Keyfi Tutuklamalarda Son Durum: Boğaç Soydemir’in Tutuklanması

Keyfî tutuklama Türkiye’nin gerçeği haline geldi. Basına yansıyan tutuklama olayları çoğunlukla bir tedbir olarak değil, “şunu biraz içeride tutalım da aklı başına gelsin” cezası olarak uygulanıyor. Bazı durumlarda ise mevcut siyasî iktidarın rakiplerini elimine etme aracı olarak tutuklama kullanılıyor. CHP’li belediyelere yönelik operasyonlarda verilen tutuklama kararları bunun örneği. Keza Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala’nın tutukluluk hallerinin siyasî saik güttüğünü Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de tespit etmişti.

Bu keyfî tutuklama alışkanlığının son ve en vahim örneklerinden biri Yotube’daki Soğuk Savaş programının sunucusu Boğaç Soydemir ve program konuğu Enes Özdemir’in tutuklanması oldu. Tutuklamanın sebebi Boğaç Soydemir’in “içki bütün kötülüklerin anasıdır” sözüyle ilgili bir şaka yapması ve konuğunun buna gülmesi. Evet, program konuğu Enes Özdemir sadece bir şakaya güldüğü için tutuklandı.

Medyadan anlayabildiğimiz kadarıyla, “içki bütün kötülüklerin anasıdır” sözü bir hadis olduğu ve bununla ilgili şaka yapılması “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçu kapsamına sokulduğu için Boğaç Soydemir ve konuğu tutuklandı.

Halbuki bu suçun oluşabilmesi için kişinin söylediği sözün, yani bu olayda yapılan şakanın “kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlike ortaya çıkarması” gerekiyor. Burada öyle bir şey olmadığı ortada. Halkın büyük bir çoğunluğu Youtube’da böyle bir program olduğundan bile haberdar değil. Hatta halkın büyük bir çoğunluğu bu sözün bir hadis olduğunu bile bilmiyor. Olayı öğrendikten sonra yaptığım küçük çaplı araştırma sonrasında muhafazakâr kesim insanlarının birçoğunun dahi bu sözün bir hadis olduğunu bilmediklerini gördüm.

Zaten Boğaç Soydemir de durumu fark edince seyircilerinden özür dileyip programı Youtube’dan kaldırıyor. Ortada ne suç işleme kastı var, ne infial uyandıran bir olay. Sadece programı yapan birkaç kişi ve buna gülen birkaç bin insan.

Yapılan eylemin suç olmadığı bu kadar ortadayken, hukuk kurallarının metinleri hiçe sayılarak kişilerin hayatlarından günler hatta aylar çalınıyor. Peki sebep ne? İşgüzarlık en büyük ihtimal olarak ortada duruyor: “Bakın peygambere saygısızlık olunca ben nasıl had bildiriyorum.” Ya da şu olabilir: “Şu dangalağı biraz içeri atalım da aklı başına gelsin.”

Haksızlık algısı böylesine yüksek yargılama ve tutuklamaların, peygambere saygısızlığı önlemek bir tarafa, pek çok insanı dinden soğuttuğu ortada. Muhafazakârlık iddiasındaki bir iktidar döneminde güvenilirliği en çok düşen iki kurumun Yargı ve Diyanet olması, bize bu konuda bir fikir veriyor olmalı: Zorlama yargı süreçleriyle saygı dayatarak bir yere varamıyor, istediğinizin tam tersi sonuçlar elde ediyorsunuz. Belki de peygambere saygısızlığı önlemek isteyenler, peygamberin şu sözünü hatırlamalı: “Kolaylaştırın! Zorlaştırmayın! Müjdeleyin, nefret ettirmeyin! Birbirinizle anlaşın, iyi geçinin, ihtilâfa düşmeyin!”

Bu Yazıyı Paylaşın

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,714TakipçilerTakip Et