Bildiri ve üzerimdeki baskılar

Bu memlekette kamusal işlerle ilgilenen ve kendi yolunda gitmek isteyen bir gazete yazarının veya akademisyenin işi geçekten çok zor. Bunu yaşayarak tecrübe etmekteyim. Birkaç senedir bir taraftan ”AK Parti’yi hiç eleştirmiyorsun, yeterince eleştirmiyorsun, kâfi sertlikte eleştirmiyorsun”, diğer taraftan “AK Parti’yi gereksiz yere eleştiriyorsun, iş olsun diye eleştiriyorsun, haksız ve lüzumsuz yere eleştiriyorsun” diyen okuyucularım arasında sıkışmış vaziyetteyim. Taraflar kendi görüşlerine, daha doğru bir deyişle kendi öfke ve nefretlerine veya sempati ve bağlılıklarına tercüman olmamı bekliyor…

AK Parti konusu makro sayılabilir, son zamanlarda bir mikro konuda benzer bir tabloyla karşı karşıyayım. Bir grup akademisyenin imzaladığı ve politikacıların tavrı sayesinde hak etmediği kadar ilgi gören bildiriye ilişkin birkaç yazı kaleme aldım. Okuyucularımın bir kısmı “niye bu bildiriyi eleştiriyorsun?” diğer bir kısmı ise “niye bu ihanet bildirisini ifade özgürlüğü içinde görüyor, gösteriyorsun” diye bana kızıyor.

Malum bildiriyi eleştirmeme kızanların bazıları, bildirinin içeriğine de katılıyor ve özünde bir barış çağrısı olduğunu iddia ediyor. Aynı görüşte değilim. Bu bildiri barışa hizmet etmez, nitekim etmedi. Gerçekten barış bildirisi olsaydı şehirlerde savaş başlatan PKK’ya iki söz eder, silahı bırak, insanları öldürme, taciz etme, demokratik yollara başvur derdi. Bunu yapmış olsaydı devlete yönelik eleştirileri daha bir ahlâkilik ve güç kazanırdı. Dolayısıyla, bildirinin içeriğinin eleştirilmesi normal. Zaten bu kadar iddialı bir bildiriye imza atanların bunu tahmin etmesi ve sert eleştirilere hazır olması gerekirdi.

Bildiriyi niye ifade özgürlüğü içinde görüyorsun diyenler, amacın PKK’ya hizmet olduğunu, bildiride terörün övüldüğünü söylüyor. Bunu yapmak ifade özgürlüğüne girmez diyor. Bu iddiada olanlara iki zeminde cevap verebilirim. İlki değer alanı, ikincisi fayda alanı.

Değer alanından bakıldığında durum şu: İfade özgürlüğü temel insanî ve demokratik değerlerden. Hedef daima ifade özgürlüğünü daraltmak değil genişletmek olmalı. Ancak, bu, ifade özgürlüğünün her somut vakada tartışılmaksızın hayata aktarılabildiğini göstermiyor. Ülkeler millî güvenlik meseleleri ve şiddeti/terörü övme noktasında sıradan durumlardakinden çok daha kısıtlayıcı olma eğiliminde. NSA olayında E. Snowden sadece bazı bilgileri açıkladığı için ABD tarafından terörist ilan edildi ve hayatı cehenneme çevrildi. Aynı ABD benzer suçlamalarla karşılaşan Türkiyeli gazetecilere ise kahraman muamelesi yapıyor. Hangi tavır doğru?

Malum bildiri içeriği itibariyle teröre açık ve doğrudan bir destek vermiyor. PKK terörünü görmezden geliyor. Bunu bazıları dolaylı veya sessizlikle verilen destek olarak görebilir. Bu doğru bile olsa yapılabilecek tek şey bildiriyi ahlâken ve vicdanen kınamaktır. Şöyle olsaydı durum farklı olurdu: Ortada çatışma yokken benzer bir bildiri yayınlansa ve PKK bu bildiriyi gerekçe göstererek şiddet kullanmaya başlasaydı, yani bildiri ile vaka arasındaki bağ açıkça görülebilecek mahiyette olsaydı, o zaman teröre doğrudan destekten veya çağrıdan bahsedilebilirdi.

Fayda açısından bakıldığında ise durum şu: Bildiri ne bir eylem olarak ne de içeriği itibariyle Ceza Kanununda sayılmış bir suça dâhil edilemez. Bunu yapmak zorlamaya gitmek olur. Bu yüzden hukukî takibattan bir şey çıkacağını sanmıyorum. Kopartılan lüzumsuz gürültü ve insanların haksız yere taciz edilmesi kalır geriye hatıralarda. Ayrıca, ikide bir hukuka müracaat sivil toplumu çözer. Bu tür eylemlere karşı sivil tepki gösterebilecek kişi ve çevreler işi hukuk bürokrasisinin hâlletmesini bekleyerek atıl kalır. Bu da demokratik hayat için bir kayıp sayılır.

Kişi kendi görüşlerini yaz(a)maz, başkalarının sözcüsü hâline düşerse, yazmanın ne önemi kalır ki?

Yeni Yüzyıl, 30.01.2016

http://www.gazeteyeniyuzyil.com/makale/bildiri-ve-uzerimdeki-baskilar-1114

Bu Yazıyı Paylaşın

Önceki İçerikYargıda zaman yönetimi
Sonraki İçerikŞişeden çıkan cin

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,734TakipçilerTakip Et