<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mehmet Ali İlkaya, Hür Fikirler sitesinin yazarı</title>
	<atom:link href="https://hurfikirler.com/author/mehmetaliilkaya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hurfikirler.com</link>
	<description>..: Hür Fikirler :..</description>
	<lastBuildDate>Thu, 22 Jan 2026 09:29:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>
	<item>
		<title>Türkiye Yüzyılı Maarif Modelini Anlamak</title>
		<link>https://hurfikirler.com/208618-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Ali İlkaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jan 2026 09:28:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[qoshe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hurfikirler.com/?p=208618</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tam olarak anlaşılmayan bir şeyin sevilmesi, kabul edilmesi daha da önemlisi uygulanması mümkün değildir. 2024 Mart ayında yayınlanan kısa adı TYMM olan yeni müfredatın özün özü diyebileceğim bir tanıtımını yapmak istiyorum. Müfredat Programı GENEL metin ve her dersin yeni veya uyarlanmış formundan oluşuyor. Program genel metinden yola çıkarak daha sistematik bir bilgi ve anlayış oluşmasına [&#8230;]</p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/208618-2/">Türkiye Yüzyılı Maarif Modelini Anlamak</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tam olarak anlaşılmayan bir şeyin sevilmesi, kabul edilmesi daha da önemlisi uygulanması mümkün değildir. 2024 Mart ayında yayınlanan kısa adı TYMM olan yeni müfredatın özün özü diyebileceğim bir tanıtımını yapmak istiyorum.</p>
<p>Müfredat Programı GENEL metin ve her dersin yeni veya uyarlanmış formundan oluşuyor. Program genel metinden yola çıkarak daha sistematik bir bilgi ve anlayış oluşmasına yardımcı olmak istiyorum. TYMM üç sütun üzerinde yükselmektedir.</p>
<p>Felsefesi: Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, eğitimi yalnızca akademik bir süreç olarak değil, insanı merkeze alan bir gelişim yolculuğu olarak ele almaktadır. Modelin merkezinde “iyi insan” yetiştirme hedefi yer alır. Bu bağlamda bireyin aklî, ahlâkî, estetik ve duygusal yönlerinin dengeli biçimde geliştirilmesi amaçlanmaktadır.</p>
<p>TYMM’nin Dayandığı 3 Sütun</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter wp-image-208619 " src="https://hurfikirler.com/wp-content/uploads/2026/01/TMaarif-modeli-300x115.png" alt="" width="397" height="152" srcset="https://hurfikirler.com/wp-content/uploads/2026/01/TMaarif-modeli-300x115.png 300w, https://hurfikirler.com/wp-content/uploads/2026/01/TMaarif-modeli-768x294.png 768w, https://hurfikirler.com/wp-content/uploads/2026/01/TMaarif-modeli-150x57.png 150w, https://hurfikirler.com/wp-content/uploads/2026/01/TMaarif-modeli-696x266.png 696w, https://hurfikirler.com/wp-content/uploads/2026/01/TMaarif-modeli.png 826w" sizes="(max-width: 397px) 100vw, 397px" /></p>
<ol>
<li>Yetkin ve Erdemli İnsan: Müfredatın temel hedefi budur. Model, temelde 10 insan profili ideali belirleyerek insan yetiştirme hedefini ortaya koymuştur. Bireyler bir yandan 21. Yüzyıl yetkinlikeri ile donatılırken bir yandan da erdemlerin kazanıldığı ruhsal ve bedensel zenginlikleri sağlamayı amaç edinmiştir. Programın Temel Sütunu Yetkin ve Erdemli İnsandır. Modeldeki diğer sütunlar esas hedefe ulaşmak için kullanılacak olan anlayış, yol ve yöntemleri ifade etmektedir. Eğitim profesyonellerinin daima birinci ve ana hedefe odaklı bir çalışma disiplini geliştirmeleri gerekmektedir.</li>
<li>Öğretim Modeli: Programın ikinci ayağı ise eğitim-öğretim yaklaşımı ile ilgilidir. Modelin başarıya ulaşmasında çok önemli araç ve yöntemleri içermektedir. Model bu kapsamda:</li>
<li>Temel kabuller,</li>
<li>Ön değerlendirme süreci,</li>
<li>Köprü kurma</li>
<li>Öğrenme-öğretme uygulamaları</li>
<li>Farklılaştırma ile öğretim sürecinin çerçevesi çizilmiştir.</li>
</ol>
<p>Öğretim anlayışı, öğretim yöntem ve teknikleri; Erdemli ve Yetkin insan yetiştirme gayesi ile yakından ilişkilidir. Bu anlayış ile öğretim faaliyetleri düzenlenmelidir. Eski usul öğretmenin etkin, öğrencinin edilgen olduğu bir yapıyla öğretim yapılamaz. TYMM’ninde bilge, ruh ve bedence sağlıklı, erdemli bireyler yetiştirmek için, yaparak, yaşayarak, çok ortamlı öğretim alanlarıyla önceki bilgileri, yeni bilgilere ulaşmak için köprü yaparak zengin ve coşkulu bir öğretim habitatı oluşturmak durumundayız.</p>
<p>Kitaplar ve kitap içindeki etkinlikler öğretimde araçtır. Öğretmenler öğretim çıktısına sadık kalmak koşuluyla, etkinliklerde, faaliyetlerde değişiklik, yenilik veya farklı bir aracı kullanabilirler.</p>
<ol start="3">
<li>Ölçme ve Değerlendirme: “Ölçme ve değerlendirme hem öğretimin bir parçası hem de öğretimi tamamlayan bir süreçtir. Bir öğretim programı uygulanırken uygulamanın her adımında öğrencinin gelişiminin incelenmesi, öğrenme-öğretme sürecinin öğrenme çıktılarına ulaşılıp ulaşılmadığının izlenmesi gerekir” (MEB, 2024: 59).</li>
</ol>
<p>Ölçme ve Değerlendirme ilkleri:</p>
<ol>
<li>Süreç odaklı ölçme ve değerlendirme,</li>
<li>Beceri odaklı ölçme ve değerlendirme,</li>
<li>Sık aralıklı ölçme,</li>
<li>Farklılaştırmalı ölçme ve değerlendirme</li>
<li>Bireyselleştirilmiş ölçme,</li>
<li>Dijital teknolojiyi ölçmede kullanma.</li>
</ol>
<p>Maarif Modeli, ölçme değerlendirmeyi modelin bir parçası olarak değerlendirmektedir. Ölçme ve değerlendirme öğretimin önemli bir ayağıdır. Sık aralıklı, amaca uygun, beceri kazanımı odaklı, süreçleri ölçen, bireyselleştirilmiş ölçmeyi de kapsayan bir ölçme ve değerlendirme anlayışına evrilmek gerekiyor.</p>
<p>Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, yapay zekâlı 21. yüzyılda bir lüks değil zorunluluktur. Yetkin erdemlerle donanmış çocuklara, gençlere ihtiyacımız var. Modelin evi okullarımız, modellin ebeveynleri okul yöneticileri ve modelin yetkin ustaları öğretmenlerimizdir. Bakanlık uzmanlarının, il, ilçe eğitim yöneticilerinin, okul müdürlerinin, müdür yardımcılarının modelin hayat bulması için liderlik ve denetim yapmaları birincil iştir. Öğretmenlerin süreçteki kritik rollerini binlerce kelimeyle de anlatamayız! Öğretmenlerin, genel metin ve dersinin programını çok iyi inceleyip yola çıkarak; çok çalışarak çocuklarımızın ve gençlerimizin hayatlarında fark yaratmaları gerekmektedir.</p>
<p>Kaynak</p>
<p>Millî Eğitim Bakanlığı (2024). <em>Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Genel Metni.</em> Ankara: MEB Yayınları.</p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/208618-2/">Türkiye Yüzyılı Maarif Modelini Anlamak</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eğitimde Disiplin Meselesi</title>
		<link>https://hurfikirler.com/egitimde-disiplin-meselesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Ali İlkaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Dec 2025 08:48:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[qoshe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hurfikirler.com/?p=208511</guid>

					<description><![CDATA[<p>1 Aralık günü sosyal medyaya bir video düştü. Ankara’da bir Anadolu lisesindeki görüntülerde; öğrenciler ders öğretmenine fizikî müdahaleye varan bir şiddet uyguluyorlar. Görüntüler yayınlanınca kelimenin tam anlamıyla infial yarattı. Şimdilerde harıl harıl problemin çözümüne ilişkin reçeteler sunuluyor. Her sektörde olduğu gibi eğitim kalitesi için disiplin şarttır, şarttır da disiplinden ne anlaşılıyor o meçhul… Esasen iki [&#8230;]</p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/egitimde-disiplin-meselesi/">Eğitimde Disiplin Meselesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1 Aralık günü sosyal medyaya bir video düştü. Ankara’da bir Anadolu lisesindeki görüntülerde; öğrenciler ders öğretmenine fizikî müdahaleye varan bir şiddet uyguluyorlar. Görüntüler yayınlanınca kelimenin tam anlamıyla infial yarattı. Şimdilerde harıl harıl problemin çözümüne ilişkin reçeteler sunuluyor.</p>
<p>Her sektörde olduğu gibi eğitim kalitesi için disiplin şarttır, şarttır da disiplinden ne anlaşılıyor o meçhul…</p>
<p>Esasen iki tarz disiplin anlayışı kabul edilmektedir. Bunlardan birincisi eski tarz disiplindir. Özellikleri:</p>
<p><strong>Klasik Dönem Eğitim Disiplini</strong></p>
<ul>
<li>Ceza önceliği vardır,</li>
<li>Ödül kullanımı çok azdır,</li>
<li>Fiziki, sözlü ve daha yoğun psikolojik şiddet kullanılır (öğretmen tarafından)</li>
<li>Tembeller-çalışkanlar ayrımı vardır.</li>
<li>Yatay şiddet (öğrenciye, diğer öğrenciyi vurmasını isteme gibi) kullanılır,</li>
<li>Öğrenciler arasında (sosyal statü) ayrımcılık yapılır.</li>
<li>Toplu ceza yaygındır. Sıra dayağı, teneffüsten men etme vb.</li>
<li>Öğretmen sınıfta devletin, resmi ideolojinin jandarması rolündedir.</li>
<li>Öğretmen merkezlidir, öğretmen aktif, öğrenci pasiftir.</li>
<li>Öğretmen, okul sınırları dışına çıkar ve toplumsal hayata müdahale eder.</li>
<li>Tek doğru vardır, tartışma yoktur.</li>
<li>Keyfi cezalar sıkça uygulanır.</li>
<li>Nedensiz veya kişiye özel ceza vardır.</li>
<li>Çocuk gelişim özellikleri, insan psikolojisi, çocuk psikolojisi, öğrenme kuramı gibi konuları öğretmen gündeminde yer almaz.</li>
</ul>
<p>Yukarıda belli başlı özellikleri sıralanan dönem “klasik dönem” olarak literatürde adlandırılmıştır. Ben bu dönemi, “klasik” kavramına saygımdan dolayı kullanmayarak; “Eski/Köhnemiş eğitim / disiplin anlayışı” olarak adlandırmak istiyorum. Bu anlayış 1990’ların sonuna değin süregeldi. İnsan haklarına duyarlılık arttıkça yavaş yavaş terk edildi. Türkiye özelinde ise Ak Parti iktidarı devlet-vatandaş ilişkisini önemli ölçüde değiştirince eğitimde de eski tarz yavaş yavaş terk edildi. Toplumun yetişkin nüfusunun tamamı bu köhnemiş tarzın altında yetişti… Günümüzde faal öğretmenlerin önemli bir kısmı da aynı dönemde öğrenci idi… Açık veya örtülü pek çok travmatik olay yaşadılar. Şimdi de aynı yöntemi kullanmak isteyen hatta belli dozlarda kullanan birçok öğretmen olduğunu biliyoruz.</p>
<p><strong>Liberal &#8211; Çağdaş Eğitim Disiplini</strong></p>
<p>İnsan haklarının gelişimi ile eğitimdeki disiplin, sınıf yönetimi anlayışı değişmeye başladı. Liberal/Çağdaş Disiplinin genel özellikleri şöyledir:</p>
<p><strong>Liberal &#8211; Çağdaş Eğitim Disiplini</strong></p>
<ul>
<li>Ödül önceliklidir,</li>
<li>Ceza koşulları önceden belirlenmiş ve ilan edilmiştir,</li>
<li>Fiziksel ve sözlü şiddete yer yoktur.</li>
<li>Herkes eğitim öğretim sürecine katılır, tembel-çalışkan ayrımı yoktur.</li>
<li>Yatay şiddet kesinlikle kullanılmaz.</li>
<li>Sosyal statü ayrımcılığı kabul edilmez.</li>
<li>Öğrenci merkezli bir anlayış hâkimdir,</li>
<li>“Öğrenmeyi öğrenme” hareket noktasıdır,</li>
<li>Öğretmen liderlik ve rehberlik rolündedir.</li>
<li>Aktif bir öğrenme ortamı vardır.</li>
<li>Öğretmene aşkın roller yüklenmez,</li>
<li>“Tek doğru” yoktur,</li>
<li>Sınıfta tartışma ve demokrasi vardır.</li>
<li>Çocuk gelişim özellikleri, ergenlik yapısı, çocuk-genç psikolojisi, öğrenme ilkeleri daima gözetilir.</li>
<li>Zengin bir öğrenme ortamı vardır.</li>
<li>Öğretmenin çoklu yöntem ve teknik kullanımı esastır.</li>
<li>Öğretmen öğrencileri sürekli gözleyerek, öğretim sürecini planlar.</li>
</ul>
<p>Liberal &#8211; çağdaş anlayış insancıldır. Öğrencilerin içinde bulunduğu yaşam şartlarına duyarlıdır. Çocukların “hata yapma” hakları; doğruyu-yanlışı deneme hakları vardır. İnformel öğrenmeye, gelişimsel kazanımlara değer verilir.</p>
<p>Türkiye’de bir dönemin kapatılıp yeni dönemin açılması ve yerleşmesi hiç kolay değildir. Bunu zorlaştıran eski dönemin izleri ve kazanımlarını (okul ve öğretmenler) terk etmek, yeni döneme hazırlık yapmak kolay görünmemektedir. Anne babaların da aşırıya varan korumacılığı yeni dönemi zorlamaktadır.</p>
<p><strong>Ne Yapmalı!</strong></p>
<ul>
<li>Öğretmenler bu mesleğin kendilerine uygun olup olmadığını samimiyetle irdelemeli, eğer uygun olmadığı sonucuna varırsa bu meslekten uzak durmalıdır.</li>
<li>Öğretmenler, beden duruşu, ses tonu vb. iletişim gücünü geliştirmelidir.</li>
<li>Öğretmenler, sınıfa, derse çok iyi hazırlanmalı, A-B-C planlarını aktif kullanmalıdır.</li>
<li>Öğretmen her öğrencinin ismini bilmeli ve ona ismi ile hitap etmelidir,</li>
<li>Öğretmen, derste kullanılan soru kalıplarını zenginleştirmelidir. Cevabı evet/hayır veya tek sayı ve kelimelik sorular zayıf soru kalıplarıdır.</li>
<li>Öğretmen, sınıfta aktif bir öğrenci grubu oluşturmalıdır.</li>
<li>Öğretmen, ceza gerektiren davranışlarla ilgili gereken başvuruyu mutlaka yapmalıdır, bazen olayın üzerinden 24 saat geçmesi yararlı olacaktır. Böylece kararın daha soğukkanlı alınması mümkün olacaktır.</li>
<li>Okul yönetimleri, öğretmenlerin sınıf yönetim becerilerini gözlemelidir,</li>
<li>Okul Yönetimleri, öğretmenlere sınıf yönetimi ve öğretim yöntem ve teknikleri eğitimleri organize etmelidir.</li>
<li>Okul yönetimleri, cezayı gerektiren davranışlara müsamaha göstermemeli, gereken cezai yaptırımları uygulamaktan geri durmamalıdır.</li>
<li>MEB, öğrenciye verilecek cezalarda daha pedagojik yaptırımlar belirlemelidir,</li>
</ul>
<p>Örneğin, sınıfta başka bir çocuğa zorbalık yapan öğrenciye, komşu çocuğunun ödevlerine yardım etmek; kardeşini spor antrenmanına götürüp getirmek gibi ödevler verilebilir.</p>
<p>Sınıfta öğretmen vardır ve esasen tek başınadır. Dolayısıyla sınıfını yönetmek, öğretmek ve liderlik onun sorumluluğundadır. Şunu net olarak bilelim: Hiçbir zaman okula “gönüllü” gelen, “hedefleri olan” öğrencilerin olduğu ve yüzde yüz bu şekilde bir okul ve sınıf olmayacaktır. Çocukları, gençleri motive etmek, öğrenmelerini sağlamak ve okulu harika bir yer yapmak okul ve öğretmenlerin meziyetidir.</p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/egitimde-disiplin-meselesi/">Eğitimde Disiplin Meselesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tercih Danışmanlığı mı, Kariyer Danışmanlığı mı?</title>
		<link>https://hurfikirler.com/tercih-danismanligi-mi-kariyer-danismanligi-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Ali İlkaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Aug 2025 11:36:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[qoshe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hurfikirler.com/?p=208281</guid>

					<description><![CDATA[<p>Elbette kariyer danışmanlığı hizmeti almak gerekiyor… Malumunuz kısa süre önce LGS tercihleri yapıldı, sonuçlar açıklandı… Bu günlerde de YKS tercih döneminin içindeyiz. Tüm üniversitelerin rektörleri TV ekranlarında… Eğitim uzmanları (alanı meçhul) tv ekranında&#8230; Üniversitelerin içi, bahçesi, holler, derslikler ana baba günü… Liseler tercih merkezi, AVM’lerde, parklarda, meydanlarda masalar kurulmuş hepsinin gayesi aynı… Adayların meslek seçiminde [&#8230;]</p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/tercih-danismanligi-mi-kariyer-danismanligi-mi/">Tercih Danışmanlığı mı, Kariyer Danışmanlığı mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Elbette kariyer danışmanlığı hizmeti almak gerekiyor…</p>
<p>Malumunuz kısa süre önce LGS tercihleri yapıldı, sonuçlar açıklandı… Bu günlerde de YKS tercih döneminin içindeyiz. Tüm üniversitelerin rektörleri TV ekranlarında… Eğitim uzmanları (alanı meçhul) tv ekranında&#8230; Üniversitelerin içi, bahçesi, holler, derslikler ana baba günü… Liseler tercih merkezi, AVM’lerde, parklarda, meydanlarda masalar kurulmuş hepsinin gayesi aynı… Adayların meslek seçiminde yardımcı olmak ancak iki hizmet arasında çok önemli farklıklar var.</p>
<h2>Tercih Danışmanlığı</h2>
<p>Tercih danışmalığı; öğretmenler, rehber öğretmenler, üniversite öğretim üyeleri, okul yöneticileri, üniversitelerin yönetim görevlileri, kurs öğretmenleri, kurs yöneticileri gibi oldukça geniş bir kesim tarafından bu hizmet verilmektedir. Tercih danışmanlık hizmetinin özellikleri şu şekildedir:</p>
<ol>
<li>Aday ve danışan birbirlerini çoğunlukla ilk kez görür. Danışmanlık hizmeti adayı çok az tanıyarak verilir.</li>
<li>Danışman kendini nadiren tanıtır, tanıtımı ad soyad, görev vb. bilgilerle olur. Danışanın da genellikle sadece adı sorulur.</li>
<li>Sınav sonuç verileri incelenir, hangi puan türünden tercih yapacağı, hangi bölümleri düşündüğü vb. söylenir</li>
<li>Çalışma tekniktir, bir liste hazırlanır seçenekler burada yer alır.</li>
<li>Evin yeri, üniversitenin konumu, varsa ücreti, burs olanakları gibi konular tartışılır.</li>
<li>Ana gündem adayın bir yere yerleşmesi için yapılacak liste üzerinedir.</li>
<li>Görüşme ortamı oldukça gürültülüdür, sırada bekleyenler olduğu için görüşme süreleri kısa tutulur.</li>
</ol>
<h2>Kariyer Danışmanlığı</h2>
<p>Kariyer danışmanlık hizmeti esas olarak kariyer planlama faaliyetidir. Tercih danışmanlığını da kapsayan daha üst düzey bir hizmettir. Kariyer danışmanı, bu alandaki <a href="https://hurfikirler.com/ifade-hurriyeti-ve-akademisyenler-2/">akademisyen </a>ve bu alanda uzmanlaşmış rehber öğretmenler tarafından yapılır. Kariyer danışmanlığı, kariyer planlamaya odaklıdır. Daha geniş bir perspektiften olaya bakar. Kariyer planlamanın özellikleri şu şekildedir:</p>
<ol>
<li>Aday ve danışman önceden birbirini tanır veya danışman adayı tanımaya zaman ayırır.</li>
<li>Danışan kendini daha ayrıntılı tanıtır, süreci da ayrıntılı olarak açıklar.</li>
<li>Danışanın genel bilgileri alınır, <a href="https://hurfikirler.com/lgs-ve-yks-gecerlilik-ve-guvenirlik-sistemi/">YKS</a> sonuç bilgileri de ayrıntılı olarak incelenir. Aday ve ailesi ile sonuç verileri üzerine görüşme yapılır.</li>
<li>Kariyer planlamada sınava ikinci veya üçünce kez girilip girilmeyeceği için karar verilir ancak bu tür kararlar için aday ve aileye birkaç gün hatta bir hafta süre tanınması yerinde olur.</li>
<li>Kariyer planlamada ilk adım, gencin kendini, kendi kariyer faktörlerini (yetenek, ilgi, değer vb). fark etmesidir. Bu adım için de iyi yapılandırılmış bir görüşme yapılır.</li>
<li>Adayın gelecek planlamasındaki istekleri irdelenir, bölümler, programlar ve diğer eğitim olanakları ayrıntılı şekilde incelenir.</li>
<li>Kariyer danışmanı, iş dünyasının dinamiklerini biliyor, takip ediyor, gelişmeleri kayıt altına alıyor olması gerekir.</li>
<li>Tercih listesi geniş olarak aday ve ailesi ile birlikte hazırlanır. Görüşmede bu liste üzerine çalışma yapılır.</li>
<li>Son görüşmede teknik bazı hususlar da gözetilerek listeye son şekli verilir, danışman ilerdeki durumu izlemek için aday ve ailesine iletişim bilgilerini vererek süreci sonlandırmalıdır.</li>
<li>Kariyer planlama hizmeti daha steril bir ofiste, daha uzun zaman harcanarak daha ayrıntılı çalışmaların yapıldığı profesyonelce yürütülen bir süreçtir.</li>
</ol>
<p>Toplum olarak zamanında atmadığımız adımlardan dolayı bazı önemli kararlar, rastgele birilerinin müdahalesi, tesadüfî bilgilerle yanlış alınmaktadır. Yumurta kapıya gelince telaş kaçınılmazdır.  Oysa iyi bir kariyer planlama süreci zor zamanlarda, düşük puan gibi durumlarda bile bir yol bulmamızı sağlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/tercih-danismanligi-mi-kariyer-danismanligi-mi/">Tercih Danışmanlığı mı, Kariyer Danışmanlığı mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>LGS ve YKS Geçerlilik ve Güvenirlik Sistemi</title>
		<link>https://hurfikirler.com/lgs-ve-yks-gecerlilik-ve-guvenirlik-sistemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Ali İlkaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Jul 2025 10:24:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[qoshe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hurfikirler.com/?p=208268</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde uzun yıllardır Üniversiteye giriş, liselere giriş, lisansüstü giriş, tıpta uzmanlık gibi pek çok sınav merkezî olarak yapılıyor. Durum böyle olunca bu sınavlarla ilgili iddia ve şaibe söylentileri hiç bitmiyor. Yılardır bu sınavlarda görev alan bir eğitimci olarak bazı bilgileri vermenin ve bir takım uyarı ve önerilerin zamanının geldiğini düşünüyorum. Evet, kötü niyetli yalancı sahtekârlar [&#8230;]</p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/lgs-ve-yks-gecerlilik-ve-guvenirlik-sistemi/">LGS ve YKS Geçerlilik ve Güvenirlik Sistemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde uzun yıllardır Üniversiteye giriş, liselere giriş, lisansüstü giriş, tıpta uzmanlık gibi pek çok sınav merkezî olarak yapılıyor. Durum böyle olunca bu sınavlarla ilgili iddia ve şaibe söylentileri hiç bitmiyor. Yılardır bu sınavlarda görev alan bir eğitimci olarak bazı bilgileri vermenin ve bir takım uyarı ve önerilerin zamanının geldiğini düşünüyorum.</p>
<p>Evet, kötü niyetli yalancı sahtekârlar sınavlarla ilgili ortalığı karıştırıyorlar bununla birlikte bir takım teknik ayrıntılara dikkat etmek ve daha fazla kamuoyuna doğru bilgiler vermek gerekiyor.</p>
<p>Baştan ifade etmeliyim ki; bizim sınavlarımızın güvenirlik puanı son derece yüksektir, sınavlar temizdir herhangi bir şaibe iddiasını haklı çıkaracak somut deliller şu an için söz konusu değildir.</p>
<p><strong>Sınav Uygulama Süreci</strong></p>
<ol>
<li>Soru komisyonu dışardan yalıtılmış bir yerde çalışır ve insan teması olmadan soruların basımı yapılır ve kapalı poşetlere, kapalı kutulara konur.</li>
<li>Adayların kendi okullarında sınava alınması uygulaması terk edilmiştir. Adaylar kendi okulu dışındaki binalarda sınava alınmaktadır. Böylece sınav güvenliği arttırılmıştır.</li>
<li>Sınav merkezlerinde bina girişinde polis görev alır, bina sınav yönetimi ve salon görevlileri atanır. Salon görevlisi öğretmene bina adı, adresi vb. verilir ancak görev yapacağı salon bilgisi yoktur.</li>
<li>Adaylar sınava belli bir süre kala sınava girecekleri, okul, bina, salon ve sıra numarasını çıktı olarak alır.</li>
<li>Sınav günü bina yöneticileri sabah 06.30 gibi ilgili binaya giriş yaparlar, bir süre sonra özel kurye araçlar polis eşliğinde sınav evrak kutularını getirirler. Kutular özel numaralı kelepçe ile kapalı olur.</li>
<li>Sınavda görev alan öğretmenler ilgili sınavın başlamasından çok önce binaya girer, giriş sırasında polis tarafından üstü aranır. Yasaklı maddeler (telefon, usb, saat, vb.) ile binaya girişlerine izin verilmez.</li>
<li>Görevli öğretmen yoklama formunu imzalar ve bu esnada hangi salonda görevli olduğunu öğrenir. Sınav bitene kadar görev kartını yakasında taşımak zorundadır. Gerekli açıklama ve kurallar bir kez daha tekrarlanır, görevli öğretmen kapalı poşet içinde sınav salonun yolunu tutar.</li>
<li>Sınav uygulama süreci fiilen başlamıştır, kurallar katidir, her salonda en az iki öğretmen görevli olur. Sınav uygulama salonunun kapısı daima açık tutulur. Sınav öncesi işlemler sıra ve yönergelere uygun olarak yapılır.</li>
<li>Sınav evrakları adayların gözünün önünde açılır ve talimata göre cevap kâğıtları ve soru kitapçıkları dağıtılır. Zamanı geldiğinde sınav başlatılır ve zamanı geldiğinde bitirilir.</li>
<li>Sınav bitince, cevap kâğıtları zarf/poşete diğer önemli birkaç evrak ile birlikte konarak ağzı kapatılır. Salon görevlisi öğretmenler cevap kâğıtlarını ağzı kapanmış zarf veya poşet ile bina yöneticilerine imza karşılığı teslim ederler.</li>
<li>Adaylardan alınan kapalı sistem sınav evrakları, yine ağzı kelepçeli kapalı kutulara konur ve özel kurye ile ilgili merkeze götürülür, 3 kilitli (her bir anahtar farklı bir görevlide olur) kapalı bir yere konur, hepsi toplanınca sınavın okunup değerlendirme süreci başlar.</li>
</ol>
<p><strong>Gözlemlerim </strong></p>
<p>20 Yıla yakın sınavlarda sınav salonlarında görev alıyorum, çok şükür başarılı bir görev yaptığımı söyleyebilirim. Elbette bir takım deneyim ve gözlemlerim oldu. Merkezî sınavların düzgün uygulanmasında en önemli görev bina sınav yöneticileri ve salondaki görevli öğretmenlerindir. Gördüğüm eksiklik ve yanlışlıklar şu şekilde:</p>
<ol>
<li>Yöneticiler (öğretmenlere yardımcı olmak amacıyla) cevap kâğıtlarının bulunduğu poşet/zarf <u>kapatma</u> işleminin salon yerine komisyon odasında yapılabileceğini söylüyorlar. Bu durumda cevap kâğıtları belli süre ulaşılabilir olarak kalır bu da güvenliği tehdit eder.</li>
<li>Salon görevlisi öğretmenler adaylar ile fazlaca konuşuyor, bazı adayların yanına gidip kısık sesle konuşuyor. Bu da diğer adayların zihninde soru işaretlerine neden oluyor.</li>
<li>Yönergeler eksik uygulanıyor, bazı kritik adımlar üstünkörü geçiliyor. Örneğin kitapçık kodunun yazılıp kodlanması ve kontrol edilmesi gibi Sınav soru kitabının sınav öncesi eksik ve yırtık sayfa sorunu olup olmadığının kontrolü gibi.</li>
<li>Adayların teslim ettiği, cevap kâğıdı ve soru kitapçığının görevli öğretmenlerce incelemesi yapılıyor. Oysa cevap kâğıdı görünmeyecek şekilde üstü kapalı olmalı, soru kitapçığı da kapalı olarak masada bulunmalıdır.</li>
<li>Evraklar acele ile toplanıp, kapatılıp teslim ediliyor, bu durumda da bazı cevap kâğıtları kapalı zarf içinde yani bulunması gereken yerde olmuyor. Sonradan da zarfı/poşeti açmak mümkün değildir.</li>
<li>Salonda görevli öğretmenler, sohbet edip gürültü çıkarabiliyor bu da adayların motivasyonunu olumsuz etkiliyor.</li>
</ol>
<p><strong>Geçerlilik ve Güvenirlik</strong></p>
<p>Ölçme araçları (sınavlar/testler) hem geçerli hem de güvenirlik parametrelerine sahip olmalıdır. Güvenirlik adı üstünde, ölçme faaliyetinin güvenilir olması ile ilgilidir. Yani insanların sınavın güvenli ve adil olduğuna inanması gerekiyor. Hassas bir şeydir, sınava girenlerin sınav öncesi bile zihinlerinde sınavın güvenliği ile ilgili soru işareti varsa bu sınavın güvenilirliğini düşürür. Sınavda kopya çekilmesi güvenilirliği düşürür. Ayrıca, geçerliliğinin ön şartı güvenilirliktir. Sınav güvenilirlik şartını karşılamıyorsa geçerli olmaz.</p>
<p>Geçerlilik: “Bir ölçme aracı kullanılış amacına ne oranda hizmet ediyorsa o oranda geçerlidir.” (Yılmaz, 2014:49-50). LGS için somutlaştırırsak, amaç Sınavla öğrenci alan liselere puan üstünlüğüne göre öğrenci seçmektir. Yani bu sınavlarda binlerce birinci, binlerce 0 puan alan adayların olması geçerliliği zedeler. Bu yıl LGS’den 719 çocuk tam puan aldı… Hepsi Galatasaray Lisesi’ne kayıt olamayacağına göre tam puan alan çocuk sayısının 100-200 civarında olması geçerlilik için daha uygundur.</p>
<p>Geçerlilik ve güvenirlik hesaplamaları ilgili uzmanlarca yapılan merkezî sınavlarımızın güvenirlik puanı oldukça iyi durumdadır.</p>
<p>Sınavların geçerlilik ve güvenirliğinin sağlanması için sınav öncesi, sınav anında ve sınav sonrası yapılması gerekenler vardır; bu hususlara dikkat edilerek süreç tamamlanmalıdır. En küçük ihmal, kasıtlı bir adım, bir kuralın bile görmezden gelinmesi sınav güvenliğini tehdit etmektedir.</p>
<p>Kopya meselesi, bir toplum ve kültür sorunudur. Aşırı polisiye tedbirlere rağmen hâlâ diken üstündeyiz. Sınav öncesi başlayan teyakkuz hali sınav sonuçlarının açıklanması, tercihlerin alınması hatta eğitime başlama dönemine kadar devam etmektedir. Bir takım tedbirler gereklidir.</p>
<ol>
<li>Sınavlar ile ilgili kamuoyu düzenli ve doğru bilgilendirilmelidir.</li>
<li>Okul/bina sınav yöneticileri sık sık eğitime alınmalıdır, yanlış yapanlara görev verilmemelidir.</li>
<li>Öğretmenlere de eğitim verilmeli, kuralların gerekçeleri net olarak izah edilmelidir, hatalı davranışları olan öğretmenler meslekten atılmalıdır.</li>
<li>Sınav sonuçlarına ilişkin sayısal veriler kamuoyu ile zamanında düzgünce paylaşılmalıdır.</li>
<li>Sınavlarda görev alan öğretmen adayları bir değerlendirme sistemi ile değerlendirmeli, yanlış ve hatalı uygulama yapan kuralları hiçe sayan öğretmenlere görev verilmemelidir.</li>
<li>Eğitim sistemimizde “kopya” ile ciddi bir mücadele programı başlatılmalıdır.</li>
<li>Öğretmenlere “ölçme ve değerlendirme” alanında hizmet içi eğitimler düzenlenmelidir.</li>
</ol>
<p><a href="https://hurfikirler.com/lgs-ve-yks-gecerlilik-ve-guvenirlik-sistemi/">LGS ve YKS Geçerlilik ve Güvenirlik Sistemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İyi Eğitimci I: Okul Müdürü</title>
		<link>https://hurfikirler.com/iyi-egitimci-i-okul-muduru/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Ali İlkaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 May 2025 13:10:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[qoshe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hurfikirler.com/?p=208161</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çeyrek asırdır eğitim dünyasının içindeyim. Bu zaman zarfında yaklaşık 8 yıl eğitim kurumu yöneticisi olarak görev yaptım. Cevabını aradığım soru şu: “Kim başarılı okul müdürüdür?” ya da “Başarılı, iyi okul yöneticisi neleri başarmıştır?”  Gözlemlerime göre, bazı işleri yapanlar veya bazı tutum ve davranışları yerleştiren okul yöneticileri başarılı olarak kabul ediliyor. Önce mevcut tabloya bakalım. Fizikî [&#8230;]</p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/iyi-egitimci-i-okul-muduru/">İyi Eğitimci I: Okul Müdürü</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çeyrek asırdır eğitim dünyasının içindeyim. Bu zaman zarfında yaklaşık 8 yıl eğitim kurumu yöneticisi olarak görev yaptım. Cevabını aradığım soru şu: “<em>Kim başarılı okul müdürüdür?</em>” ya da “<em>Başarılı, iyi okul yöneticisi neleri başarmıştır?”</em>  Gözlemlerime göre, bazı işleri yapanlar veya bazı tutum ve davranışları yerleştiren okul yöneticileri başarılı olarak kabul ediliyor. Önce mevcut tabloya bakalım.</p>
<ol>
<li>Fizikî şartları geliştiren okul yöneticileri: Bu tarz yöneticileri “Çatıdaki Müdür” olarak tanımlıyorum. Bu tarz müdürler teknik insanlar, sıhhi tesisattan, elektrik sistemlerinden, badana boya işlerinden hatta inşaat işlerinden anlayan, belli oranda bu işleri şahsen yapan müdürlerdir. Onlara göre, okulun, sınıfların fizikî şartları iyi olursa, düzgün çalışırsa eğitim başarısını sağlar. Bu tarz yöneticiler eğitim dünyasından ve kamuoyundan en çok takdir alan yöneticilerdir.</li>
<li>İyi insan olan okul yöneticileri: Bu tarz yöneticilere, “Babacan Müdür” diyorum. Bu tarzı benimseyen okul yöneticisi, başta öğretmenler olmak üzere, okulun tüm paydaşlarına çok iyi davranır. Sürekli bir “halden anlama” durumu içindedir. Bu yönetici esasen insan odaklıdır, ceza yerine ödüle dönük stratejileri vardır. Sosyal etkinlikler, piknik, gezi, yemek gibi faaliyetleri başarı için önemli bir araç olarak görürler. Öğretmenler bu tarz yöneticileri çok severler.</li>
<li>Akademik başarı odaklı yöneticiler: Bu tarz yöneticilere “Oxford Müdürü” diyorum. Bu tarz müdürler, ancak Fen Liselerini, Sınavla öğrenci alan okulları, sınav öncelikli okulları tercih ederler. Bu müdürler için kenar mahalle okullarında veya bir meslekî teknik okulda görev yapmak cezaların en büyüğüdür. LGS veya YKS sınavlarındaki performans bu yönetici için en önemli kriterdir. Başarı ölçütü ÖSYM’nin sonucuna bağlıdır, yani!</li>
</ol>
<p>Bütün bunların dışında başarılı okul yönetimi kriterleri konusunda eğitim camiasının, öğretmenlerin, velilerin ve kamuoyunun kafası oldukça karışıktır. Ortada net, tanımlanmış ölçülebilen başarı kriterleri yoktur. Bu durum da okul yöneticilerinin sağa sola yalpalamasına neden olmaktadır. Zaman içinde çok değerli zamanın boşa geçmesine, zengin insan kaynağının iyi yetiştirilememesine; önemsiz ve az değerli işlere çok zaman harcanmasına, buna mukabil önemli daha değerli hedeflere az zaman ve emek harcanmasına yol açmaktadır.</p>
<p>Şimdi baştaki sorumuza dönelim; kimdir başarılı okul (eğitim) yöneticisi?</p>
<p>4 başlıkta toplayalım.</p>
<ol>
<li>Yönetici seçimi: Mevcut sistem çağdışıdır, 1930 modeldir, bürokratik vesayetin dayatmasıdır. Memurların “keyfine” hizmet etmektedir. Eğitim yönetimine talip olmak için öğretmen olmak zorunluluk olmamalıdır. (+ puan olabilir.) Okul kurum yönetimi sonuç olarak işletme yönetimidir. Yönetilecek okul için aday olunur, adaylar kendileri ile ilgili özgeçmiş ve okula ilişkin bir dosya hazırlar. Dosya kısaca “vizyonu, hedefleri, yöntemleri ve bütçeyi” içerir. Yetkin bir komisyonun karşısında kendini ve eğitim kurumuna ilişkin yaklaşımını anlatır, sorulara yanıt verir. Bu yöntem ile okul ve yönetici adayı arasında güçlü bir bağ kurulur.</li>
<li>Başarılı yönetici, liderlik vasıflarına sahip olmalıdır, iyi iletişim, kriz çözümü, çalışanları organize etme becerilerine üst düzey sahip olmalıdır.</li>
<li>Başarılı yönetici okulun başarı kriterlerini tüm paydaşlar ile belirlemeli, okulun tüm üyeleri aynı sonucu almak için seferber edilmelidir.</li>
<li>Bazı okullardaki başarı kriterlere faklı olabilir, hatta bu gereklidir, yönetici bu durumda ezberlerin dışına çıkma cesaretine ve bilgeliğine sahip olmalıdır. Örneğin; meslek lisesinde görev yapan yönetici başarı kriterlerini 1. Mesleki yetkinlik 2. Girişimci yetiştirmek olarak belirlemelidir. Bu okulun YKS’ye dönük bir kriter belirlemesi çok yanlış olacaktır ve okulun tüm çalışanlarını başarısızlığa mahkûm edecektir.</li>
<li>Yönetici, okuldaki her faaliyetin eğitsel hedeflere odaklanmasını sağlamalıdır. Okul yöneticisi, eğitim programı, etkinlik seçimi gibi konularda liderlik ve denetim yapmalıdır.</li>
<li>Okul yöneticisi, öğretim, eğitim ve ölçme sistemlerine hâkim olmalı, bu alanlarda reformlar yapmaktan çekinmemelidir.</li>
<li>Okul yöneticisi, özel eğitim, gelişim, çocuk psikolojisi, rehberlik, öğretim yöntem ve teknikleri, öğrenme, sınıf yönetimi, ölçme değerlendirme gibi alanların temel ilkelerini bilmeli, uygulanması için liderlik ve denetim görevlerini titizlikle yerine getirmelidir.</li>
</ol>
<p>Başarılı okul yöneticilerine başka bazı eklemeler de yapılabilir, ancak okulun temel görevi, eğitim yoluyla gelişim ve kariyer yaşamına destek olmaktır. Bu anayoldan çıkmadan okul yöneticisi işine devam etmelidir. Bir veciz ile bitirelim:</p>
<p>“<em>Okul müdürü kadardır!” </em></p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/iyi-egitimci-i-okul-muduru/">İyi Eğitimci I: Okul Müdürü</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir İş Önerisi; Temizle, Onar Şirketi</title>
		<link>https://hurfikirler.com/bir-is-onerisi-temizle-onar-sirketi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Ali İlkaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:38:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[qoshe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hurfikirler.com/?p=208072</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bloomberg HT kanalında hafta sonları İngiltere yapımı; Clean it Fix it adlı bir programın birkaç haftadır sıkı bir takipçisi oldum. Küçük bir firma olan ve başrolde 3 kahramanın (Maxine Dwyer, Asher Edwards ve Tommy Walsh) yer aldığı yapım bana oldukça yaratıcı bir girişim fırsatı gibi geldi. Genellikle küçük, birkaç bakımdan yetersiz, kirli ve dağınık ev [&#8230;]</p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/bir-is-onerisi-temizle-onar-sirketi/">Bir İş Önerisi; Temizle, Onar Şirketi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bloomberg HT kanalında hafta sonları İngiltere yapımı; Clean it Fix it adlı bir programın birkaç haftadır sıkı bir takipçisi oldum. Küçük bir firma olan ve başrolde 3 kahramanın (Maxine Dwyer, Asher Edwards ve Tommy Walsh) yer aldığı yapım bana oldukça yaratıcı bir girişim fırsatı gibi geldi.</p>
<p>Genellikle küçük, birkaç bakımdan yetersiz, kirli ve dağınık ev sahipleri evleri ile ilgili bu firmaya birkaç video çekerek başvuruyorlar. Bütçe belirleniyor ve bu meblağ “küçük” olarak ifade ediliyor. Firma içinde çeşitli marangozluk aletlerini, ahşap bazı parçalar, hazır ünite ve raflar, boyalar vb. olan bir minibüs ile çalışmanın yapılacağı eve geliyorlar. Genellikle iş süresi bir günü geçmiyor, bu sırada ev sahipleri evde bulunmuyor. Firmada çalışanların görevleri birbirinden farklı:</p>
<p>Tommy Walsh, ekip lideri, küçük onarımlar, boya, badana, derz, fayans işleri hatta küçük inşaat işleri onun sorumluluğunda. Onun yanında, matkap, boyalar, fırçalar, tornavida gibi araç-gereç bulunuyor. Son derce yaratıcı, sabırlı ve sonuç alan bir çalışma biçimi var.</p>
<p>Asher Edwards, ekibin marangoz üyesi görevinde. Ahşap işleri onun sorumluluğunda, bazen hiç kurulmamış yatağı kuruyor. Bazen yerinden oynamış güvenlik tehdidi oluşturan bir dolabı sağlamca yerine monte ediyor. Raf üniteleri yaparak küçük alanlardan büyük yer kazanıyor. Evde kullanılmayan ahşap bir malzemeyi, yeniden tasarlayarak yeni bir ürün elde ediyor. Edwards, oldukça yaratıcı bir ekip üyesi.</p>
<p>Maxine Dwyer, ekibin tek kadın üyesi. Dwyer, tahmin edebileceğiniz gibi, temizlik düzen sağlama görevini yerine getiriyor. Onun alet çantasında; temel temizlik maddeleri, karbonat, sirke, limon tuzu, farklı temizlik bezleri, kavanoz ve kutular bulunuyor. Bayan Dwyer, ekibin diğer üyeleri gibi oldukça pratik ve yaratıcı… Benim hemen atabileceğim mutfak ve banyo araç gereç bölümlerini pırıl pırıl yapıyor. Tam bir leke savar…</p>
<p>Firmanın çalışanları oldukça yaratıcı insanlar. Yani mevcut şartlarda eldeki varlıklardan en üst düzeyde yararlanmasını biliyorlar. Ekip kendi alanında bireysel çalışıyor ancak diğer ekip üyelerinden de hem yardım hem de görüş almaya özen gösteriyorlar. Ekip üyelerinin kıyafetleri de özel olarak tasarlanmış yani zaman ve iş gücü kaybı yaşamıyorlar. Ekip ile ilgili dikkatimi çeken iki nokta oldu. 1. Bazen “misafir” ekip üyesi oluyor, bunun nedeni, birincisi ekip üyelerinden birinin olmaması, ikincisi bölgeyi ve evi iyi bilen bir usta olması ile dışardan ekibe katılım oluyor. 2. Nokta; iş sırasında mutlu, coşkulu ve pozitif tutumları dikkatimi çekti. İşi sevmek, iş icrasında mutlu ve coşkulu olmak iş başarısında fark yaratıyor.</p>
<p><strong>Gir, Onar, Güzelleştir ve Çık</strong></p>
<p>Yukarıda bazı ayrıntılarına değindiğim girişim modeli Türkiye’de de yapılabilir. İlk başta küçük bir ofis, bir gelişmiş bilgisayar (tasarım planları için), iletişim ve organizasyonu sağlayacak bir ofis çalışanı olması gerekiyor. Ekip 3 veya 4 kişi olmalı benim önerim dörttür.</p>
<p>Ekip başı: Bu eleman genel ekibe liderlik edecek ve faaliyet alanındaki tüm işlerin genel hatları ile bilen kişi olacak. Matkap vb. araçlar ile küçük onarımları yapan çalışan kişi olmalı.</p>
<p>Temizlik perisi: Evlerde özellikle, mutfak ve banyo gibi alanlardaki ciddi kir ve lekeleri temizlemekle görevli çalışan olacak. Bu üye, eldeki sağlıklı ürünleri kullanarak mutfak, ocak, fırın vb. alanları temizleyerek kullanıma hazır hale getirecek. Evlerde temizlikle ilgili sorunlu diğer alanlardan biri de banyolardır. Bu bölümlerin de iyi bir temizliğe ihtiyacı bulunuyor. UK’daki işten farklı olarak temizlik perisi ev sakinleri için, “mutfak banyo temizliği” bilgi broşürü bırakacak.</p>
<p>Elektrik Işık Uzmanı: UK’daki ekipten farklı bir ekip üyesi söz konusu. Bu üye, gereken eğitim ve sertifikaya sahip olmalıdır. Evlerdeki pek çok araç elektrik ile çalışmaktadır. Yine ev estetiğinde, elektrik kabloları, anahtarları ve aydınlatma gereçleri son derece önemli yer tutmaktadır. Bu bay Tesla, gereken kurulum ve onarımları yaparak ev güveliğine ve şıklığına katkı sunacaktır. Uzmanımız da elektrikli cihazlarının güvenli, verimli kullanımı için bir broşürü eve bırakacak.</p>
<p>Marangoz Ustası: Türkiye’deki en kadim mesleklerden birisi marangozluktur. Halen pek çok marangoz bu alanda çalışmaktadır. Bizim marangozun görevi; mobilya kurulumu, onarımı ve küçük mobilya ve eklentileri yaparak ev yaşam alanının konfor ve güzelliğine katkı sunmaktır. İşlerini bahçeye, yol kenarına kurulacak bir seyyar tezgâhta yapabilir. Ekibin malzemelerinin yer alacağı minibüste marangozluk araçları önemli yer kaplayacaktır.</p>
<p>Maliyet: Yukarıdaki tarif etmeye çalıştığım bir firmanın maliyeti oldukça önemli bir husustur.</p>
<p>Şöyle bir hesap yapılabilir: Kira (ofis) 30.000 TL (Aylık)</p>
<p>Ofis Çalışanı: 30.000 TL (Aylık)</p>
<p>Minibüs: 600.000 TL</p>
<ul>
<li>Marangozluk Araçları: 45.000 TL</li>
<li> Gönye Makinesi.</li>
<li>Matkap.</li>
<li>Tezgâh Daire Testere.</li>
<li>.Dekupaj Testere.</li>
<li> Eksantrik Zımpara.</li>
<li>Freze Makinesi.</li>
</ul>
<p>Diğer araç gereçler için de 10.000 TL eklenecektir. Bu durumda firmamızın ilk üç ayı da hesaba dâhil ederek 1.105.000 TL kuruluş sermayesine ihtiyaç olacaktır. Firmamız, kurularak internet sitesini, sosyal medya hesaplarını ilan etmelidir. Gelen iş tekliflerinde önce temel maliyet hesaplanmalı, üzerine gelişim için kâr payı eklenerek bir fiyat verilmelidir. Bir ayda Pazar günleri dışında 25-26 gün iş alınabilir. Bir ev için 10.000-20.000 TL’ye iş alındığını varsayalım. Ay sonunda ortalama 350.000 TL gelir elde edilir ki oldukça tatmin edici bir gelir olabilir. Ofis çalışanı sabit olmak üzere 100.000 TL gider çıkınca kalan meblağ ekip üyeleri için 60.000 TL olur. Oldukça iyi bir başlangıç değeridir.</p>
<p><strong>Son Söz</strong></p>
<p>Bu işte iş meslek yetkinliği çok önemlidir. Bunun kadar diğer önemli husus takım üyelerinin yaratıcı, pratik ve inovatif düşünme becerilerinin son derece gelişmiş olması gereklidir.</p>
<p>İşte! Çalışmak isteyen, mevcut iş şartlarını beğenmeyen Z kuşağına çağa uygun bir iş önerisi.</p>
<p>Ne dersiniz?</p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/bir-is-onerisi-temizle-onar-sirketi/">Bir İş Önerisi; Temizle, Onar Şirketi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’nin Gurur Listesi</title>
		<link>https://hurfikirler.com/turkiyenin-gurur-listesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Ali İlkaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 10:18:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünyadan]]></category>
		<category><![CDATA[Göç ve Göçmenler]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hurfikirler.com/?p=208028</guid>

					<description><![CDATA[<p>Schindler’in Listesi, Yönetmenliğini Steven Spielberg’in yaptığı 1994 yılı yapımı ABD filmi. Kısaca bu filmi hatırlayalım: Schindler’in Listesi, Oskar Schindler adlı bir Alman işadamının 2. Dünya Savaşı zamanında Polonya’da kurduğu fabrikada Yahudi işçileri çalıştırması ve bu sayede 1100 Yahudi’nin hayatını kurtarmasını konu alıyor. Gerçek bir hayat hikâyesinden uyarlanan film, ünlü yönetmen Steven Spielberg’in en önemli yapıtları [&#8230;]</p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/turkiyenin-gurur-listesi/">Türkiye’nin Gurur Listesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Schindler’in Listesi</em>, Yönetmenliğini Steven Spielberg’in yaptığı 1994 yılı yapımı ABD filmi. Kısaca bu filmi hatırlayalım:</p>
<p><em>Schindler’in Listesi, Oskar Schindler adlı bir Alman işadamının 2. Dünya Savaşı zamanında Polonya’da kurduğu fabrikada Yahudi işçileri çalıştırması ve bu sayede 1100 Yahudi’nin hayatını kurtarmasını konu alıyor. Gerçek bir hayat hikâyesinden uyarlanan film, ünlü yönetmen Steven Spielberg’in en önemli yapıtları arasında sayılan ve ona Oscar kazandıran bir yapımdır. Film, 1994 yılında 12 dalda Oscar’a aday olmuş ve 7 dalda ödül kazanmıştı. Filmin kazandığı Oscar’lar şöyle: En İyi Film, Yönetim, Kurgu, Sanat Yönetimi, Görüntü, Özgün Müzik ve Senaryo Uyarlaması.</em> (<a href="https://www.beyazperde.com/filmler/film-9393/">https://www.beyazperde.com/filmler/film-9393/</a>. 21 Ocak 2025).</p>
<p>Bu gün bile hâlâ pek çoğumuz bu filmi hatırlıyoruz. 1100 Yahudi’yi Nazi barbarlığından kurtaran Oscar Schindler’i saygı ile yâd ediyoruz. Oysa Türkiye’nin hayatını kurtardığı Suriyelilerin sayısı 4 milyondan fazladır. Bu muazzam başarının ne kadar farkındayız, toplumumuz bu büyük “iyilik hareketi” ile gurur duyuyor mu? Ben bu gurur listemizin fark edilmesi, gelecek kuşaklara aktarılması adına, tarihe not düşmek için bu satırları kaleme alıyorum.</p>
<p><strong>Suriye İç Savaşının Evleri ve Sığınmacıların Türkiye’deki Durumu</strong></p>
<p>13 Yıldan fazla süren Suriye iç savaşı geride korkunç bir ölüm ve yıkım bıraktı. Suriye iç savaşını ve Suriyeli sığınmacıların buradaki durumunu üç renk ile (pembe, kırmızı ve siyah) anlatmaya çalışacağım.</p>
<p><img decoding="async" class="wp-image-208029 alignleft" src="https://hurfikirler.com/wp-content/uploads/2025/01/pembe.png" alt="" width="48" height="48" srcset="https://hurfikirler.com/wp-content/uploads/2025/01/pembe.png 225w, https://hurfikirler.com/wp-content/uploads/2025/01/pembe-150x150.png 150w" sizes="(max-width: 48px) 100vw, 48px" /><strong><br />
Pembe, Umut Dönemi</strong></p>
<p>Diktatör rejimler altında inleyen Arap coğrafyasında 2010 yılında Tunus’da Arap Baharı başladı. Kısa süre sonra, Mısır, Libya, Yemen, Bahreyn ve 2011’in Mart ayında Suriye’de uyanış başladı. Arap baharı Tunus, Mısır, Libya gibi yerlerde başarılı oldu. Bu dönemde,  Suriye’de gösteriler artarak devam ediyordu. Rejim sert müdahaleler ile krizi bastırmaya çalıştı. İlk kitlesel göç de 29 Nisan 2011’de Hatay Yayladağı’ndan Türkiye’ye giren 252 kişi ile başladı. Bundan sonra her yıl sığınmacıların sayısı önce 10 binlere, 100 binler ve milyonlarca insana ulaştı.  Bu pembe dönemde muhalifler ve halkın çoğunluğu “yakında rejimin yıkılacağına” inanıyor, bu durumun geçici olduğunu düşünüyorlardı. Türkiye’deki sığınmacılar da oldukça umutla bir süre süre sonra evlerine, şehirlerine, ülkelerine geri döneceklerine inanıyorlardı. Türk devleti ve halkı sığınmacılara karşı çok şefkatli ve yardımsever konumdaydı. İnsanlar, evlerini açıyor, yiyecek, giysi, ev barınma sağlıyordu. Sivil Toplum Kuruluşları öncülüğünde büyük bir seferberlik halinde idik… Aradan geçen yıllara rağmen bu dönem pembe bir umut dönemi olarak hafızamıza kazındı.</p>
<p><img decoding="async" class="wp-image-208031 alignleft" src="https://hurfikirler.com/wp-content/uploads/2025/01/kirmizi2.png" alt="" width="46" height="46" srcset="https://hurfikirler.com/wp-content/uploads/2025/01/kirmizi2.png 240w, https://hurfikirler.com/wp-content/uploads/2025/01/kirmizi2-150x150.png 150w" sizes="(max-width: 46px) 100vw, 46px" /><strong><br />
Kırmızı, Gerileme Dönemi</strong></p>
<p>Yıl 2014 ama rejimin yıkılacağına dair umutlar artık tükeniyordu. Türkiye’ye gelen sığınmacı sayıları artık 1.5 milyondan daha fazla sayıya ulaştı. Sahada muhalifler 14 Mayıs 2014’te Humus kentini rejime bıraktılar. Artık yön var kuzey…Daha kötüsü de var: 19 Aralık 2016’da muhaliflerin elindeki en önemli kadim kent Halep, rejim ve Rusya’nın bombalarına dayanmayıp düşüyor. Türkiye’ye sığınanların sayılması mümkün değil artık, sınırda adeta insan seli var. Sığınmacıların sayısı 3 milyona dayandı. Pembe umutlar artık yerini karamsarlığa bıraktı. Yeni bir gerçeklik var rejim çok avantajlı, Rusya’nın hava desteği, Hizbullah çetesi, İranlı sapkın Şii milisler sahada hâkim konumuna yükseldiler.</p>
<p>Türkiye’deki sığınmacılara bakış yavaş yavaş değişiyor, toplumun desteği artık yok oldu. AB ve BM’nin bir takım yardımları var ama yetersiz kalıyordu. Sığınmacıların önemli bir kısmı Avrupa’ya geçmek istiyor bu da kolay değil. Bu umutsuz yolda çok sayıda çocuk, kadın erkek hayatını kaybediyor. Türkiye’de toplum “defolun gidin buradan” demeye başlıyor. Suriye halkı için artık her şey kıpkırmızı.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-208032 alignleft" src="https://hurfikirler.com/wp-content/uploads/2025/01/siyah-kare-300x300.png" alt="" width="51" height="51" srcset="https://hurfikirler.com/wp-content/uploads/2025/01/siyah-kare-300x300.png 300w, https://hurfikirler.com/wp-content/uploads/2025/01/siyah-kare-150x150.png 150w, https://hurfikirler.com/wp-content/uploads/2025/01/siyah-kare.png 512w" sizes="auto, (max-width: 51px) 100vw, 51px" /></strong></p>
<p><strong><br />
Siyah, Her şey Bitti  </strong></p>
<p>Rejim Halep’in düşmesinden sonra kendine tehdit oluşturacağına inandığı (ki haklı çıkacaklar) Kuzey Suriye’deki İdlip ve çevresine yoğunlaşıyor. 2018’den itibaren İdlip’e yönelik rejim havadan ve karadan saldırılarını yoğunlaştırdı. Suriye’den insanlar akın akın kaçmaya çalışıyordu ancak gidecek yer yok. Türkiye’nin yoğun çabasıyla Mart 2020’de Soçi mutabakatıyla İdlip ve çevresinde “gerginliği azaltma” anlaşması yapıldı. İdlip’de milyonlarca insan daracık bir alanda sıkışmıştı. Barınma, yiyecek ve giyecek kıtlığı had safhada idi. Bir yandan sürekli hava saldırıları, karadan topçu ateşleri ile her gün onlarca insan can veriyordu. Tükiye’de kayıtlı sığınmacı sayısı 4 milyona ulaşmıştı… Artık kamplar kapanmış, sığınmacılar ülkenin dört tarafına dağılmıştı. Büyükler bulabildikleri her işte çalışıyor, küçükler okula gidiyordu. Bu dönemde artık sığınmacı düşmanlığı açık açık yapılır hale geldi. Başını CHP’nin çektiği siyasi partiler bunu seçim vaadi (Suriye’lileri geri gönderme) olarak afişe ediyorlardı. Yükselen enflasyon TL’nin değer kaybı sığınmacılara yönelik toplumsal öfkeyi destekliyordu. STK ortada görünmüyordu. Bazı insanlar canla başla sığınmacılara yardım ediyorlardı. Tüm bunlarla beraber resim simsiyah durumda idi.</p>
<p>Renklerin çağrıştırdığı duygular ile sığınmacılara karşı oluşan duygu, düşünce ve davranışlar arasında büyük oranda paralellik var. Pembe ile başlayan duygular, yıllar geçtikçe kırmızıya, umutların tükenmesine ve derin bir karanlığa bıraktığı görülüyor. Bütün süreç boyunca umutlu kalabilenler var mı? Bilemiyorum. Sanırım böyle kalabilen çok az insan vardır.</p>
<p>Hükümet Suriye’de mevcut statükoyu kabullenmiş durumda idi. Her gün Erdoğan’a “Esad ile görüş” baskısı artıyordu. Eylül 2024’te Esad-Erdoğan görüşmesi için tüm şartlar hazırlandı. Ancak Esad, naz yapmaya kalktı. Tam bundan 2 ay sonra kimsenin beklemediği 27 Kasım sabahı başlayan; “Saldırganlığı caydırma operasyonu” başladı. Sınırlı bir askeri operasyona  yeşil ışık yakılmıştı. Bu sınırlı harekat 2 gün içinde Halep’in dış mahallelerine dayanınca işin rengi değişti. 30 Kasım’da Halep ve İdlip kırsalı muhaliflerin eline geçti. Momentumu yakalayan muhalifler, Hama, Humus ve 8 Aralık günü Başkent Şam’ı da kontrol altına aldılar. Arık umutların tükendiği anda bir yıldırım harekâtı ile despotik rejim yerle bir edildi.</p>
<p><strong>Haydi, listemizi yapalım!   </strong></p>
<p>Bir Word sayfasına iki sütun olmak üzere 78 isim yazılabiliyor&#8230;  Oskar Schindler’in listesi 14 sayfadan oluşuyor. Bir A4 kâğıdının uzunluğu 30 cm. Schindler’in listesi 420 cm yani bir oturma odasının boyu kadar. Şimdi Türkiye’nin listesini yazalım. 51.282 sayfa ediyor. Bu gurur listesinin uzunluğu 1.538.460 cm dir, Bunu km’ye çevirelim: 1,538, 46 km. Bu mesafe Türkiye’nin batı ucundan doğu ucuna 2 kez gidiş mesafesidir. 14 Yıl boyunca tek tek yazarak, destek olarak yaptığımız gurur listemiz budur. Dünya durdukça hatırlanacaktır. Ne mutlu bize! 4 milyon insanın hayatını kurtardık. Bundan daha gurur verici bir davranış olabilir mi?</p>
<p>Bu gurur listesinin oluşumu hiç kolay olmadı, bazı siyasi partiler, kamu görevlilerinin de aralarında bulunduğu bir kesim sığınmacı düşmanlığı yaptı. Son yıllarda Kayseri’de Konya’da sığınmacıların evleri ateşe verildi, araçları yakıldı. Bazı sığınmacılar gaddarca katledildi. Bir röportajda hak ettiği notu vermeyen öğretmenin sığınmacı çocuğa: “sen notu ne yapacaksın” şeklindeki gaddar yanıtını hiç unutmadım. İdlip’de çamurda ağlayan çocukların gözyaşları hatıramdan hiç çıkmadı. Bunlara rağmen bu onur listesinin her satırını, her ismi altın harflerle yazan isimsiz kahramanlar vardı. Kasım ayında kaybettiğimiz emekli öğretmen Veysel Menekşe’ye ve daha nicelerine teşekkür ediyoruz.</p>
<p>Büyük risk alarak tabanını da zaman zaman karşısına alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bekir Berat Özipek, Atilla Yayla, Mutlu Bulut, Kızılay, LDT, İHH, Özgür-Der gibi nice STK’ların gönüllüleri teşekkürü hak ediyor. Karınca kararınca sığınmacı çocuğa eğitim veren isimsiz öğretmenler teşekkürü hak ediyor.</p>
<p><strong>Neler Yapılabilir</strong></p>
<ul>
<li>Filmler yapılmalı,</li>
<li>Kısa filmler,</li>
<li>Şanlı Urfa’daki Akçakale Sınır Kapısı civarında devasa bir anıt.</li>
<li>Fotoğraf sergileri,</li>
<li>Resim sergileri,</li>
<li>Fotoğraf sergileri,</li>
<li>Roman ve öyküler yazılmalı,</li>
<li>Anı ve günlükler yazılmalı.</li>
<li>Okullarda müfredat içinde yer almalı.</li>
<li>Özel bir anma günü ihdas edilmeli.</li>
</ul>
<p>Sığınmacı sayıları için Kaynak: Tunca. H.Ö. ve Karadağ A. (2018) Suriye’den Türkiye’ye: Tehditler ve Fırsatlar. <em>Kara Harp Okulu Bilim Dergisi, </em>2018,28 (47-68).</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/turkiyenin-gurur-listesi/">Türkiye’nin Gurur Listesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’nin TIMSS Başarısı</title>
		<link>https://hurfikirler.com/turkiyenin-timss-basarisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Ali İlkaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Dec 2024 06:42:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[qoshe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hurfikirler.com/?p=207999</guid>

					<description><![CDATA[<p>TIMSS 2023 (Trends in International Mathematics and Science Study, Uluslararası Matematik ve Fen Çalışmalarında Eğilimler) Sonuçları tüm dünyada aynı anda açıklandı (4 Aralık, 2024). Yazının başlığından da anlaşılacağı gibi Türkiye büyük bir başarı elde etti. Bu satırların yazarı da geçen neredeyse bir aylık sürede eğitim camiasının yorumlarını, mutluluklarını görmek için bekledi… Boşuna beklediğim anlaşılıyor. Okul [&#8230;]</p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/turkiyenin-timss-basarisi/">Türkiye’nin TIMSS Başarısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TIMSS 2023 (Trends in International Mathematics and Science Study, Uluslararası Matematik ve Fen Çalışmalarında Eğilimler) Sonuçları tüm dünyada aynı anda açıklandı (4 Aralık, 2024). Yazının başlığından da anlaşılacağı gibi Türkiye büyük bir başarı elde etti. Bu satırların yazarı da geçen neredeyse bir aylık sürede eğitim camiasının yorumlarını, mutluluklarını görmek için bekledi… Boşuna beklediğim anlaşılıyor. Okul yöneticilerinden, öğretmenlerden, eğitim konusu ile ilgilenenlerden bir şey çıkmadı… Oysa eğitimde ıvır-zıvır her konu için sayfalarca yazı yazanların kalemleri lal oluverdi.</p>
<p><strong>TIMSS 2023</strong></p>
<p>Uluslararası Eğitim Başarılarını Değerlendirme Kuruluşunca (IEA) dört yıllık periyotlarla yapılan, 4. ve 8&#8217;inci sınıf düzeyindeki öğrencilerin matematik ve fen alanlarındaki başarılarının değerlendirildiği ve Türkiye&#8217;nin 1999&#8217;dan beri katıldığı TIMSS araştırmasının 2023 yılı sonuçları, dünyayla eş zamanlı olarak açıklandı. Türkiye’de TIMSS 2023 nihai uygulaması 8. sınıflar için 2-5 Mayıs 2023, 4. sınıflar için 22-26 Mayıs 2023’te bilgisayar tabanlı gerçekleştirilmiştir. Türkiye, TIMSS 2023 döngüsüne 4. sınıf düzeyinde 141 okuldan 4541 öğrenci ve 8. sınıf düzeyinde 141 okuldan 4925 öğrenci ile katılmıştır. Türkiye TIMMS 2023’e müfredat uygunluğu nedeniyle 4. sınıflar yerine 5. Sınıflar ile teste katılmıştır. Sonuç olarak 282 okuldan 9.466 öğrenci teste katılmıştır. TIMMS İçeriği:</p>
<p>2 Ders: Matematik ve Fen Bilimleri<br />
2 Sınıf: 5. ve 8.sınıflar<br />
3 Alan: Bilme, Uygulama ve Akıl yürütme</p>
<p>Matematik ve Fen Bilimleri derslerinde yapılan test, çocukların 3 temel alan (Bilme, Uygulama ve Akıl Yürütme) beceri ve yetkinliklerini ölçmektedir. Uygulama bilgisayar üzerinden yapılmıştır. TIMSS’de görüldüğü gibi, iki ana ders ve çok kritik üç alanda çocuklar test edilmektedir. Dolayısıyla sonuçlar ülkeler hatta bölgeler için son derece önemlidir.</p>
<p><strong>Sonuçlar   </strong></p>
<p><strong>4. Sınıf Düzeyi, Matematik ve Fen Puanları:</strong></p>
<p>TIMSS, 2023’e göre, Türkiye 4. Sınıf düzeyinde 2015’den beri süren trendi devam ettirmiş son derece iyi bir sonuç almıştır. Ayrıca, puan değişim eğrisinin düzenli olarak yükselmesi, yani inişli çıkışlı olmaması başarının tesadüfî faktörlere bağlı olmadığını göstermektedir.<br />
<img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-208000" src="https://hurfikirler.com/wp-content/uploads/2024/12/4.-sinif-duzeyi-1.png" alt="" width="252" height="214" srcset="https://hurfikirler.com/wp-content/uploads/2024/12/4.-sinif-duzeyi-1.png 252w, https://hurfikirler.com/wp-content/uploads/2024/12/4.-sinif-duzeyi-1-150x127.png 150w" sizes="auto, (max-width: 252px) 100vw, 252px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-208001" src="https://hurfikirler.com/wp-content/uploads/2024/12/4.-sinif-duzeyi-2.png" alt="" width="287" height="205" srcset="https://hurfikirler.com/wp-content/uploads/2024/12/4.-sinif-duzeyi-2.png 287w, https://hurfikirler.com/wp-content/uploads/2024/12/4.-sinif-duzeyi-2-150x107.png 150w" sizes="auto, (max-width: 287px) 100vw, 287px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>8. Sınıf Düzeyi, Matematik ve Fen Puanları:</strong></p>
<p>TIMSS, 2023’e göre, Türkiye 8. Sınıf düzeyinde Matematik’te 2015’ten beri süren trendi devam ettirmiş son derece iyi bir sonuç almıştır. Fen’de ise 2011 trendi devam etmiştir. 8. sınıf çağındaki gençler ergenliğin tam ortasında fırtınalı bir dönemden geçmektedirler. Bu negatif faktöre rağmen test sonuçlarındaki başarılı sonuçlar her türlü takdirin üstündedir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-208002" src="https://hurfikirler.com/wp-content/uploads/2024/12/8.-sinif-duzeyi-1.png" alt="" width="296" height="189" srcset="https://hurfikirler.com/wp-content/uploads/2024/12/8.-sinif-duzeyi-1.png 296w, https://hurfikirler.com/wp-content/uploads/2024/12/8.-sinif-duzeyi-1-150x96.png 150w" sizes="auto, (max-width: 296px) 100vw, 296px" /><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-208003" src="https://hurfikirler.com/wp-content/uploads/2024/12/8.-sinif-duzeyi-2.png" alt="" width="290" height="189" srcset="https://hurfikirler.com/wp-content/uploads/2024/12/8.-sinif-duzeyi-2.png 290w, https://hurfikirler.com/wp-content/uploads/2024/12/8.-sinif-duzeyi-2-150x98.png 150w" sizes="auto, (max-width: 290px) 100vw, 290px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bir şekilde kamuoyunda eğitim sisteminin çok kötü olduğu, hatta geriye gittiği algısı oluşturuldu. Ben ise; “<em>eğitim sistemimizin ağır ve emin adımlarla ileriye gittiğini, Millî Eğitim Bakanlığı’nın her alanda büyük çabası olduğunu, okullarımızın çok daha efektif yönetildiğini ve çok iyi öğretmenlerin artık fark yarattığını”</em> çeşitli mecralarda ifade etmeye çalıyordum. TIMSS 2023 Sonuçları nezdinde haklı çıkmanın gururunu yaşıyorum. Özellikle eğitim camiasından, işlerini kaliteli yapmalarını, sorumluluk almalarını talep ediyor ve başarımızı kutlamaya davet ediyorum. Onlardan, çocukların ve gençlerin hayatlarında fark yaratmalarını beklemek hakkımız diye düşünüyorum.</p>
<p>Tüm eğitim camiasını yürekten kutluyorum.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://timss.meb.gov.tr/www/raporlar/icerik/3">TIMSS, <em>2023 Türkiye Raporu</em></a>, (MEB,2024).</p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/turkiyenin-timss-basarisi/">Türkiye’nin TIMSS Başarısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meslek Lisesi Meselesine Bakışım</title>
		<link>https://hurfikirler.com/meslek-lisesi-meselesine-bakisim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Ali İlkaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Nov 2024 11:26:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[qoshe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hurfikirler.com/?p=207901</guid>

					<description><![CDATA[<p>28 Şubat döneminin bir problemi olarak kat sayı sorunu vardı. 2010 yılında konu nihayet çözüldü. Çözüldü çözülmesine de aradan geçen 14 yılda meslek liseleri hâlâ tercih edilen okullar olmaktan çok uzak! Probleme ilişkin MEB çok ciddi adımlar atıyor… Bunlardan bazıları şunlardır: Meslek liselerini tanıtım ve yönlendirme faaliyetleri, rehberlik danışmanlık hizmetleri, staj döneminde maaş, okul donatımları, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/meslek-lisesi-meselesine-bakisim/">Meslek Lisesi Meselesine Bakışım</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>28 Şubat döneminin bir problemi olarak kat sayı sorunu vardı. 2010 yılında konu nihayet çözüldü. Çözüldü çözülmesine de aradan geçen 14 yılda meslek liseleri hâlâ tercih edilen okullar olmaktan çok uzak! Probleme ilişkin MEB çok ciddi adımlar atıyor… Bunlardan bazıları şunlardır: Meslek liselerini tanıtım ve yönlendirme faaliyetleri, rehberlik danışmanlık hizmetleri, staj döneminde maaş, okul donatımları, atölye ve işlik alanlarının zenginleşmesi, sektör ile işbirliği, sanayi bölgelerinde okulları yapmak gibi… Bu ve benzeri onca çabaya rağmen meslek lisesi tercih oranlarında istediğimiz yerde değiliz. İşte bu noktada ben olguya biraz farklı yaklaşıyorum.</p>
<p><strong>Problem ne? Neden gençler meslek lisesinde okumak istemiyor? </strong></p>
<p>Bana göre problem meslek liselerinde zeki, uyumlu öğrencilerin sayıca azlığıdır. İkinci soruya ilişkin de meslek liselerinin tercih edilmeme nedenlerini de şöyle sıralayabilirim:</p>
<p>1. ‘Ara Eleman’ ifadesindeki negatif algı,</p>
<p>2. Meslek lisesi öğrencisine ilişkin negatif algı,</p>
<p>3. Düşük akademik başarı,</p>
<p>4. Güvenlik kaygısı,</p>
<p>5. Belli mesleklerin saygınlığı, MTAL mesleklerine düşük saygı,</p>
<p>6. Beğenilme, evlenme kaygıları.</p>
<p>Gençler, ‘ara eleman, işçi, usta vb.’ gibi unvanları yakalarında taşımak istemiyorlar. Bu bir anlamda anlaşılabilir bir durumdur. Bunun yerine: Tekniksiyen, Teknik Eleman, gibi unvanları kullanmak gerekiyor. Bir diğer yargı; ‘meslek liselerinde, tembel, haylaz, şiddete eğilimli kaba saba gençler okuyor’ yargısıdır. Bu tabloyu destekleyecek kimi olaylar yaşanmıyor değildir. Yine de toptan böyle bir yargıyı destekleyecek bir tablo yoktur. Bir diğer engel olarak ‘Bu okullarda okuyanlar üniversiteye gidemez’ anlayışı da etkili olmaktadır. Oysa böyle bir durum söz konusu değildir, hatta sadece meslek lisesi mezunlarının tercih edebildiği mühendislik fakülteleri vardır. Özellikle anneler, çocuklarının bir meslek lisesine devam etmesini bir yıkım olarak algılıyor bu da zaten zar zor ikna edilmiş genci çabucak vazgeçiriyor. 6. maddedeki etken de; konuşulmaz, ifade edilmez ancak gençlerin kafasında önemli bir yer işgal eder. Kültürel kaynaklı faktörlerden biri de; ‘iş-meslek saygınlığıdır’. Bize göre, hâkim, savcı, kaymakam, doktor, mühendis ve yönetim pozisyonunda olanlar’ saygındır. Bunun dışındaki özellikle mavi yakalı işlere ilişkin saygınlık bakışı maalesef düşüktür. Bunu gören gençlerin bir meslek lisesine devam etme olasılığı zayıflamaktadır.</p>
<p><strong>Ne Yapılmalı?</strong></p>
<p>Meslek lisesine kayıt olan öğrenci sayılarını arttırmalıyız. Bu konuda yukarıdaki ana başlıklarını verdiğim adımları atmaya devam etmeli daha özenli bu etkinlikleri yerine getirmeliyiz. Çünkü sokakta boş boş gezen her insan toplumumuz için tehlikedir. Bütün bunların yanında benim daha farklı bir odak grup özel çalışması önerim vardir. Açalım:</p>
<p>Hedef grup LGS’ye girmiş ancak sınavla öğrenci alan bir liseye devam etmesini sağlayacak puana ulaşmamış mezuniyet notu 85+ olan zeki, uyumlu gençlerdir. İşte bu hedef kitle içinden bir grup gencin bu okullara özel olarak yerleştirilmesi… bunun için hedef grupta yer alan gençler ile özel görüşme, bilgi verme değil ikna etme, ev ziyareti yapılma, anne ve babası ile görüşme, meslek lisesini özel olarak gezdirme… gibi faaliyetlerle meslek lisesine kazandırılmalıdır. İş burada bitmiyor bu şekilde gelen öğrencileri; GİRİŞİMCİ ADAYI, İNOVASYON ADAYI, MARKA ADAYI, BULUŞ- PATENT ADAYI, ATÖLYE KURMA ADAYI, İŞ YERİ AÇMA ADAYI … olarak okula başlayacak ve konumlarına göre eğitim almaları sağlanacak..</p>
<p>Bu odak gruplara; farklı bir eğitim programı uygulanmalıdır. Ayrıca özel isimler (patronlar kulübü vb.) verilmesi çok etkili olacaktır. Lise birden itibaren; bu grupta yer alan öğrenciler, girişimcilik, muhasebe, e-ticaret vb. ekstra dersler almalılar&#8230; Bunların yanında, ergonomi, estetik, yaratıcılık, çizim ve tasarım gibi derslerle kursları tamamlayarak becerilerini yetkinliklerini geliştirmeliler. Böylece bu özel grup sayesinde okulların imajı hızla pozitif alana geçecek, okullardaki şiddet olayları azalacak, örnek gösterilen bir grup öğrenci olacaktır. Okulun teknik ve akademik başarısı hızla tırmanışa geçecektir.</p>
<p>Bu grubun görevi, marka, tarz, girişim, buluş-patent almaktır. Mutlaka özel bir amaçla okula alınmalıdır. Okulda da özenli zengin bir eğitim yürütülmelidir.</p>
<p>Meseleye bir de bu açılardan bakalım istedim!</p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/meslek-lisesi-meselesine-bakisim/">Meslek Lisesi Meselesine Bakışım</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Liberal Düşünce Kongresi&#8217;nde Söylediklerim</title>
		<link>https://hurfikirler.com/liberal-dusunce-kongresinde-soylediklerim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Ali İlkaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Nov 2024 11:27:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[qoshe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hurfikirler.com/?p=207887</guid>

					<description><![CDATA[<p>2010 Yılından beri LDT üyesiyim, bu seçkin ve zarif insanların oluşturduğu grubun üyesi olmak hayatımda yaptığım en gurur verici kararlarımdan birisidir. Yaklaşık 15 yıldır LDT çalışmalarına katılıyorum. Bu çerçevede geçen hafta sonu (1-3 Kasım)&#8217;da Liberal Düşünce Kongresi&#8217;ndeydim. Kongrenin ilk oturumunun konusu olan ‘Milli Eğitim Politikası’ında bana da konuşmacı olarak söz verildi. Bana bu fırsatı veren [&#8230;]</p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/liberal-dusunce-kongresinde-soylediklerim/">Liberal Düşünce Kongresi&#8217;nde Söylediklerim</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;">2010 Yılından beri LDT üyesiyim, bu seçkin ve zarif insanların oluşturduğu grubun üyesi olmak hayatımda yaptığım en gurur verici kararlarımdan birisidir. Yaklaşık 15 yıldır LDT çalışmalarına katılıyorum. Bu çerçevede geçen hafta sonu (1-3 Kasım)&#8217;da Liberal Düşünce Kongresi&#8217;ndeydim. Kongrenin ilk oturumunun konusu olan ‘Milli Eğitim Politikası’ında bana da konuşmacı olarak söz verildi. Bana bu fırsatı veren Genel Koordinatör Özlem Çağlar Yılmaz’a çok teşekkür ediyorum. Bana ayrılan sürede genel olarak şunlara değinmeye çalıştım.</p>
<p style="font-weight: 400;">Yaklaşık 20 dakikada Milli Eğitimin tüm konularına değinmek pek mümkün görünmemektedir. Bu nedenle küçük bir slayt gösterisi hazırladım. Sıra bana geldi. Özetle liberal düşüncenin öncelediği konuların olduğunu, buna mukabil eğitim konusunun çok tartışılmadığını oysa okulda alınan eğitimin bireyin yaşam biçimini doğrudan etkilediğini ve eğitim konusuna daha fazla eğilmemiz gerektiğini ifade ettim.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Eğitim Sistemi Nasıl Oluşur?</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Tüm dünyada eğitim sisteminin yapısını, felsefesini belirleyen ana faktörler şunlardır:</p>
<ol>
<li>Siyasal rejim, anayasa ve yasalar</li>
<li>Müfredat,</li>
<li>Okulun misyonu,</li>
<li>Öğretmen profili,</li>
<li>Ebeveyn profili</li>
</ol>
<p style="font-weight: 400;">Ülkemizde eğitim sistemindeki sayılara da değindiğimizde; oldukça yüksek sayılar karşımıza çıkmaktadır. Öğrenci sayımız 19 milyon civarında olup pek çok Avrupa ülke nüfusundan fazladır.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Eğitimin hedefleri nelerdir?</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Eğitimin temelde iki hedefi vardır: 1. Karakter eğitimi, 2. Kariyer eğitimi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Ülkemizde asıl olarak yoğunlaşılan daima karakter eğitimi yani yurttaş tasarımı olmuştur. Ancak bu, günümüz koşullarında yeterli olmadığı için kariyer eğitimine de ağırlık verilmeye çalışılmaktadır. Bir yandan cumhuriyetçi ideallerle yetiştirilen birey hedefi önümüzde dururken, son yıllarda güncel birtakım yetkinlikler de gündeme gelmektedir. Bu amaçla MEB mevzuatında değişikliklere gidilmiştir. Bu arayışta birbiriyle tezat iki ayrı hedef karşımıza çıkmaktadır. Sosyal devlet, yeniden dağıtım gibi temeller üzerine kurulu cumhuriyetçilik ile yetişmiş yurttaşların bir anda;  ‘bireyci, minimal devletçi, rekabetçi,  yaratıcı, girişimci … olmasını’ beklemek gerçekçi olmamaktadır.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>İki hedefi birleştirmek!</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">MEB, adına Maarif Modeli dediği, yeni bir müfredat ile kamuoyunun karşına çıkmıştır. Yeni müfredat modeli karakter eğitimi ile kariyer eğitimini birleştirme iddiasındadır. Yetiştirilecek birey, hem insanlık değerlerini öğrenecek ve yaşama geçirecek hem de 21. Yüzyıl beceri ve yetkinliklerini kazanacaktır. Yeni müfredatın teknik olarak çok iyi çalışıldığını, sağlam tutarlı bir sistematik oluşturduğunu görmek gerekiyor. Bu arada iş dünyasından (Güler SABANCI) gelen tepkinin yersiz, iş dünyası talepleriyle zıt bir tepki olduğunu da eklemek isterim.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Yeni müfredat ile ilgili birkaç not:</strong></p>
<p>1. Yeni müfredat bir zorunluluktur.<br />
2. Okulun misyonu yeniden çağa uygun tanımlanmalıdır.<br />
3. Okul Yöneticilerinin seçiminde daha fonksiyonel yöntemler kullanılmalı ve okul yöneticisinin yetkinlikleri belirleyici olmalıdır.<br />
4. MEB temel mevzuatında değişiklik yapılmalıdır. (eğitimin amacı vb.)<br />
5. Öğretmen profilinde değişim sağlanmalıdır.<br />
6. Yetkinlik kazanmanın önemi tüm topluma kavratılmalıdır.<br />
7. Öğretmen istihdam politikasında değişiklik yapılmalıdır.<br />
8. Öğretmen eğitimi sürekli yapılmalıdır.<br />
9. Yeni müfredatın her aşaması bilimsel yöntemlerle ölçülmelidir.</p>
<p style="font-weight: 400;">Sunumda son olarak kamuoyunda sık sık tartışılan bazı konu başlıklarıyla ilgili düşüncelerimi paylaştım. Bunlar ‘<em>okullardaki tarikatların var olup olması, mesleki eğitim meselesi, her ilde üniversite olgusu, MEB bütçesi’ Okuldan beklentilerin önemli ölçüde değiştiğini, eğitim profesyonellerinin buna göre hazırlık yapmasının gerekliliğin</em><em>e </em>değinerek konuşmamı sonlandırdım.</p>
<p style="font-weight: 400;">Katılan, sabır gösteren dinleyicilere bir kez daha teşekkür ediyorum.</p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/liberal-dusunce-kongresinde-soylediklerim/">Liberal Düşünce Kongresi&#8217;nde Söylediklerim</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
