Demokraside ifade hürriyetinin anlamı

SON akademisyenler bildirisi üzerine yaşanan gelişmeler ifade hürriyeti konusunu yeniden gündeme taşıdı. Pek çok kişi metnin içeriğine duydukları haklı tepki ve öfke sebebiyle ifade hürriyetini gözden çıkarmayı tercih etti. İfade hürriyetini gündelik siyasî öfke ve cepheleşmelere kurban etmek hayati bir hata olacaktır. ifade hürriyetinin gerilemesi basit bir özgürlük gerilemesi değildir. Demokrasinin hayatta kalabilmesi için gerekli unsurlardan biridir.

Demokratik bir rejimi diğerlerinden ayırt eden kilit unsurlar seçimler ve ifade hürriyeti ikilisidir. İfade hürriyeti, birbirinden farklı ve birbiriyle rekabet eden doğru ve iyi anlayışlarının sergilenmesini sağlar. Seçimler ise yönetimi emanet etmek üzere bunlar arasında belli bir süreliğine tercihte bulunmayı düzenler. Demokrasi fikri mutlak-tartışılmaz ve herkes için zorunlu tek bir hakikat (tek doğru ve tek iyi) fikriyle uyumsuzdur. Her ne kadar Rousseaucu yaklaşımlarda olduğu gibi tek hakikat anlayışıyla demokrasiyi birleştirme girişimleri olmuşsa da bunlar demokrasi etiketiyle uzun süre tutunamamışlardır.

Seçimler demokrasinin birincil gerekli unsurudur, ancak seçimin bir “tercih” içermesi için farklı doğru ve iyi anlayışlarının meşruiyetinin ve yasallığının tanınması gerekir. Bunun anlamlı olabilmesi için ise sadece seçim döneminde ve seçimler için değil sürekli ve her konuda ifade hürriyetinin sağlanması gerekir. İfade hürriyeti her türden farklılığın kendini ifade etmesini, kendini diğerlerinden ayırmasını, diğerlerini eleştirebilmesini ve en çok “tercih edilen” olabilmek için propaganda yapmasını mümkün kılan bir özgürlüktür. Fikir, inanç ve kanaat özgürlüklerinin uzanımı olan ifade hürriyeti insanların farklı olabilme özgürlüklerini garanti altına alır. Seçimler ise bu farklılıkların kamusal kararlar üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olabilmesine izin verir. Demokrasilerde herkesin kendi tek hakikati olabilir, ancak herkes için zorunlu tek hakikat olamaz. Şimdi, eğer herkes için tek hakikat anlayışını benimserseniz rakip değer-politika önerileri arasından seçim yapmanın bir mantığı kalmaz. Eğer doğru ve iyi herkes için tek ise ne ifade hürriyetine ne de seçimlere ihtiyacımız yoktur. İhtiyacımız olan tek şey “belli ve açık” olan tek hakikate göre işleri idare edecek “bilge ve erdemli” üstün yöneticilerdir. Bu üstün insanlar doğru ve iyi olanı bizim için görüp uygularlar. Demokrasi sadece insanları değil, onların fikir ve görüşlerini de eşitler. Başkalarının fikirleri, değerleri, inançları veya görüşleri çoğumuza yanlış, hatalı, saçma, adaletsiz veya zararlı gelir. Ama bu onları yasaklamak için yeterli bir gerekçe değildir. Çünkü bizimkiler de başkalarına öyle gelecektir.

İnsan için tek hakikat olsun veya olmasın insanların farklı kendi hakikatlerine sahip olduğu gerçeği ifade hürriyeti ve seçimleri doğru ve faydalı kılar. Bu konudaki anlaşmazlıkları nihaî olarak giderecek bir merci veya yöntem olmadığına göre, kendi görüşlerimizi yaygınlaştırmak için ya rızaya ya zora başvuracağız. Kendi görüşlerini yaygınlaştırmak ve benimsetmek için rekabeti göze alamayanlar, kolayına kaçıp rakip fikirlere ellerindeki zor araçlarıyla baskı uygulamaya girişirler. Böylece insanlar arasındaki eşitliği reddetmiş, diğer fikrin kendilerininkiyle rekabetini engellemiş ve insanların doğru ve iyi olduğunu düşündükleri fikirleri tercih edebilme imkânlarını kısıtlamış olurlar. Dünya gerçeklerinin kendilerine bahşetmediği rakipsiz tek hakikati suni olarak ve zor yoluyla yaratmaya çalışmış olurlar.

Velhasıl “herkes için tek hakikat” demokrasinin ölüm ilanıdır.

Yeni Yüzyıl, 18.01.2016

http://www.gazeteyeniyuzyil.com/makale/demokraside-ifade-hurriyetinin-anlami-973

Bu Yazıyı Paylaşın

Önceki İçerikSolun şiddet sevdası
Sonraki İçerikBırakın konuşalım

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,726TakipçilerTakip Et