Ankara’da patlayan canlı bomba size ne kadar uzakta?

Canlı bombalar eskiden Bağdat’ta patlardı. Bağdat bize çok uzaktı.

Sonra Suriye’de patlamaya başladı. Suriye sınır komşumuz ama sonuçta başka bir ülke. Ülkemin sınırları dışında patlayan bombalar beni çok da ilgilendirmiyordu açıkçası.

Aradan geçen zamanda ülkemin sınırları dışında patlayan bombaların yarattığı iklim ülkeme sızmaya başladı.

Sonra ilk bomba 2013’te Reyhanlı’da patladı. Sınır içindeki yakın dönemde hatırladığım ilk canlı bomba yaşadığım yere uçakla 1,5 saat, arabayla 7,5 saatti. Ölenler arasında tanıdığım yoktu, bana yine de uzak sayılırdı.

İkinci bomba Suruç’ta patladı. Suruç Ankara’ya uçakla 1,5 saat, arabayla 8 saatti. Bana yine uzaktı ve ölenler arasında tanıdığım kimse yoktu.

Üçüncü bomba Ankara’da patladı. Bombanın patladığı meydan iş yerime 1 KM’den daha yakın, yürüyerek 10 dakika. Bunu pek beklemiyordum. Çok sevdiğim bir güzergâhtır, zaman zaman tren garında oturur bir çay içerim, iş yerimden yürüyerek o meydanı geçip ilerisindeki devlet dairesinde işimi halledip dönerim sık sık. Fakat o gün orda değildim, o gün orada bir miting vardı ve ben o mitingdekilerle farklı görüşteydim, o nedenle orda olma ihtimalim yoktu.

Dördüncü bomba Merasim Sokak’ta iş çıkış saatinde patladı. Tam o saatte işten çıkmış Kızılay’a gitmiş ve metrodan inmiştim. Bombanın patladığı yere yürüyerek 5 dakika mesafedeydim. İnsanların panikle koşuşturmasına şahit oldum ve hayatımda ilk defa “panikle koşuşturan insanlar” arasındaydım. Birazdan ne olacağına dair hiçbir fikrim olmadan, koşarak olduğum yerden uzaklaşmaya çalışıyordum ve aslında bombanın patladığı yere doğru gidiyordum; eğer bir bomba varsa ona doğru gidiyor da olabilirdim. Sanırım bu defa bomba biraz yaklaşmıştı. Fakat o güzergâh yaya trafiğinin pek yoğun olduğu bir yer değildi. Ayrıca sonradan hedefin siviller değil askerî araç personeli olduğu ortaya çıktı. Yine de bahanelerim vardı.

Son bomba Kızılay’da, Cumhurbaşkanı’nın deyimiyle, sadece Ankara’da yaşayanların değil, Ankara dışından gelenlerin bile ilk iş olarak uğradığı, vakit geçirdiği bir yerde patladı. Orası şehrin kalbi. Bu bombanın hedefi de tamamen siviller, orası otobüs ve minibüs duraklarının olduğu yer. O gün o saatte orada olmayışımın hiçbir mantıklı nedeni yok. Normalde her gün o saatte orada oluyorum. O gün de orada olmamayı “Acaba dışarı çıksam mı, yoksa evde kitap mı okusam?” tereddütüne ve yeni aldığım kitabın cazibesine borçluyum. Ölenler arasında tanıdığım yok ama tanıdığım çoğu insan ya on dakika önce oradan otobüse binmiş veya on dakika içinde orada olacakken patlama olmuş.

Benim elimdeki son mantıklı bahaneyi de boşa çıkaran bir eylemdi son patlama. Dolayısıyla, artık bombalar bana çok uzak değil. Size ne kadar uzak? Birkaç yıl mı? Bir saat uçak yolculuğu veya birkaç saat otobüs yolculuğu mesafesinde mi?

Veya yaşadığınız ülkenin sınırları dışında mı?

Terör ve terörü yaratan iklimle mücadele etmek bahanelere sığınmadan yaşamamızı sağlar. Bahanelerle yaşamak çok mantıklı değil, zira terör bahanelerinizi tüketerek yaklaşır.

Bu Yazıyı Paylaşın

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,725TakipçilerTakip Et