüne şiddetle tavsiye ediyorum. Dünyada bu teknolojiye en çok yatırım yapan sektör finans sektörüdür.

3- Her ne kadar bu teknolojiler merkeziyetsizlik iddiası ile ortaya çıkmış olsa da günümüzde kullanım alanları böyle değildir.  Hatta dahası merkezi yapılar blokzincir teknolojisinden faydalanarak kendi yapılarına adapte etmenin yollarını aramaktadır. Yine de bu teknoloji Web 3.0, endüstri 4.0 gibi büyük değişimlerin öncüsüdür.

4- Blokzincir teknolojisi ile ilgili detaylı bilgi için bknz: Blokchain Türkiye Platformu https://bctr.org

 5- Numan Tekelioğlu, “Dijital Tapu Sicili: Blokzinciri Teknolojisinin Tapu Sicilinde Kullanılmasına Dair Karşılaştırmalı Bir İnceleme”, https://dergipark.org.tr/tr/pub/ihm/issue/69444/1104241

Kaynakça 

Antonia Eliason, Blockchain, Trade, and the Global South: Entrenching Supply Chain Roles

Handan Soğuk, Karl R. Popper’ın Siyaset Kuramının Anahatları, YL Tezi, İstanbul Üniversitesi

Greg Johnson, “Will Web 3.0 Secure a Democratic Future”, https://institute.global/policy/will-web-30-secure-democratic-future

Karl R. Popper, Açık Toplum ve Düşmanları, Liberte Yayınları, 2021

Karl. R. Popper, Hayat problem çözmektir, YKY, 2022

Karl. R. Popper, Bu yüzyılın Dersi, Serbest Kitaplar, 2020

Mustafa Erdoğan, Türkiye İçin Bir Demokratikleşme ve Sivilleşme Perspektifi, http://www.liberal.org.tr/sayfa/turkiye-icin-bir-demokratiklesme-ve-sivillesme-perspektifi-mustafa-erdogan,348.php

Numan Tekelioğlu, Dijital Tapu Sicili: Blokzinciri Teknolojisinin Tapu Sicilinde Kullanılmasına Dair Karşılaştırmalı Bir İnceleme, https://dergipark.org.tr/tr/pub/ihm/issue/69444/1104241

Perianne Boring ,”The Future of Voting Is Blockchain”, https://digitalchamber.org/the-future-of-voting-is-blockchain/

Ömer Çaha, Açık Toplum Yazıları, Liberte, 2019

The growing list of applications and use cases of blockchain technology in business and life, https://www.insiderintelligence.com/insights/blockchain-technology-applications-use-cases/

Jaimee Francis, “Web 3.0: The Goals and Implications of a Decentralized Internet”, www.jurist.org/features/2021/11/11/web-3-0-the-goals-and-implications-of-a-decentralized-internet/

What is Web 3.0: A beginner’s guide to the decentralized internet of the future, https://cointelegraph.com/blockchain-for-beginners/what-is-web-3-0-a-beginners-guide-to-the-decentralized-internet-of-the-future

Bu Yazıyı Paylaşın

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,726TakipçilerTakip Et