Cumhurbaşkanının görev süresi 7 yıldır

Son günlerde siyasi tartışma gündemine halihazırdaki Cumhurbaşkanı sayın Abdullah Gül’ün görev süresinin ne zaman dolacağı konusu girdi. Bu sürenin 5 yıl mı yoksa 7 yıl mı olduğu tartışılmaya başlandı. Bu tartışmanın şimdiden yapılmasında yarar var; çünkü Türkiye’nin şartları eninde sonunda bir çözüme bağlanması gereken bu meseleyi daha fazla geciktirmemeyi, bu meselede halihazırda var olan belirsizliği hukuki olarak ortadan kaldırmayı gerektiriyor.

Bu konuda kamuoyuna sayın Gül’ün görev süresinin 5 yıl olduğu gibi yaygın bir izlenim hakim olsa da, konu uzmanlar arasında tartışmalıdır. Ben öteden beri bu sorunun gündeme geldiği her defasında sayın Gül’ün görev süresinin 7 yıl olduğunu söyleyegeldim. Bu vesileyle, niteliği gereği bunun “uzmanlar arasında” bir tartışma olduğunu ve bu konuda siyasilerin geleceğe dönük kendi hesaplarına göre tutum almanın yanlış olduğunu belirtmeliyim.

Kendi görüşümü temellendirmek için önce cumhurbaşkanının statüsüyle ilgili anayasa değişikliklerinin seyrini hatırlatmak isterim. Bilindiği gibi, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini öngören anayasa değişikliğini yasama organı 31 Mayıs 2007’de kabul etti, ama bu değişiklik referandumda halk tarafından onaylandıktan sonra ancak 30 Ekim 2007 tarihinde yürürlüğe girdi. Fakat bu arada yeni cumhurbaşkanı 28 Ağustos 2007 tarihinde, yani cumhurbaşkanının 7 yıl için seçileceğini öngören eski düzenleme henüz yürürlükteyken seçildi.

Şimdi gözden kaçırılmaması gereken önemli bir nokta var: Ekim 2007’deki halk oylamasıyla onaylanan anayasa değişikliği, sadece cumhurbaşkanının görev süresini kısaltan basit bir değişiklik olmayıp, hem seçilme yöntemini hem de görev süresini değiştirmek suretiyle cumhurbaşkanı için yeni bir statü getiren bir değişikliktir. Dolayısıyla bu yeni statü eski yönteme göre seçilmiş bir cumhurbaşkanı için geçerli olamaz. Yeni statü ancak değişikliğin öngördüğü gibi yeni cumhurbaşkanının halk tarafından genel oyla seçilmesiyle başlayabilir.

Şu halde, sayın Cumhurbaşkanı Gül görev süresi bakımından bu göreve seçildiği tarihteki hukuki statüye tabi olmak gerekir. Buna göre de kendisinin anayasal görev süresi 5 değil 7 yıldır. Bu arada belirtmeliyim ki, burada mesele halihazırdaki cumhurbaşkanının 7 yıllık görev süresi için “kazanılmış bir hak”ka sahip olduğu” meselesi değildir. Böyle bir haktan söz edilmesinin doğru olmadığı konusunda 5 yıl görüşünü savunanlarla ben de hemfikirim.

Görev süreleriyle ilgili olarak, kamu hukuku alanında “kazanılmış hak”tan değil, fakat “görev süresinin henüz dolmadığı”ndan veya “statüden usulüne uygun olarak ayırma veya ayrılma”dan söz etmek daha doğrudur. Dolayısıyla, 5 yılın sonunda yeni bir cumhurbaşkanı seçmeye kalkışmak, görevdeki cumhurbaşkanını 7 yıl için kazanılmış bir hakka sahip olduğu için değil, fakat statüsünün gerektirdiği süre henüz dolmadığı için, hukuka aykırı olur. Esasen, böyle bir işlem fiilen cumhurbaşkanını “görevden almak” anlamına gelir.

Bu duruma göre, görevdeki cumhurbaşkanının süresini kısaltmak ancak Anayasaya konacak geçici bir hükümle mümkün olabilir(di). Eğer bu konuda sahici bir ihtiyaç varsa, “halihazırda görevde olan cumhurbaşkanının görevi bu göreve seçildiği tarihten itibaren 5 yıl sonra sona erer” şeklinde -veya aynı sonucu doğuracak başkaca- açık bir hükmü anayasaya eklemek gerekir. Bu, aynı zamanda, cumhurbaşkanının görev süresini kanunla kısaltmaya hukuken imkân olmadığı anlamına da gelir. Söz konusu olan, cumhurbaşkanlığı seçiminin ayrıntılarını gösterecek özel bir kanun olsa da…

Star, 13.02.2010

Bu Yazıyı Paylaşın

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,735TakipçilerTakip Et