Varsa yoksa ayakkabı kutusu

Doğrusu biraz komik oluyorlar…
Genel başkanları her ağzını açtığında, varsa yoksa ayakkabı kutusu…

Sözcüleri ekrana her çıktıklarında aynı çağrı: “Ayakkabı kutusuna bak, ayakkabı kutusuna…”

İki haftadır, kim yaşanan olayın herhangi bir boyutuyla ilgili bir analiz yapmaya çalışsa, “Siz bunları boş verin, ayakkabı kutusuna cevap verin” diyorlar, başka bir şey demiyorlar.

İyi de Sayın CHP’liler; halk ayakkabı kutusunu zaten olayın birinci günü gördü, manasını anlamakta da bir zorluk çekmedi. Eğer bir partiyseniz, bu ülkeyi yönetmeye talipseniz, biraz o kutunun dışına çıkıp bir şeyler söylemeniz gerekmez mi? Ufkunuzun, gözler önündeki ayakkabı kutusunun az ötesine geçmesi beklenmez mi?

Seçmen, kendisinin zaten gördüğü kutuyu -yolsuzluğu- boyuna gözünün içine sokmaktan başka bir şey bilmeyen bir siyasi partiye güvenip de oy verir mi?
 
CHP Türkiye’nin kör talihi

 
Türkiye ne şanssız bir ülkeymiş ki yıllardır böyle bir ana muhalefet partisine mahkûm oldu…

Kâh Ergenekon ve Balyoz sanıklarının “kurtarıcılığına” soyunarak prim toplamaya çalışıyor; kâh Uludere’den ekmek yemeğe çalışıyor; kâh Geziciler’in peşine takılıyor; kâh ODTÜ’deki manasız eylemleri köpürtüp oradan güç devşirebileceğini hayal ediyor; kâh Sarıgül’ün “inşallah-maşallah”lı söyleminden medet umup mütedeyyin kesimden oy toplamaya çalışıyor. İstanbul gibi bir kent için çıkardığı başkan adayı ağzını açıp da tek bir konuda tek bir fikir beyan etmiyor ama parti bunda bir beis görmüyor.

Ne ilke var ne siyaset ne proje ne vizyon ne de en ufak bir siyasi zeka… Ortaokul münazara takımlarının polemik düzeyinde bir polemik gücü, aynı düzeyde bir “analiz” yeteneği, acınası bir dar görüşlülük içinde, her sabah kalktıklarında, kulaklarını dikip bekliyorlar: Erdoğan bir gaf yapacak ya da polis ayakkabı kutusuyla protesto yapan birini gözaltına alacak veya metro görevlilerinden biri biletsiz geçmeye çalışan bir gencin kafasını kıracak ki söyleyecek bir şey bulsunlar; bu olayları dillerine dolayıp “muhalefet görevlerini” yerine getirsinler.
 
Bu kafayla ilelebet iktidar olamazsınız
 
Tabii bu defa “büyük balık” yakaladılar. Bu çapta bir yolsuzluk iddiası öyle kolay kolay çıkmaz bir ana muhalefet partisinin önüne. Buna elbette sarılacaklar. Tamam, sarılsınlar ama Allah rızası için “ayakkabı kutusuna bak” demenin ötesine geçip mesela, üzerinde fırtınalar koparılan“paralel yapı” hakkındaki ilkesel tutumlarını ortaya koysunlar; bu paralel yapının nasıl tasfiye edilebileceğine dair görüş serdetsinler. Olayın dış boyutu konusunda ne düşündüklerini, ortaya atılan iddiaların hangilerine katılıp hangilerine katılmadıklarını belirtsinler. Başlatılan operasyonla çözüm süreci arasında bir ilişki olup olmadığı konusunda ne düşündüklerini açıklasınlar; geri dönüp 7 Şubat’ı değerlendirsinler; KCK sanıklarına Kürtçe savunma yasağı getirerek bu davaların neredeyse 4 yıl kitlenmesine sebep olan mahkeme heyetini dikkatlice bir incelesinler. Son olarak, üç ayrı mahkeme heyetinin sanki bir yerlerden düğmeye basılmış gibi, BDP’li vekillerin tahliyesiyle ilgili aynı kararı almasını nasıl okuduklarını söylesinler.

“Bu karambolde İstanbul ve Ankara belediye seçimlerini alabilir miyim” çabası dışında hiçbir şeye odaklanmayan, hiçbir şeye aldırmayan, sadece papağan gibi “Kutuya bak kutuya”deyip duran bir partiye ülke emanet edilebilir mi?

Evet, toplama adaylarla oylarınızı bir miktar artırabilirsiniz belki ama bu kafayla ilelebet iktidar olamazsınız.

Bu yazı Bugün Gazetesi’nde yayınlanmıştır.

Bu Yazıyı Paylaşın

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,714TakipçilerTakip Et