AK Parti mitingleri

Bu yazı Bugün Gazetesi‘nde yayınlanmıştır.

AK Parti’nin ilan ettiği mitinglerin, LYS sınavlarına denk geldiği için iptal edilme ve ertelenme ihtimali konuşuluyor. Olaylar o kadar hızlı gelişiyor ki, inşallah böyle bir zorunlu erteleme sayesinde kazanılan zaman diliminde siyasi havada belli bir yumuşama gerçekleşir ve erteleme iptal kararına dönüşür.

Zira ben bugünlerde en az ihtiyacımız olan şeyin AK Parti’nin böyle kitlesel mitingler yapması olduğunu düşünüyorum.

AK Parti’yi, on yıldır atlattığı nice felakette yapmadığı şeyi bugün yapmaya iten; kendi kitlesini ilk defa meydanlara çıkarma kararı almasına neden olan psikolojiyi anlıyorum. Hem tabanın hem partinin hem de liderin psikolojisini…

Posta kutum günlerdir “Hayatımda hiç mitinge gitmedim, bu defa gideceğim” diyen, “Erdoğan’ı yedirmeyeceğiz” diyen, “İstanbul halkının kim olduğunu onlara göstereceğiz”diyen mesajlarla doluyor.

Sabırları çok zorlandı

Evet, sabırları çok zorlandı… Meydanlara çıkan beş on bin kişinin günlerdir kendilerini İstanbul halkının tek temsilcisi yerine koyup “İstanbul halkı şunu istiyor, bunu istemiyor” diye ültimatomlar vermesine katlanmak zorunda kaldılar.

Evet, çok tahrik edildiler… Makus talihlerini değiştiren; üvey evlat muamelesi gördükleri bu ülkede onları eşit vatandaş haline getiren liderlerine edilen en adi küfürleri, en aşağılık hakaretleri hiç ses etmeden dinlemek, sineye çekmek zorunda kaldılar.

Ve endişelendiler… Oylarıyla getirdikleri ve oylarıyla defalarca uçurumun kenarından döndürdükleri iktidarın sokakta kim vurduya gitmesinden korktular.

Şimdi meydanlara çıkıp bütün oyunları bozmak, güçlerini ortaya koymak ve liderlerine sahip çıkmak istiyorlar.

Öte yandan Erdoğan’ın gücünü meydanlarda ortaya koyma isteği de anlaşılabilir bir istek…

Günlerdir zafer sarhoşluğu içinde atılan “Tayyip ezildi, yenildi, yolun sonuna geldi”manşetlerinden; yabancı basında çizilen “kitle desteğini kaybetmiş, miadı dolmuş bir siyasetçi” portresinden rahatsız olmayacak bir siyasi lider düşünülebilir mi? Elbette o da“Yenilmedim, bütün gücümle ayaktayım” demek istiyor.

Korkutan güç

Ne var ki, anlamak başka, siyaseten doğru bulmak başka bir şey… Ben hem Tayyip Erdoğan’ın hem de AK Parti tabanının bir gövde gösterisi yapma ihtiyacını anlıyorum. Ama siyaseten doğru bulmuyorum.

Zira şu anda yaşadığımız bütün bu olayların arka planında yatan temel faktör zaten Erdoğan’ın fazla güçlü olmasından duyulan korku. Siz bakmayın gazetelerde atılan “bitti, tükendi” manşetlerine; Erdoğan’a oy vermeyen yüzde 50’lik kitle onun bu gücünü zaten çok iyi biliyor; gelecek seçimlerin bu gücün bir kez daha teyidinden başka bir sonuç vermeyeceğini de biliyor. Türkiye’de artık iktidarın sandık yoluyla değişmesinin mümkün olamamasından; AK Parti’nin temsil ettiği Türkiye’nin ilelebet iktidarda, kendi “yaşam tarzı”nın ise ilelebet muhalefette kalmasından korkuyor. Bu yenilmez gücün iktidarı otoriterleşmeye götüreceğinden; mutlak iktidara yöneleceğinden korkuyor.

Bu korkular yüzünden, şu anda evinden çıkmasa da, meydanlara çıkanlara manevi destek veriyor ya da tencere-tava çalanları sempatiyle alkışlıyor.

Bana kalırsa AK Parti meydanlardaki gürültücü kalabalıkla restleşme ya da yurtdışındaki kimi mahfillere mesaj gönderme uğruna, evinde endişeyle bekleyen bu geniş kesimi daha da korkutmayı göze almamalıdır.

O “korkutucu” gücünü böyle bir gövde gösterisiyle endişeli kalabalıkların gözüne sokmak, onların korkularını azdırmaktan, farklılıklarını bir yana iterek birbirlerine daha fazla sokulup daha sıkı bir blok yaratmalarından başka ne işe yarar?

Not: İki haftalık yıllık iznimi kullanmak üzere müsaadenizi istiyorum. 29 Haziran’da yeniden buluşmak üzere…

Bu Yazıyı Paylaşın

Önceki İçerikGezi Olayların Hedefi:Erdoğansız Bir Türkiye
Sonraki İçerik

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,726TakipçilerTakip Et