<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ebu Laklak Efendi, Hür Fikirler sitesinin yazarı</title>
	<atom:link href="https://hurfikirler.com/author/ebulaklak/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hurfikirler.com</link>
	<description>..: Hür Fikirler :..</description>
	<lastBuildDate>Thu, 01 May 2014 18:00:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.2</generator>
	<item>
		<title>Demokrasi anamızın çeyiz sandığı mıdır?</title>
		<link>https://hurfikirler.com/demokrasi-anamizin-ceyiz-sandigi-midir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ebu Laklak Efendi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 May 2014 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Arşiv Odası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hurfikirler.com/demokrasi-anamizin-ceyiz-sandigi-midir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Muhtelif İlimler Köşesi Şagili: Ebu Laklak Efendi Demokrasi anamızın çeyiz sandığı mıdır? Muhterem Karilerim, Mal&#251;munuz sandıklar açıldı, başladı aynı terane; yok &#8220;demokrasi sandık mıdır&#8220;, yok&#160; &#8220;sadece sandık mıdır&#8220;&#160; diye ortalık yerde feveran edenlerden geçilmez oldu. Şimdilik biraz sakinleştiler lakin bir seçim daha var yakında. O yüzden bu mevzuya el atmak da farz oldu. Biz, galat-ı [&#8230;]</p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/demokrasi-anamizin-ceyiz-sandigi-midir/">Demokrasi anamızın çeyiz sandığı mıdır?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span>Muhtelif İlimler Köşesi</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Şagili: Ebu Laklak Efendi </span></p>
<p class="MsoNormal">Demokrasi anamızın çeyiz sandığı mıdır?</p>
<p class="MsoNormal"><span>Muhterem Karilerim,</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Mal&ucirc;munuz sandıklar açıldı, başladı aynı terane; yok &ldquo;demokrasi sandık mıdır&ldquo;, yok&nbsp; &ldquo;sadece sandık mıdır&ldquo;&nbsp; diye ortalık yerde feveran edenlerden geçilmez oldu. Şimdilik biraz sakinleştiler lakin bir seçim daha var yakında. O yüzden bu mevzuya el atmak da farz oldu. Biz, galat-ı meşhur lügat-ı fasihten evladır diyenlerden değiliz.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Muhterem karilerim, Yunan g&acirc;vuru demokrasiyi icad ettiği günden beri -ki bu takriben 25 asır evveldir- kimsenin aklına bu sualler gelmemiştir, emin olun. Zaten sandığın ne menem bir şey olduğunu pek iyi bilen zadeg&acirc;n takımı bu sebeple ondan hiç hazzetmemiş, bunu da saklamamıştır. Feylesof takımı da onların bu hissiyatına tercüman olmuştur. Lakin 25 asır boyunca cümle feylesofun sandık diye bellediği demokrasi sek haliyle bir türlü hazmedilememiştir. İmdi diyeceksiniz ki onlara da hak vermek lazım,&nbsp; bu meret sek içilmiyor. E zaten bu yüzden zamane zadegan da onu kokteyl olarak almıştır; misal vesayetçi, militan, cumhuriyetçi, liberal, anayasal, sosyal, sosyalist, müzakereci, çoğulcu, katılımcı&nbsp; vb. kokteylleri demokrasinin hazmını kolaylaştırır. Mübarek yedi kocalı ter-ü taze, her kocası ayrı bilir. Biz bunları hoş görür, &#8220;sandığın yanında yahut içinde başka ne arzu edersiniz paşam&#8221; diyerek gönüllerini alırız. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Muhterem karilerim, bir de demokrasi pek kıymetli, pek büyük bi nimettir diyenler vardır. Misal, vaktiyle Rousseau namlı feylesof demokrasiyi pek methetmiş; onu Tanrılara layık görecek kadar da kıymet vermiştir. Nitekim zamanımızda da demokrasiyi ahali için münasip görmeyen demokrasi leşkerleri vardır. Ahali kıymetini bilmez, malum. İmk&acirc;n olsa ahaliyi bu kıymetli sandığa hiç yaklaştırmayacaklar yani.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Fakat beterin beteri var muhterem karilerim. Ahir zamanda bir de &ldquo;demokrasi sadece sandık değildir&ldquo; diye kükreyen bir taife türedi. İşte bunu diyenlerin cümlesini hapsedip yirminci asırdan evvelki babaların yazdığı eserleri hatmedmeden dışarı salmamak lazımdır. Bu lafı duyunca içinizden kendini tutamayan olursa da günaha girmez, endişe buyurmayın.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Nerden bulalım herkese münasip bir sandık.&nbsp; Sandıklar açıldı; &nbsp;baktı ki payına tel maşa bir saat çıktı; koluna takıp bir dahaki sandığa kadar vakti saysın diye&hellip; İşte bu sandık dandiktir. Halbuki payına iktidar mührü düşen öyle mi? Artık kendisine gösterilen teveccühü anlatacak söz bulamaz, iş milli iradeye kadar varır. Zadeg&acirc;nın milli iradeyi hacamat edecek imk&acirc;nı da kalmamışsa kahrından ölür. Mağrur-i kemal olsa ne yazar, ardında zeval var. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Lakin bir hususu zinhar unutmayın muhterem karilerim. Zadeg&acirc;nın akıllısı sütre gerisinde durur. Ortalık yerde feveran edenler&nbsp; sandıktan payına tel maşa saat çıkan&nbsp; siyaset erbabıdır daha ziyade. İmdi diyeceksiniz ki bu zamane zadeg&acirc;n kimdir? Efendim, bunlar Lordlar Kamarasında mukimdir. &ldquo;Demokrasinin beşiği bir memlekette Lord mu olurmuş&ldquo; diyen çıkmaz oralarda, çıksa da elin İngiliz&rsquo;i takmaz. Elbette bu hal her memlekette böyle aleni değildir. Bu yüzden de&nbsp; &ldquo;yok artık öyle makamlar&ldquo; diyeceklerdir, inanmayın. Bir ara hatırlatın da sayayım size. &nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Muhterem karilerim, fazla lafa hacet yok. Bir ay mühlet veriyorum. Haber salın zadeg&acirc;na; yirminci asırdan evvel bir feylesofun &ldquo;demokrasi sandık değildir&rdquo;, yahut &ldquo;demokrasi sadece sandık değildir&ldquo;&nbsp; dediğini &nbsp;ispatlasınlar,&nbsp; şagili bulunduğum işbu köşeyi sessizce terkeyler, köyüme dönerim.&nbsp; </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal"><span>&nbsp;Baki selam</span></p>
<p class="MsoPlainText"><span lang="EN-US"><a href="mailto:EbuLaklakEfendi@hotmail.com">ebulaklak@hotmail.com</a></span></p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/demokrasi-anamizin-ceyiz-sandigi-midir/">Demokrasi anamızın çeyiz sandığı mıdır?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kim beni bu koltuğa oturttu?</title>
		<link>https://hurfikirler.com/kim-beni-bu-koltuga-oturttu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ebu Laklak Efendi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Mar 2014 20:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Arşiv Odası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hurfikirler.com/kim-beni-bu-koltuga-oturttu/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Muhtelif İlimler Köşesi Şagili: Ebu Laklak Efendi &#160; &#160;Aziz karilerim, İmdi diyeceksiniz ki bu ne biçim sual, bize ne bundan; bizim ekseriyetimiz ayakta; en hallice olanımız bir iskemle bulmuştur en fazla. Misal, köy ihtiyar heyetine aza seçilince iskemlesini muhtarlığın önüne atıp, gelip geçen köylülere bakarak, &#8220;şu Allah&#8217;ın işine bak, daha düne kadar bunların arasında idim, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/kim-beni-bu-koltuga-oturttu/">Kim beni bu koltuğa oturttu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Muhtelif İlimler Köşesi</p>
<p class="MsoNormal">Şagili: Ebu Laklak Efendi</p>
<p>&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal">&nbsp;<span>Aziz karilerim,</span></p>
<p class="MsoNormal">İmdi diyeceksiniz ki bu ne biçim sual, bize ne bundan; bizim ekseriyetimiz ayakta; en hallice olanımız bir iskemle bulmuştur en fazla. Misal, köy ihtiyar heyetine aza seçilince iskemlesini muhtarlığın önüne atıp, gelip geçen köylülere bakarak, &ldquo;şu Allah&rsquo;ın işine bak, daha düne kadar bunların arasında idim, şimdi üçüncü azayım&rdquo; diyen Şükrü Emice.</p>
<p class="MsoNormal">O vakit sizi ilgilendiren bir sualle başlayayım. Bilirim, &ldquo;ben niye orda değilim&rdquo;, &ldquo;onlar niye orda&rdquo; diye sesli sessiz sual eder de kendinizi kahredersiniz. Zira pek azınız hak ettiği yerde ve haldedir. Hele de etrafınızda&nbsp; &ldquo;aah ah, sen bu halde olacak adam mısın, sen bunlara l&acirc;yık hatun musun&rdquo; diye sizi fişteklerken, içinden &ldquo;beter ol&rdquo; diye geçirdiğini iyi bildiğiniz hainler varsa o vakit iyice kahrınızdan ölürsünüz.</p>
<p class="MsoNormal">Pek meşhur bir komedyenimiz bulunduğu sahneyi göstererek &ldquo;Niye Rüstem abiniz burda değil ha, niye?&rdquo; diye sual eder seyircilerine. Güya seyircilerden biri &ldquo;bizim bir Rüstem abi var, bundan çok daha komik&rdquo; demişmiş de ona nazire yapıyor.</p>
<p class="MsoNormal">İmdi muhterem karilerim, herkes bulunduğu yeri hak etmiştir desem, bu sizde infial yaratır, bilirim. Derhal vükela heyetinden yahut mebusandan bir azayı, yahut,&nbsp; sahneyi endamıyla pek şahane dolduran ve hatta sahneyi aşıp bilumum mecralara taşan,&nbsp; kulaktan geçtim, ruha eza bir şarkıcıyı misal getirirsiniz bana. Ezcümle kalemiyle,&nbsp; mührüyle, varidatıyla, sazı sözü ile meşhur nice er/hatun kişiyi hatırlar da kendinizi kahredersiniz.</p>
<p class="MsoNormal">E hak etmiyorlar desem, bu kez de &ldquo;madem öyle onlar niye ordalar da ben orda değilim&rdquo; diye kahırlanırsınız, onu da bilirim. Hasıl-ı kelam, ne desem beğenmezsiniz.</p>
<p class="MsoNormal">Sizin sualinizi şimdilik size tevdi edip, asıl suale geleyim. Seyfiyye, kalemiyye ve ilmiyeden tepelere namzet olanların akıllısı Devlet-i Ali Osmani&rsquo;de terfii temayüz için lazım gelen şartları bilir, ses etmezlerdi; ya madeni has, ya kuvvetli iltimas veyahut delikle temas şeraitinin ehemmiyetini bilirlerdi bunlar. Daha akıllıları bazı husus&icirc; şeraitin her mecrada l&acirc;zım olduğunu bilirdi. Bilmem anlatabiliyor muyum?</p>
<p class="MsoNormal">Lakin ahir zamanda şeraitten azade gibi görünen bazı hadiseler sanki ilk kez oluyormuş gibi cereyan etmekte. Halbuki iktisad&icirc; hayatın esrarlı faili olan &ldquo;görünmez el&rdquo;in diğer teki de&nbsp; siyas&icirc; hayatı kurcalamaktadır. Misal kimi koltuklar vardır ki oraya oturtulan daha ne olduğunu anlayamadan kendini orda bulur. Bilhassa bazı siyas&icirc; fırkalarda&#8230; Evvela biraz mahcup sağa sola kıpırdanır; nihayet mabadı oturtulduğu koltuğa iyice alışınca kükremeye başlar. Lakin bu tür koltuklar Şükrü Emicenin iskemlesine benzemez. Vakti gelince fırlatma rampasına tebdil olur bu koltuklar. Havada iken de işte bu suali sorar boşluğa bakarak.</p>
<p class="MsoNormal">Aziz karilerim. Bilesiniz ki, efendi, bey, paşa gibi ünvanlar semt pazarında bulunmaz. Kaldı ki 2590 sayılı ve Teşrinisani 1934 tarihli kanun ile&nbsp;&nbsp; <em>&ldquo;Ağa, Hacı, Hafız, Hoca, Molla, Efendi, Bey, Beyefendi, Paşa, Hanım, Hanımefendi ve Hazretleri gibi l&acirc;kap ve unvanlar kaldırılmıştır.&rdquo;</em> Lakin bunlar bazı dahil&icirc; ve haric&icirc; ve dahi husus&icirc; piyasalardan ihraz edilebilir.</p>
<p class="MsoNormal">Bunların en fukarası yine reylerinizle getirip götürdüklerinizdir. Şükrü Emiceden az daha hallicedir bunlar. Lakin reyiniz olmadan bu ünvanları ihraz edenlere bilhassa dikkat etmek gerekir. Siz bakmayın fikri-zikri ile temayüz etmiş bir kısım kalem-kelam erbabına.</p>
<p class="MsoNormal">Baki selam.</p>
<p class="MsoNormal"><a href="mailto:ebulaklak@hotmail.com"><span>ebulaklak@hotmail.com</span></a><span></span></p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/kim-beni-bu-koltuga-oturttu/">Kim beni bu koltuğa oturttu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Devletten içeru devlet var mıdır?</title>
		<link>https://hurfikirler.com/devletten-iceru-devlet-var-midir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ebu Laklak Efendi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Feb 2014 20:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Arşiv Odası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hurfikirler.com/devletten-iceru-devlet-var-midir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Muhtelif İlimler Köşesi Şagili: Ebu Laklak Efendi &#160; Devletten içeru devlet var mıdır? &#160; Aziz karilerim, Bugünkü sualimiz netamelidir. Mal&#251;munuz derin devlet, paralel devlet türünden devlet-i alinin şahsiyetine dair şayialar hiç eksik olmaz bizim memlekette.&#160; Soruyorlar tabi olarak, ya Ebu Laklak hakikaten böyle şeyler var mıdır diye. Muhterem karilerim, Hani çocukken kardeşinizle oynarken sürahiyi kırmıştınız [&#8230;]</p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/devletten-iceru-devlet-var-midir/">Devletten içeru devlet var mıdır?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Muhtelif İlimler Köşesi</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Şagili: Ebu Laklak Efendi </strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>&nbsp;</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Devletten içeru devlet var mıdır?</strong></p>
<p class="MsoNormal">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal">Aziz karilerim,</p>
<p class="MsoNormal">Bugünkü sualimiz netamelidir. Mal&ucirc;munuz derin devlet, paralel devlet türünden devlet-i alinin şahsiyetine dair şayialar hiç eksik olmaz bizim memlekette.&nbsp; Soruyorlar tabi olarak, ya Ebu Laklak hakikaten böyle şeyler var mıdır diye.</p>
<p class="MsoNormal">Muhterem karilerim,</p>
<p class="MsoNormal">Hani çocukken kardeşinizle oynarken sürahiyi kırmıştınız da anneniz elinde terlikle size nazikçe sitem etmek üzere odaya gelmişti de, hani siz küçük kardeşinizi göstererek &ldquo;ben yapmadım, o yaptı&rdquo; demiştiniz ya&hellip; İmdi diyeceksiniz ki devletlerin kardeşi yoktur ki. Hah, işte ben de onu diyorum.</p>
<p class="MsoNormal">Nietzsche namlı ayarı bozulmuş bir feylesof varmış bir vakitler. Feleğin ve dahi Salome diye bir dilber-i r&acirc;n&acirc;nın sillesini yemiş bu gariban demiş ki, &ldquo;Bir kadında ne kadar derine inerseniz inin bir dip bulamazsınız, çünkü onlar sığ bile değildirler&rdquo;. (bir ara hatırlatın bu mevzuyu biraz deşeyim)&nbsp; Demem o ki devlette dip arayan vatandaşların hali de buna benziyor. Tepeleri toz duman gören ahali acep bu devletin derinlerinde neler oluyor diye meraklanıyor haliyle. Lakin meraklanmayın. Devlet devlettir, her haliyle O&rsquo;dur yani.&nbsp; Anlamayana öğretir, unutana hatırlatır kendini.</p>
<p class="MsoNormal">Diyeceksiniz ki ya Ebu Laklak, hadi derinlerinde bir şey yok diyelim; şu paralel devlet mevzusu nedir peki. Nasıl anlatayım? İyisi mi bunu geometri ilmine müracaatla izah edeyim. Misal kürre-i arzı düşünün. Paralel ve meridyenler vardır bilirsiniz. İmdi, meridyenler ekvator çizgisini 90 derecelik bir açı ile keser. Bu hale göre sonsuza kadar bu paralel ayrılığın sürmesi lazım. Ama bilirsiniz ki güney kutbunda bir noktadan kuzey kutbunda bir noktaya uzanır bunlar. Keza paralellerin çapı da gittikçe küçülür küçülür, okyanusu aşar ve nihayet kutup ayılarının ik&acirc;met bölgesinde bir noktada nihayet bulurlar. Niye böyle olmaktadır peki? Dünya yuvarlaktır da ondan. Bilmem anlatabiliyor muyum?</p>
<p class="MsoNormal">Görüyorum ki ahali devletin kıyafetine de kafayı takıyor. Denildi ki devletler hükmi şahsiyettir, hacca gidip de hacı devlet efendi olarak dönmeleri kabil değildir. Lakin devletler anadan üryan dolaşan varlıklar da değildir. Bilakis k&acirc;h lacivert, k&acirc;h siyah esvap içinde görünebilirler. Hatta ve hatta bazı hür demokratik devletler havai gömlek ve şortla dolaşabilir. Ama siz bakmayın, onların da değişmez iç giyimi hakidir. Baki olan haki. Uydu&#8230; Birden aklıma geldi muhterem karilerim, ikinci cihan harbi sonrası müttefik kuvvetler komutanı, ilk NATO başkomutanı ve akabinde 1953&rsquo;ten 1961&rsquo;e kadar Amerikanya devletinin kudretli başkanı olan Ike lakaplı Eisenhower nihayet başkanlık vazifesinden ayrılırken &ldquo;Amerikanya ahalisine bir şey söylemek istiyorum. Sizi ben yönetmedim&rdquo; demiş. İlahi Ike, sen bile yönetmediysen, bütün kariyeri FBI&rsquo;a muhbirlikle başlayıp, Amerikan hava kuvvetleri için kısa filmler çekmek ve nihayet güç bela Kaliforniya vilayeti valisi olmaktan ibaret figüran Reagan ne yapsındı, fukara Obama ne yapsın. Üzüldüm bak şimdi. Neyse&hellip;</p>
<p class="MsoNormal">Şimdi diyorsunuz ki ya Ebu Laklak, sorduğumuza pişman ettin bizi. E benim adım Ebu Devlet Efendi değil ki, ben ne yapayım.</p>
<p class="MsoNormal">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal">Baki selam.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal"><a href="mailto:ebulaklak@hotmail.com"><span>ebulaklak@hotmail.com</span></a><span></span></p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/devletten-iceru-devlet-var-midir/">Devletten içeru devlet var mıdır?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Liberal felsefe memleketimizde niçün inkişaf edememektedir?</title>
		<link>https://hurfikirler.com/liberal-felsefe-memleketimizde-nicun-inkisaf-edememektedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ebu Laklak Efendi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Feb 2014 20:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Arşiv Odası]]></category>
		<category><![CDATA[Liberalizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hurfikirler.com/liberal-felsefe-memleketimizde-nicun-inkisaf-edememektedir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Muhtelif İlimler Köşesi Şagili: Ebu Laklak Efendi &#160; Liberal felsefe memleketimizde niçün inkişaf edememektedir? Aziz ve leziz okuyucularım. &#194;detim değildir ama bu suale yekten cevab vereceğim. Evvela şamarı indireyim, sebebini sonra izah edeyim. Niçün olacak, memleketimiz liberallerinin sünepeliğinden. Efendim, bunlar matbuat köşelerinde, ara ara toplandıkları seminerlerde, kongrelerde falan hoşgörü, mülayemet, itidal, teenni teranesiyle ömür heba [&#8230;]</p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/liberal-felsefe-memleketimizde-nicun-inkisaf-edememektedir/">Liberal felsefe memleketimizde niçün inkişaf edememektedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><em><strong>Muhtelif İlimler Köşesi</strong></em></p>
<p class="MsoNormal"><em><strong>Şagili: Ebu Laklak Efendi </strong></em></p>
<p class="MsoNormal">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal"><strong>Liberal felsefe memleketimizde niçün inkişaf edememektedir?</strong></p>
<p class="MsoNormal">Aziz ve leziz okuyucularım. &Acirc;detim değildir ama bu suale yekten cevab vereceğim. Evvela şamarı indireyim, sebebini sonra izah edeyim. Niçün olacak, memleketimiz liberallerinin sünepeliğinden.</p>
<p class="MsoNormal">Efendim, bunlar matbuat köşelerinde, ara ara toplandıkları seminerlerde, kongrelerde falan hoşgörü, mülayemet, itidal, teenni teranesiyle ömür heba eden bir ermişler cemaatidir.&nbsp; Diyecekseniz ki feyizlendikleri memba öyle ise ne yapsınlar. Değil efendim. Bunların ilk şeyhi John Locke namlı bir feylesoftur. Bu zat, sözleşmeyi ihl&acirc;l eden yönetime kahramanca direnme ve isyanı hak görmüş ve teşvik etmiştir. Esasen böyle olması kendi nazariyesi icabıdır.</p>
<p class="MsoNormal">Bu büyük mütefekkir <em>Hükümet Üzerine İkinci İnceleme</em> isimli eserinde, açıkça <em>&ldquo;Yönetimin üstünde bir yargıç yoktur, ahalinin isyan hakkı vardır. Aklı olan yönetim ahaliyi isyan noktasına getirmez&rdquo; </em>demiştir. Ama &acirc;lemin akıllısı bunlar ya, beklerler ki hükümet hukuka uysun, uymazsa da nasılsa h&acirc;kimler var, onlar hükümeti hukuka uydurur, biz şimdi rahatımızı bozmayalım. He he, siz şeyhinizden daha iyi biliyorsunuz. Sanki o bilmiyordu, hükümeti savcılara, h&acirc;kimlere emanet etmeyi. Hani, elimizde reyimiz var, seçimlerde indiririz hükümeti, şimdi maraza çıkarmaya, isyana ne gerek var deseler anlarım. Lakin bunların bir &ldquo;rule of lav&rdquo; sevdası vardır ki bunlara beladır. Bir ara hatırlatın bana bu meseleyi bir ele alayım, aşkın kanununu yeniden yazayım. Ziyadesiyle mühimdir. Neyse&hellip;</p>
<p class="MsoNormal">Efendim bunların bazıları bahane olacaksa Marx&rsquo;tan bile delil getirirler. Neymiş efendim, isyan sırasında elde taşınan bayrak ile zaferden sonra göndere çekilen bayrak aynı olmazmış. Pes! Haksız hükümete isyanı hak gören bir şeyhiniz olsun, siz yan gelip yatmak için onun en şedit muarızı Marx&rsquo;a sırtınızı dayayın.</p>
<p class="MsoNormal">Şimdi diyecekler ki şeyhimiz de olsa John Locke neticede İngiliz. Bu İngilizlere de güven olmaz. Bunlar ahaliyi isyana tahrik ve teşvik edip, bir kenara çekilirler; onların gazına gelip de sakata gelmeyelim. Siz çoktan sakata gelmişsiniz haberiniz yok.</p>
<p class="MsoNormal">Aziz ve leziz okuyucularım, misal, bunların cumhuriyete çamur atmaları meşhurdur. Cumhuriyet tesisinden beri liberalizmin önüne set çekmiş de liberal felsefenin inkişafına mani olmuşmuş. Bu çamur tutmaz efendiler. Hadi Locke İngiliz; çamur attığınız cumhuriyetin en namlı mütefekkirlerinden ve mühim devlet adamlarından biri ve dahi hukuk düzenimizin banisi olan Mahmut Esat Beye ne diyeceksiniz? Şeyhiniz Locke&rsquo;u fersah fersah geride bırakmıştır. Bu iftiranızın cevabını yine Mahmut Esat Beye müracaatla vereceğiz. Efendim Mahmut Esat Bey 1940&rsquo;ta kaleme aldığı evvelce bahsettiğim <em>Atatürk İhtil&acirc;li</em> isimli eserinde der ki,</p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-style: italic">&ldquo;İngiliz bilgini Locke Gouvernement Civil (Sivil Hükümet) adındaki kitabında açıkça ihtilalcidir. İhtilali bilimleştirir ve milletler için son anda başvurulacak en yüce bir hak olarak tanır&hellip; &ldquo;Milletin yasama ve yürütme kuvvetlerine karşı ihtilal hakkı vardır&hellip; eğer bu kuvvetler milletle devlet arasında kurulmuş anlaşma dışına çıkarsa ihtilal hak olur&rdquo; der (sh.122) Locke&rsquo;un muarızları ise şunu söylüyorlar: Halka ihtilal hakkı tanımak tehlikelidir&hellip; Halk kolayca tahrik edilebilir. Locke hasımlarına cevab veriyor: &ldquo;İhtilal çıkartmaya en güç unsur halk kütlesidir&hellip; halka ihtilal hakkını tanımakta korkacak bir şey yoktur.&rdquo;&nbsp; (sh. 123) Yine muarızları diyorlar ki, bir an için millete ihtilal hakkını tanıyalım&hellip; fakat millet bunu kullandığı zaman, haklı kullandığını kim değerlendirecek? Hakem kim olacaktır? Locke bu soruya cevap vermekte hiç zorluk çekmemiştir. Diyor ki, &ldquo;Borçlunun borcunu verip vermediğimi alacaklıdan daha iyi kim bilebilir ki?&#8230; Milletten daha iyi kim değerlendirebilir ki?&rdquo; (sh. 128)</span></p>
<p class="MsoNormal">Aldınız mı ağzınızın payını? Hiç beklemiyordunuz değil mi cumhuriyetimizin temelinde yatan Locke&rsquo;cu felsefeyi. Sıkı durun, bitmedi: <em>&ldquo;Bu büyük adama göre sözleşme ile devlet birtakım ödevlerle borçlandırıldı. Hükümet veya meclis anlaşma hükümlerine uymazsa ihtilal hak olur. Lakin Locke&rsquo;un bir tek eksiği vardır. Locke&rsquo;un hatası milletin ihtilal hakkını kabul etmesi değil, bunu sınırlı hallere sıkıştırmasıdır. Millete, ihtilal hakkınıı kullanmakta mutlak surette serbestiyet tanımalı idi. Bilmem anlatabiliyor muyum?(sh. 129-130)</em></p>
<p class="MsoNormal">Buna ne buyrulur? Liberalizmin dibi budur işte. Yıllarca hukuk devleti teranesiyle cumhuriyete çamur attınız; olmadı, hoşgörü, mülayemet dediniz. Şeyhinizin sözleşmesini hükümete, hükümeti de h&acirc;kime emanet edip yan gelip yattınız. Şeyhinizden utanın, yattığı yerde ters döndürdünüz adamı. Siz liberal felsefenin hakkını verdiniz de cumhuriyet paçanıza mı yapıştı. Aah ah, sizin başınızda Mahmut Esat Bey gibi cevval bir liberal mütefekkir ve dahi aksiyon adamı &nbsp;olaydı siz bu hallerde mi olurdunuz?</p>
<p class="MsoNormal">İmdi diyeceksiniz ki ya Ebu Laklak çok yüklenmedin mi liberallere. Efendim müstehaklar, ben ne yapayım? Lakin hatırınız için gönüllerini alayım biraz. Bunların iyi tarafları da vardır. Ben bunların ayinlerine,&nbsp; kongrelerine neyin katıldım, epeycesini tanıdım. Zaten sayıları da pek fazla değildir. İyi şeyler nadirattandır diyelim de teselli olsun. Bunların hepsi de simalarından tanınır; sakin, mesut, mülayim bir ifadeleri vardır. Birkaç dakika suratlarına bakın,&nbsp; müsekkin tesiri yaratırlar, iyi gelir. &nbsp;</p>
<p class="MsoNormal">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal">Baki selam.&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal"><a href="mailto:ebulaklak@hotmail.com">ebulaklak@hotmail.com</a></p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/liberal-felsefe-memleketimizde-nicun-inkisaf-edememektedir/">Liberal felsefe memleketimizde niçün inkişaf edememektedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sual: Demokrasi tehdidi ortadan kalktı mı?</title>
		<link>https://hurfikirler.com/sual-demokrasi-tehdidi-ortadan-kalkti-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ebu Laklak Efendi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Feb 2014 20:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Arşiv Odası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hurfikirler.com/sual-demokrasi-tehdidi-ortadan-kalkti-mi/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Muhtelif İlimler Köşesi Şagili: Ebu Laklak Efendi &#160; Sual: Demokrasi tehdidi ortadan kalktı mı? Muhterem&#160; karilerim, Dedim ya üfürmek okumuşluğun şanındandır, ayrıca ciğerleri genişletir. Misal Şehr-i Diyarbekir&#8217;de &#8220;üfür, ciğerine rahmet&#8221; derler. Zaten fikrin işkembe-i kübranın çıkış kapısından değil, ciğerden üfürüleni makbuldür. Neyse&#8230; Bugünkü sualimizin cevabına bir girizg&#226;h babından başka bir sualle başlayalım. &#8220;Ruslar sıcak denizlere [&#8230;]</p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/sual-demokrasi-tehdidi-ortadan-kalkti-mi/">Sual: Demokrasi tehdidi ortadan kalktı mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong><em>Muhtelif İlimler Köşesi</em></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><em>Şagili: Ebu Laklak Efendi </em></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>&nbsp;</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Sual: Demokrasi tehdidi ortadan kalktı mı?</strong></p>
<p class="MsoNormal">Muhterem&nbsp; karilerim,</p>
<p class="MsoNormal">Dedim ya üfürmek okumuşluğun şanındandır, ayrıca ciğerleri genişletir. Misal Şehr-i Diyarbekir&rsquo;de &ldquo;üfür, ciğerine rahmet&rdquo; derler. Zaten fikrin işkembe-i kübranın çıkış kapısından değil, ciğerden üfürüleni makbuldür. Neyse&hellip;</p>
<p class="MsoNormal">Bugünkü sualimizin cevabına bir girizg&acirc;h babından başka bir sualle başlayalım.</p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-weight: bold">&ldquo;Ruslar sıcak denizlere inme emellerinden vazgeçtiler mi?&rdquo;</span></p>
<p class="MsoNormal">Henüz Akdeniz havalisine uğramamış Yozgatlı, Tokatlı hemşehrilerimiz haklı olarak bu suali tevcih ediyorlar. Ben geçtiğimiz yaz Antalya vilayetimizin güzide beldelerini dolaştım. Uzun uzun tarassut eyledim. (Bu tarassutun tamamiyle ilmi gayelere matuf olduğu izahtan varestedir. Zira ilm&icirc; metotlar içinde tarassut mühim bir yer işgal eder. Neyse&#8230;) Antalya havalisindeki seyahatlerim esnasında, bilhassa ismiyle müsemma Beldibi beldesinde bizzat müşahede ettim ki Rusların bu emelleri çoktan gerçekleşmiş, tehdit işgale dönmüş. Akdeniz&rsquo;e fevc fevc akın eden Rusların işgali altındaydı bu güzide beldemiz.</p>
<p class="MsoNormal">Lakin yıllar yılı ahalinin korkulu rüyası haline gelen Rus tehdidini ahalinin artık ciddiye almadığını da tespit ettim. Bilakis ahaliyi ziyadesiyle mesut ve mesrur gördüm.</p>
<p class="MsoNormal">Elbette Rusların bu emelinin gerçekleşmesiyle komünizm tehlikesinin Akdeniz&rsquo;in sıcak sularına gömüldüğünü söylemek kabil değildir. Tedbiri elden bırakmamak, neş&rsquo;e içinde çimen ve güneşlenen Rusların her hareketini daimi tarassut altında tutmak gerekir. Zira takiyye yapıp yapmadıklarını bilemeyiz.</p>
<p class="MsoNormal">Muhterem karilerim gelelim asıl suale. Asırlar boyunca &ldquo;ya demokrasi gelirse&rdquo; korkusu ile uykuları kaçan ve buna karşı bilumum çarelere başvuran zevat-ı kiram artık rahat bir nefes almıştır. Nasıl anlatayım? Malumunuz demokrasi havarilerinin ağzından egalite ve hürriyet lafı düşmez. Bu iki kelimenin mazide pek hoş karşılanmadığı da malumdur. Misal eskiden huzur ve sük&ucirc;nu sağlamaya matuf bir kanunun 1. maddesinin,&nbsp; &ldquo;İrtica ve isyana ve memleketin nizamı içtimaisini ve huzur ve sük&ucirc;nunu ve emniyet ve asayişini ihl&acirc;le bais bilumum teşkil&acirc;t ve tahrikat ve teşvikat ve teşebbüsat ve neşriyatı Hükümet, Reisicumhurun tasdiki ile resen ve idareten men&rsquo;e mezundur&rdquo; hükmünün mer&rsquo;i olduğu günler geride kalmıştır. Teşkilat, tahrikat, teşvikat, teşebbüsat ve neşriyatın memnu olduğu bir dönemden ahalinin çarşı pazarda serbestçe yellenebileceği bir döneme geçtik.</p>
<p class="MsoNormal">Keza memnuniyetle müşahede etmekteyiz ki, avamın diline pelesenk olmuş demokrasi havariliği dünyanın her yerinde havasa geçmiştir. Demokrasi tehdidinin ortadan kalkması da bu sayede olmuştur nitekim. Zaten bu fikrin avamın uhdesinde bulunması münasip değildi. Zira bu mükemmel rejimin avamın elinde istenmeyen neticelere sebebiyet vermesi kuvvetle muhtemeldir. Şimdi diyeceksiniz ki ya Ebu Laklak, bu nasıl oldu.</p>
<p class="MsoNormal">Muhterem karilerim, ne zaman ki reylerde müsavat tesis edildi ve ahali reylerde müsavat ile hakiki müsavatın tesis edildiğine, ayriyeten kendilerini vatana ve millete vakfetmiş devletlülerin hizmet aşkındaki samimiyete kani oldu, işte o zaman oldu. Gerçi bir kısım zevat halen &ldquo;Püsküllüzade Yakub Efendinin rey&rsquo;i ile kasap Hamit&rsquo;in rey&rsquo;i bir olur mu&rdquo; kabilinden lüzumsuz endişelerle feveran ediyorlar ama bunlar çocukluk döneminden kalma endişelerdir. Gramsci namlı mütefekkir de, uzun yıllar önce kaleme aldığı hapishane hatıratında bu mevzuya bir bab ayırmıştır. Bazılarının hali, hayatında çarşı pazar nedir bilmeyen rahmetli ninemin eline nerden geçtiyse elli sene evvel tedavülden kalkmış bozuk parayı bana bayram harçlığı olarak vermesine benziyor. Buna zamane gençleri anakronizm diyorlarmış.</p>
<p class="MsoNormal">Muhterem karilerim, eğer kafanıza takılan sualler olursa sorun çekinmeyin. Ebu Laklak sizler için burada.</p>
<p class="MsoNormal">Baki selam</p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/sual-demokrasi-tehdidi-ortadan-kalkti-mi/">Sual: Demokrasi tehdidi ortadan kalktı mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sual: Devlet niçin laik olmak zorundadır?</title>
		<link>https://hurfikirler.com/sual-devlet-nicin-laik-olmak-zorundadir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ebu Laklak Efendi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jan 2014 20:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Arşiv Odası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hurfikirler.com/sual-devlet-nicin-laik-olmak-zorundadir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Muhtelif İlimler Köşesi Şagili: Ebu Laklak Efendi &#160; Sual: Devlet niçin laik olmak zorundadır? Muhterem karilerim. Bugünkü dersimiz memleketin kanayan yarasına merhem olmak içindir ve ziyadesiyle mühimdir. Geçen asır boyunca memleketin başına dert olan mürteci cereyanlar halen zayıf da olsa mevcudiyetini sürdürmekte. Ancak biz bunu halledeceğiz. Malumunuz Mahmut Esat Bozkurt 1924 tarihli Teşkilat-ı Esasiye Kanunu&#8217;nun [&#8230;]</p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/sual-devlet-nicin-laik-olmak-zorundadir/">Sual: Devlet niçin laik olmak zorundadır?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong><em>Muhtelif İlimler Köşesi</em></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><em>Şagili: Ebu Laklak Efendi</em></strong></p>
<p class="MsoNormal">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal"><strong>Sual: Devlet niçin laik olmak zorundadır?</strong></p>
<p>Muhterem karilerim. Bugünkü dersimiz memleketin kanayan yarasına merhem olmak içindir ve ziyadesiyle mühimdir. Geçen asır boyunca memleketin başına dert olan mürteci cereyanlar halen zayıf da olsa mevcudiyetini sürdürmekte. Ancak biz bunu halledeceğiz. Malumunuz Mahmut Esat Bozkurt 1924 tarihli Teşkilat-ı Esasiye Kanunu&#8217;nun hazırlayıcılarından, evvela İktisat Vekili, 3. hükümette Adliye Vekili, 1925&#8217;te açılan Ankara Hukuk Mektebi&rsquo;nin banisi, Ankara Hukuk Mektebi ile Siyasal Bilgiler Mektebi&rsquo;nin anayasa ve devletler umumi profesörüdür.</p>
<p>İşte biz bu sualin cevabını Mahmut Esat Bozkurt&rsquo;un bir eserinde bulduk. Mahmut Esat Bey, bir eserinde (<em>Atatürk İhtil&acirc;li</em>, Kaynak Yayınları 1995)&nbsp; bu suali şöyle cevaplandırır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>&ldquo;Biliriz ki, dinler o dine girenlere bazı ödevler yükler. Örneğin İslam dininin şartı beştir. 1)Kelime-i şehadet getirmek 2)Namaz kılmak 3)Hacca gitmek 4)Oruç tutmak 5)Zek&acirc;t vermek.</em></p>
<p class="MsoNormal"><em>Devlet ise tüzel kişiliktir (hükmü şahsiyet). Bu ödevleri yerine getiremez. </em></p>
<p class="MsoNormal"><em>Nasıl anlatayım</em>?</p>
<p class="MsoNormal"><em>&ldquo;Bir devlet düşünülebilir mi ki hacca gitsin de hacı devlet efendi olarak dönsün? Yine bir devlet tasavvuru mümkün müdür ki abdest alarak beş vakit namaz kılsın? Ramazanlarda oruç tutsun? (s.257)</em></p>
<p class="MsoNormal">Ve devlete din izafe etmenin ne kadar gülünç olduğunu böylece sebepleri ile gösterdik diye bitirir. (s.257-258)</p>
<p class="MsoNormal">Muhterem karilerim. İşte maalesef bu ayan beyan hakikat ahali tarafından hakkıyla anlaşılamamış ve memleketimiz yıllar yılı laikliğe muhalif yersiz mesnedsiz cereyanlarla mücadele etmek zorunda kalmıştır. Bu cereyanların şiddeti azalmış olmakla birlikte bugün dahi bazı bedbaht kimseler h&acirc;l&acirc; laiklik ile niza halindedir. Ancak yukarda zikrettiğimiz barika-i hakikat onların da gözünü alacak ve bu cereyanlar hiç değilse hız kesecektir, şüpheniz olmasın.</p>
<p class="MsoNormal">Şimdi diyeceksiniz ki ya Ebu Laklak, biz burada senin fikrini görmedik, senin bu suale cevabın nedir. Evvela ismimin Hacı Ebu Laklak Efendi olmadığına dikkatinizi celbederim. Saniyen, bu cevaptan sonra susmak bir acziyet beyanıdır; acziyetini beyan da bir fazilettir.</p>
<p class="MsoNormal">Misal yine aynı eserde bazı mül&acirc;hazalar daha vardır ki o da ziyadesiyle takdire şayandır. Bunu da aktardıktan sonra irticai cereyanların beli bir daha doğrulmayacaktır, hiç şüpheniz olmasın. Mahmut Esat Bey şöyle sorar ve dahi cevablandırır:</p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-style: italic">&ldquo;Eskilik ve yenilik nedir? Eskiliği ve yeniliği ayırt eden ölçü nedir?</span></p>
<p class="MsoNormal"><em>Bunu biraz da estetiğin yardımıyla halledeceğiz. </em></p>
<p class="MsoNormal"><em>Yenilik eskiliğe nispetle güzeldir. Ve eskilik yeniliğe nispetle çirkindir. Yenilik iyilik, eskilik ise kötülüktür.</em></p>
<p class="MsoNormal"><em>Güzel çirkin, iyi ve kötü nedir?</em></p>
<p class="MsoNormal"><em>Nasıl anlatayım?</em></p>
<p class="MsoNormal"><em>Muma nispetle gaz lambası, gaz lambasına nispetle havagazı, havagazına nispetle elektrik .. birer güzellik ve iyiliktir&rdquo;. </em></p>
<p class="MsoNormal">Malumunuz, epistemoloji ve estetik felsefenin iki kıymetli disiplinidir Muhterem karilerim. İşte her ikisinin de dibi budur. H&acirc;l&acirc; bitpazarında eşelenen bir kısım mürteciler bu ayan beyan hakikatin karşısında diz çökeceklerdir, emin olun. İlmin hali başka. Daha n<em>asıl anlatayım?</em> Bize düşen keşfettiğimiz hakikatlerin ivedilikle intikalidir. Siz münevver karilerim ise zaten bu hakikatleri seziyordunuz.</p>
<p class="MsoNormal">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal">Baki selam.</p>
<p class="MsoNormal"><span><a href="mailto:ebulaklak@hotmail.com">ebulaklak@hotmail.com</a> </span></p>
<p class="MsoNormal">&nbsp;</p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/sual-devlet-nicin-laik-olmak-zorundadir/">Sual: Devlet niçin laik olmak zorundadır?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sual: Abi niye öyle oluyor?</title>
		<link>https://hurfikirler.com/sual-abi-niye-oyle-oluyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ebu Laklak Efendi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Jan 2014 20:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Arşiv Odası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hurfikirler.com/sual-abi-niye-oyle-oluyor/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Muhtelif&#160; İlimler Köşesi Şagili: Ebu Laklak&#160; Efendi &#160; Sual: Abi niye öyle oluyor? Muhterem karilerim. Şagili olduğum (fuzuli değil ama)&#160; işbu köşeden sizlere zaman zaman seslenip, ilmimden müstefid olmanız için gayret sarfedeceğim. Her bir dersimiz bir suale cevaptır. Bugünkü dersimiz de baştaki sualin cevabıdır. Evvela belirteyim ki sualleri iki ucu pis değneklisinden seçerim. Ayrıca bir [&#8230;]</p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/sual-abi-niye-oyle-oluyor/">Sual: Abi niye öyle oluyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span style="text-decoration: underline"><strong>Muhtelif&nbsp; İlimler Köşesi</strong></span></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Şagili: Ebu Laklak&nbsp; Efendi </strong></p>
<p class="MsoNormal">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-weight: bold">Sual: Abi niye öyle oluyor?</span></p>
<p class="MsoNormal">Muhterem karilerim. Şagili olduğum (fuzuli değil ama)&nbsp; işbu köşeden sizlere zaman zaman seslenip, ilmimden müstefid olmanız için gayret sarfedeceğim. Her bir dersimiz bir suale cevaptır. Bugünkü dersimiz de baştaki sualin cevabıdır. Evvela belirteyim ki sualleri iki ucu pis değneklisinden seçerim. Ayrıca bir hususu&nbsp; tasrih etmekte de faide var. Malumunuz metafor bir nevi üfürmedir. Okuduktan sonra üflemek de adettendir; ayrıca serinletir. İmdi gelelim suale.&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal">Vaktiyle bir gece yarısı şehr-i Diyarbekir&rsquo;de evime giderken bir serhoş &ldquo;Abe dur&rdquo; diyerek yolumu kesti. Durdum; şöyle bir baktı bana ve yekten dedi ki &ldquo;Abe niye eyle oli?&rdquo; (tercümesi başlıkta).&nbsp; Bu derin sual karşısında bir an şaşırdım lakin kendimi topladım. &ldquo;Sen niye güzel canını sıkıyorsun muhterem kardeşim. Herşeyi sen mi halledeceksin. Boşver, bırak o da öyle olsun. Üzme kendini&rdquo; dedim. Serhoş kardeşimiz şöyle bir geriye doğru verdi bedenini, baktı baktı ve &ldquo;Abe çok sağol, içimi rahatlattın&rdquo; dedi ve yürüdü gitti. Öyle olan şey neydi bilmiyorum ama o rahatlayıp gitti. O gitti ama benim aklım takıldı suale. Gece vakti ortaya atıp gittiği sual hem zihni hem mabadı zorlayan cinsten.</p>
<p class="MsoNormal">Muhterem karilerim, gördüm ki bu sual zevahir ve bünye meselesine taalluk etmekte. Zevahir mevzusu için Baudrillard, bünye mevzusu için Foucault, bünyeyi bozmak&nbsp; için&nbsp; Derrida namlı mütefekkirlere&nbsp; müracaat faidelidir derler lakin size de bana da zul gelir şimdi bu. Ama bilesiniz ki&nbsp; bu mevzunun altı çamurdur; destursuz atlamamak lazımdır.</p>
<p class="MsoNormal">Evvela, zevahir hususunda güzel bir misal nakledilir. Elin oğlunun gözünde bombe vardır ama kalkıp &ldquo;biraz göbek mi yapmışsınız ne&rdquo; diye size çamur atar ya, zevahir mevzusu öyle birşey işte. Manası gören ve görülen arasında tezahür eder. Gözüne perde inmişlere ise çare yoktur.</p>
<p class="MsoNormal">Saniyen, bünyeye gelecek olursak,&nbsp; malumunuz, bünye de her nahoş durumu izah etmek için müracaat ettiğimiz günah keçisidir. Misal, yine &ldquo;göbek salmışsın&rdquo; dendiğinde, &ldquo;bünyem böyle, su içsem yarıyor&rdquo; deriz.&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal">Bünyeyi ve ehemmiyetini size nasıl anlatayım. Düşünün ki, nice başlar kıçtaki peklik karşısında naçar kalmıştır; ızdırab ile ıkınan bilir. İşte en kıymetli fikirlerin de bu bünyevi sıkıntılar&nbsp; anında neşet ettiği rivayet edilir.</p>
<p class="MsoNormal">Nitekim fikir ile maddenin aynı tezgahta dokunduğunu söylemiş idi Marx namlı büyük mütefekkir. Biz de bu ikisinin aynı kenefte&nbsp; husule geldiğini keşfettik. Bünyeyi böyle anlamak lazımdır. (Bilumum idealist, materyalist, yapısalcı, post-yapısalcı feylesofların gemikleri sızlasın)</p>
<p class="MsoNormal">Muhterem karilerim. Sufinin şu vecizesi mevzuyu pek güzel hülasa eder: Herşeyi ben yaptım diyorsanız bu doğrudur; hiçbir şey benim elimde değildi diyorsanız, bu da doğrudur. Diyeceksiniz ki sufi bununla ne demek istedi. Sufi çok şey diyor muhterem karilerim. Maksadım tefekküre sevketmektir, aklım ve mabadım yettikçe. Lakin ya Ebu Laklak, biz ne seni ne de Sufiyi anladık der iseniz bilahare bu mevzuyu daha tafsilatlı mütalaa ederiz.</p>
<p class="MsoNormal">Bilvesile kabız kardeşlerime sabır, kenef kapısında onları bekleyen ishalli kardeşlerime metanet temenni ederim. Suali tevcih eden muhterem kardeşime de buradan şükranlarımı arz ederim.</p>
<p class="MsoNormal">Arzu ederseniz sizler de aklınıza takılan sualleri tevcih edebilirsiniz.</p>
<p class="MsoNormal">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal">Baki selam</p>
<p class="MsoNormal">&nbsp;</p>
<p class="MsoPlainText"><a href="mailto:ebulaklak@hotmail.com">ebulaklak@hotmail.com</a></p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/sual-abi-niye-oyle-oluyor/">Sual: Abi niye öyle oluyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title></title>
		<link>https://hurfikirler.com/5388-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ebu Laklak Efendi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Jun 2013 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hurfikirler.com/5388-2/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gezi parkı olayları en çok liberalleri bölmüş görünüyor. Eylem yapılabilirliği, polis şiddeti gibi konularda pek ihtilaf olmasa da, artık ne yapılmalı sorusu konusunda taban tabana zıt iki kutup oluştu. Meselenin bizzat kendisinin liberalizm ile doğrudan ilişkisi yok, belki bir nebze siyasi kültürle alakalı. Son 10 yıl içinde liberaller AK Parti hükümetlerinin maruz kaldığı  &#8220;demokrasi dışı&#8221; [&#8230;]</p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/5388-2/"></a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span>Gezi parkı olayları en çok liberalleri bölmüş görünüyor. Eylem yapılabilirliği, polis şiddeti gibi konularda pek ihtilaf olmasa da, artık ne yapılmalı sorusu konusunda taban tabana zıt iki kutup oluştu. Meselenin bizzat kendisinin liberalizm ile doğrudan ilişkisi yok, belki bir nebze siyasi kültürle alakalı.</span></p>
<p><span>Son 10 yıl içinde liberaller AK Parti hükümetlerinin maruz kaldığı  &#8220;demokrasi dışı&#8221; müdahale/dayatmalar nedeniyle asıl itirazlarını hep saklı tutup hükümete &#8220;amasız lakinsiz&#8221; destek vermek zorunda kaldı. Bu demokrasi  dışı müdahalelerin nispeten azalmasıyla da yavaş yavaş itirazlarını dillendirmeye başladılar ki, tam bu noktada AK Parti-liberaller ittifakı/ilişkisi üzerine çeşitli tartışmalar hasıl olmuş, iki kesim arasında &#8220;kim kimi kullandı&#8221; tartışması yaşandı.</span></p>
<p><span>Aslında gezi parkı olayları liberallerin belki ilk defa, yerel sıkıntılardan münezzeh bir şekilde, tam da Batı&#8217;da olduğu gibi liberal değerler üzerinden yürütebilecekleri ve en hazırlıklı oldukları konuda piyasada ses getirebilecekleri bir fırsattı. Ama olmadı.</span></p>
<p><span>Zira eylemin hem kendi içinde bölünmesi (şiddete başvurmayanlar-sokakları kasıp kavuranlar) hem de eylemden istifade hükümete karşı bir operasyon başlatıldığı izlenimi uyandırmasıyla liberaller, operasyon karşı çıkanlar, eylemin meşru yönüne ve hükümetin tepkisine dikkat çekenler ve her ikisini birden yapanlar olarak 3&#8217;e bölündü.</span></p>
<p>inayyildiz@gmail.com</p>
<p><span>Yani kimileri için bu &#8220;bize özgü&#8221; yerel sıkıntılar, bazı eleştirilerin yeniden saklı tutularak hükümete destek verilmesini sağlarken bazı liberaller için, &#8216;yok, artık değil&#8217; şeklinde karşılandı.</span></p>
<p><span>Oysa böyle olmayabilirdi.</span></p>
<p><span>Zira katılımcı demokrasi, liberalizm-demokrasi gerilimi, gösteri ve yürüyüş hakkının doğal ve pozitif hukuktaki yeri, Türkiye&#8217;de siyasetin kurumsallaşma düzeyi gibi konular liberallerin köşelerine pek sirayet edemedi. Bunun yerine asıl tartışma, uzlaşma, sağduyu, iktidarın otoriterleşmesi, eylemcilerin profili ve eylemlerin nasıl son bulacağı gibi, ilkesel olmayan, taban taban zıt görüşlerin hepsinin aynı anda haklı ve geçerli olabileceği, çoğu siyaseten doğrucu, ya da şiddet tehdidine karşı sarınılması gereken &#8220;çıkış yolu&#8221; konularından oluştu.</span></p>
<p><span>Açıkçası naçizane gözlemim şu ki, liberaller bu sefer &#8220;AK Parti&#8217;li ya da muhalif görünmek veya görünmemek&#8221; güdüsüyle analizlere giriştiler ve son yıllardaki en kötü performansı gösterdiler. Sokağa ve konuşmaya övgünün tavan yaptığı ortamda bazen muhalif olabilmenin susmaktan geçtiğini ıskaladılar. O hani, bu toprakların kadim mağduru olan ve öyle de kalan sessiz, vakur, sabırlı, işinde gücünde, mazbut kitlelerin sesi olmayı bu sefer başaramadılar. Konuyu kendi mecralarında, uzmanlık alanlarında ele almakta başarısız kaldılar.</span></p>
<p><span>Liberallerin &#8220;piyasa&#8221;daki başarılarını, piyasada gösteremedikleri kanaatindeyim.</span></p>
<p><span>Ne yapalım, sağlık olsun. Hani futbolcular sıklıkla derler ya, &#8220;önümüzdeki maçlara bakacağız artık&#8221;</span></p>
<p><a href="https://hurfikirler.com/5388-2/"></a> yazısı ilk önce <a href="https://hurfikirler.com">Hür Fikirler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
