CHP’de 2023 Sonrası Tartışmalar

Hafıza, Sorumluluk ve Değişim Dinamikleri

CHP’nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun uzun süren sessizliğini bir video ile bozması, parti içinde ve kamuoyunda yeni bir tartışma dalgası yarattı. Kılıçdaroğlu’nun açıklaması hem parti içindeki konumlanmaların hem de 2023 seçimlerine dair değerlendirmelerin yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Bu tartışmaların sağlıklı biçimde analiz edilebilmesi için seçim öncesi ve sonrasındaki gelişmelerin bütüncül bir çerçevede ele alınması gerekmektedir.

2023 Öncesinde Oluşan Destek Tablosu

2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine giden süreçte, CHP içinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığına yönelik belirgin bir destek oluştu.

23 Aralık 2022’de Konya’da biraraya gelen, aralarında Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın da bulunduğu 11 büyükşehir belediye başkanı yaptıkları ortak açıklamada Kılıçdaroğlu’nun adaylığına güven ve destek mesajı verdi.

Açıklamada Kılıçdaroğlu’nun Altılı Masa sürecindeki rolü ve yürütülen işbirliğinin önemi vurgulandı. Bu dönemde parti yönetimi, belediye başkanları ve örgüt kadroları arasında adaylık konusunda görünür bir itiraz veya ayrışma ortaya çıkmadı. Bu durum, partinin seçim öncesi stratejisinin geniş bir iç mutabakata dayandığını göstermektedir.

Seçim Süreci ve Kolektif Sorumluluk

Kılıçdaroğlu’nun adaylığı, Altılı Masa’nın ortak kararı olarak şekillendi. Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası; CHP, Millet İttifakı bileşenleri, yerel yönetimler ve parti örgütlerinin ortak çalışmalarıyla yürütüldü.

Bu çerçevede seçim sonuçlarının değerlendirilmesi, siyaset bilimi açısından bireysel değil kolektif bir sorumluluk anlayışı gerektirir. Seçim stratejisi; aday belirleme, kampanya yönetimi, iletişim dili ve saha çalışmasını içeren çok aktörlü bir süreçtir. Bu nedenle sonuçların tek bir kişi ya da aktör üzerinden okunması analitik açıdan sınırlayıcıdır.

Seçim Sonrası Dönem ve Parti İçi Tartışmalar

Seçim yenilgisinin ardından CHP’de liderlik tartışmaları hız kazanmış, parti içi eleştiriler belirginleşmiştir. Bu tartışmaların bir kısmı, seçim sürecinin yönetimine dair değerlendirmelerden, bir kısmı ise değişim talebinden beslenmiştir.

Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’nun seçim sonrası dönemde öne çıkan aktörler haline gelmesi, CHP içinde yeni bir güç dengesi oluşturmuştur. Ancak bu iki isim de Kılıçdaroğlu döneminde önemli görevler üstlenmiş, parti karar mekanizmalarında yer almış aktörlerdir. Bu durum, CHP’de yaşanan dönüşümün “tam bir yönetsel kopuş” değil, “mevcut kadrolar içinde konum değişimi” niteliği taşıdığı yönünde yorumlara neden olmaktadır.

CHP’nin Tarihsel Liderlik Dinamikleri

CHP’nin tarihine bakıldığında liderlik değişimlerinin çoğu, partinin kendi iç dinamikleri üzerinden şekillenmiştir. 1970’lerde Bülent Ecevit’in başlattığı parti içi muhalefet hareketi bu açıdan dikkat çekici bir örnektir. Ecevit’in Genel Sekreterlikten istifa ederek tabana yönelmesi ve örgütü mobilize etmesi, CHP’deki en belirgin liderlik mücadelelerinden biridir.

Bu tarihsel perspektif, bugün yaşanan tartışmaların daha çok “yönetsel devamlılık içinde değişim” niteliği taşıdığını göstermektedir. Liderlik iddiasının ortaya çıkması ise kurultay süreçlerinde belirginleşmektedir.

Kurultay Öncesi CHP’nin Gündemi

Kasım ayı sonunda yapılacak 39. Olağan Kurultay, CHP’nin siyasal yönelimini ve kurumsal yapısını belirleyecek kritik bir eşiktir. Bu kurultayda yalnızca genel başkan seçilmeyecek; aynı zamanda parti içi dengeler, örgüt yapısı, seçim stratejisi ve liderlik tartışmalarının geleceği şekillenecektir.

Kurultay sürecini sağlıklı bir zeminde değerlendirebilmek için:

  • geçmiş süreçlerin kişisel değil kurumsal bir perspektifle ele alınması,
  • sorumluluk analizinin tekil aktörlere indirgenmeden yapılması,
  • CHP’nin siyasal hafızasının doğru şekilde korunması önem taşımaktadır.

Sonuç: Rasyonel Değerlendirmeye İhtiyaç Var

CHP’de yeniden başlayan tartışma, parti içi demokrasinin doğal bir yansımasıdır. Ancak bu tartışmanın yapıcı olabilmesi için duygusal, kişiselleştirilmiş ve suçlayıcı bir dilden uzak durulması gerekmektedir.

Seçim sonuçlarının nedenleri, aday belirleme süreçleri ve kampanya stratejileri; tüm aktörleri kapsayan geniş bir analiz çerçevesiyle ele alınmalıdır.

CHP’nin önündeki kurultay süreci, partinin kendisini yeniden değerlendirmesi ve geleceğe yönelik daha net bir yol haritası oluşturması için önemli bir fırsattır.

Bu Yazıyı Paylaşın

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,714TakipçilerTakip Et