Anayasa paketinden neden şikayetçiler?

Ben çok daha demokratik, katılımcı, toplumun bütün kesimlerin birlikte yaptığı bir anayasa istiyorum. O yüzden desteklemiyorum”.

Yok sanki biz istemiyoruz! Bu dediğiniz anayasa bugün ufukta görünüyor mu? Görünmüyor. Öyleyse ne yapalım? İdeal uğruna reel olanı da mı harcayalım? “Yetersiz”, ama bir adım atmak hiç adım atmamaktan daha iyi değil mi? Kazanacağımız birçok şey varken ve kaybedeceğimiz hiçbir şey yokken karşı çıkmanın mantığı nedir? 12 Eylül terörünün elebaşları yargılanacak, bunun için bile değmez mi?

“Bu anayasa AKP Anayasası olacak. O yüzden desteklemiyorum”.

CHP demokratik anayasa istiyor mu? Birlikte hazırlarsanız ister mi? E hayır tabii ki! Eldeki parti bu ve o yapıyor. Halk diliyle “valla AKP yapmasaydı desteklerdim. Arkadaşlar beni demokrat biliyor, açıktan açığa ‘sırf AKP yapıyor diye desteklemiyorum’ da diyemiyorum, o yüzden çok daha ileri bir noktadan reddediyormuş gibi yapıyorum. İdare ediverin” diyorsanız kötü. Öyleyse, yani “AKP”ye nefretiniz demokrasiye sevginizden büyükse, sizin sorununuz ideolojik değil psikolojik gibi görünüyor.

“Genetiği, tabiatı, DNA’sı değişir anayasanın” (Baykal diyor).

Evet, ben zaten tam da o nedenle destekliyorum. Bu anayasanın yenisini yapmak için çalışırım, ama o gün gelene kadar da genetiğini değiştirecek müdahale için bulduğum fırsatı kaçırmam.

“Bu paket güçler ayrılığı ilkesine aykırı. Hükümete yargıyı belirleme yetkisi veriyor. Yargı politize olacak. Düzen bozulacak” (Yüksek yargının ‘doğal CHP’li’ bir kısım üyesi).

Bir an için samimi olduğunuzu varsayalım. Dünyada yargı erkinin böyle kendi kendisini seçtiği bir tane güçler ayrılığı sistemi örneği verebilir misiniz? İlaç için bir tane verin ve tartışmayı sonlandırın. Almanya’dan Fransa’ya seçilmişler seçtiğinde politize olmayan yargı bizde niye olacak? Hem bundan daha fazla bir “politizasyon” mümkün mü? Haydi, itiraf edin, siz aslında yargının politize olacağından değil, sizin istediğiniz yönde olmayacağından korkuyorsunuz.

“Gerilim çıkarmamak için yargı oligarşisine tam dokunmayalım, Anayasa Mahkemesi ve HSYK’nın kompozisyonunu kısmen demokratik meşruluğa kavuşturalım. Böylece uzlaşmacı oluruz, tepkiler de nispeten azalır” (Hükümetin “Devlet kanadı” böyle telkin ediyor).

Azalmaz. Sizin demokratik meşruluktan verdiğiniz tavizler, pakete yönelik “kurumların tepkisi”ni zerre kadar azaltmaz. Maalesef oligarşiden demokrasiye gerilimsiz geçilmiyor. “Anayasa Mahkemesi üyelerinin tamamını Meclis seçecek” deseniz de aynı feryat kopacak. Öyle de gerileceğiz böyle de. Bari gerildiğimize değsin.

“Pakette bir değişiklik yapılmış. Anayasa Mahkemesi’nin üye sayısı 19’dan 17’ye indirilmiş. ‘Cumhurbaşkanı, yükseköğrenim görmüş 2 kişiyi Anayasa Mahkemesi’ne üye atar’ ibaresi metinden çıkarılmış. Bu uzlaşma sağlar mı?”

Uzlaşma sağlamaz ama doğal CHP’li bazı politize yargı mensuplarına “bağırdıkça geri adım atıyorlar, o halde biraz daha bağıralım” duygusu verir. Şimdiye kadar ne zaman demokrasiden geri adım attınız da “aferin” dediler? Seçilmişlerin ağırlığını azaltmak reformu sulandırır, sonra “masraf gitti misafir ağırlanmadı” dersiniz. Pakette ille de değişiklik yapacaksanız, bari seçilmişlerin ağırlığını arttırın. Mesela Anayasa Mahkemesi üyelerinin hepsini TBMM seçsin. Demokratik sistemlerdekinin aynısını alın. Bir kere sıkıntıya girersiniz, ama sonra rahat ederiz.

Star, 30.03.2010
 

Bu Yazıyı Paylaşın

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,734TakipçilerTakip Et